Gazeteci Ferhat Murat’ın hâkim-savcı koridoruna girmesi tartışma yaratmıştı: İmamoğlu'nun avukatından mahkemeye dilekçe

CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve onun tutuklu avukatı Mustafa Pehlivan’ın avukatı Tora Pekin, dün İBB davasının duruşmasında gazeteci Ferhat Murat ve sanıklar arasında yaşanan gerginlik sonrası mahkemeye dilekçe verdi. Murat'ın hâkim-savcı koridoruna girmesinin hatırlatıldığı dilekçede, "Ferhat Murat adlı kişinin bulunduğu yer sanık müdafilerine de yasak olan bir alana açılmaktadır. Duruşmayı mahkeme tarafından kendilerine tahsis edilen alanda takip eden gazetecilerin heyetinizin emri ile kolluk güçleri tarafından salon dışına çıkarılmak istendiği bir esnada Ferhat Murat adlı bir kişiye imtiyaz niteliğinde yer tahsisi ironiktir. Ayrıca bu kişi -bilindiği kadarıyla- duruşma salonunda bulunmadığı halde duruşma ile ilgili olarak sosyal medyada paylaşım yaparak sanık müdafilerinden Avukat Tuba Torun'u hedef göstermiştir" ifadelerine yer verildi.

İBB davası Silivri Cezaevi kampüsünün yanında bulunan duruşma salonlarında görülmeye devam ederken duruşmanın 31. celsesinde yaşanan hâkimin avukatlara söz vermeme kararı ve Ferhat Murat krizi nedeniyle duruşma başlamadan bugüne ertelenmişti.

CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve onun tutuklu avukatı Mustafa Pehlivan’ın avukatı Tora Pekin mahkemeye dün yaşanan krizle ilgili dilekçe sundu.

Pekin dilekçesinde “Bir kez daha vurgulamak isteriz ki hukuka, norma açıkça aykırı, yargılama diyalektiğini tümden ortadan kaldıran bu uygulamalarınızın sanıklar ve biz müdafiler tarafından kabulü asla mümkün değildir. Heyetinizi bir kez daha yargılamanın usuli rasyonalitesi ve kurallarına uymaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Dilekçedeki ifadelerin tamamı şu şekilde:

"Davanın başladığı 9 Mart 2026 tarihinden bugüne heyetinizce yürütülen faaliyetin neden bir yargılama faaliyeti olarak nitelendirilemeyeceğini gerekçeleriyle birlikte birden çok kez sözlü ve yazılı olarak mahkemenize iletmiştik.Yaşanan hak ihlallerinin derinliği dolayısıyla görünürde dahi norma uygunluğu sağlanamayan bu faaliyet, ortaya çıkardığı yeni usulsüzlüklerle hukukun ağır ve açık ihlaline sebebiyet vermektedir. Son olarak, 4 Mayıs 2026 tarihli oturumda avukatların talepte bulunmasının mahkeme başkanı tarafından keyfi olarak engellenmesi, mikrofonların kapatılmasıyla duruşma diyalektiğinin hukuka aykırı bir biçimde ortadan kaldırılması; ardından hiçbir gerekçe gösterilmeden heyetinizin salonu terk etmesi ve duruşmaya son verildiğinin mübaşir vasıtasıyla sanık ve müdafilerine bildirilmesi bahse konu keyfi uygulamalara bir yenisini eklemiştir.

Ancak 4 Mayıs 2026 tarihinde yaşanan ve asla kabul edilemeyecek ihlaller bu kadarıyla da kalmamıştır. Heyetinizin duruşma salonunu terk etmesi esnasında, sadece yargıçların ve kalem çalışanlarının kullandığı kapıda adının Ferhat Murat olduğu öğrenilen ve gazeteci olduğunu iddia eden bir kişi belirmiştir. Bu kişi sadece yargıçların kullanabildiği salon girişinde durmakla yetinmemiş yaptığı hareketlerle sanıkları tahrik etmeye çalışmıştır. Bu durum sanık müdafileri tarafından tutulan ve dilekçeye eklediğimiz tutanakla da sabittir. Ayrıca salona bu dava esnasında eklenen kameralarla alınan görüntü kayıtları da bu beyanlarımızı teyit edecektir.

Eylem Tok'un mektubuna baba Aci’den tepki: Bu helalleşme değil
Eylem Tok'un mektubuna baba Aci’den tepki: Bu helalleşme değil
İçeriği Görüntüle

Ferhat Murat adlı kişinin bulunduğu yer sanık müdafilerine de yasak olan bir alana açılmaktadır. Duruşmayı mahkeme tarafından kendilerine tahsis edilen alanda takip eden gazetecilerin heyetinizin emri ile kolluk güçleri tarafından salon dışına çıkarılmak istendiği bir esnada Ferhat Murat adlı bir kişiye imtiyaz niteliğinde yer tahsisi ironiktir. Ayrıca bu kişi -bilindiği kadarıyla- duruşma salonunda bulunmadığı halde duruşma ile ilgili olarak sosyal medyada paylaşım yaparak sanık müdafilerinden Avukat Tuba Torun'u hedef göstermiştir.

Sonuç olarak; 4 Mayıs 2026 günkü duruşma bir yandan yetkisiz kişilere tanınan ve kötüye kullanılan imtiyazlarla, diğer yandan usule aykırı keyfi uygulamalarla yürütülmeye çalışılmış, sanık ve müdafilerin hukuka aykırı bu duruma karşı çıkmaları üzerine duruşma sonlandırılmıştır.

Kaynak: Haber Merkezi