İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden yargılama sürecinde, duruşma saatlerinin uzaması ve çalışma koşulları savunma tarafının sert eleştirilerine neden oldu. Davada sanık müdafii Av. Ahmet Kemal Kumkumoğlu, duruşmaların gece yarısına kadar sürmesine ve takvimin öngörülemez bir nitelik taşımasına karşı mahkemeye resmi bir dilekçe sundu.

Uzun oturumlar ve fiziksel zorluklar

Mahkemeye sunulan dilekçede, duruşmaların geçici olmayıp yaklaşık altı hafta boyunca bu tempoyla sürdürülmesinin planlandığı ifade edildi. Oturumların sabah saatlerinde başlayıp aralar dâhil 13 saati aştığı, gece yarısına kadar devam ettiği belirtildi. Silivri’deki ceza infaz kurumları kampüsünde yer alan salonun İstanbul merkezine uzaklığına dikkat çekilerek; tutuklu sanıkların, avukatların ve basın mensuplarının temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığı savunuldu. Katılımcıların gece yarısından sonra evlerine ulaşıp ertesi sabah yeniden duruşmada hazır bulunmak zorunda kalmasının adil yargılama ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı.

Polis memuru, başından tabancayla vurulmuş halde evinde ölü bulundu
Polis memuru, başından tabancayla vurulmuş halde evinde ölü bulundu
İçeriği Görüntüle

Adil yargılanma ve savunma hakkı vurgusu

Kumkumoğlu, duruşmanın "gittiği yere kadar sürmesinin" geçerli bir usul kuralı olmadığını belirterek öngörülebilirliğin adil yargılanmanın temel unsuru olduğunu kaydetti. CMK’nın ilgili maddelerine atıfta bulunulan dilekçede, gün boyu süren yorucu koşulların ardından gece yarısına doğru alınan beyanların "yorma yasağı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, mahkeme başkanının duruşma saatlerine ilişkin darbe teşebbüsü sonrası dönemle ilgili kıyaslamalarına itiraz edilerek, olağanüstü hâl dönemi uygulamalarının olağan yargılamalara dayanak olamayacağı savunuldu.

Takvim sıkışıklığının faturası savunmaya çıkarılamaz

Avukat Kumkumoğlu, duruşma saatlerinin uzamasının temel nedenlerinden birinin mahkemenin kendi takvim tercihleri olduğunu öne sürdü. Aradaki tatil ve ara verme süreçlerinden kaynaklanan sıkışıklığın faturasının savunma hakkından ve insani asgari koşullardan kesilemeyeceği dile getirildi. Sonuç bölümünde ise oturumların makul saatlerle sınırlandırılması, duruşma gün ve saatlerinin en az bir hafta önceden UYAP üzerinden ilan edilmesi ve sanık ile avukatların çalışma koşullarının iyileştirilmesi talep edildi.

Kaynak: Haber Merkezi