İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Yerleşkesi'nde bulunan 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen, 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB davasına 53'üncü gününde devam edildi. Duruşmada savunmasını tamamlayan tutuklu İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten’in çapraz sorgusu sırasında söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, eski çalışma arkadaşına yönelik suçlamaları reddederek kamusal alan vurgusu yaptı.

Duruşmada ilk olarak söz alan Ekrem İmamoğlu, sanık kürsüsündeki Ramazan Gülten ile İBB’de göreve başlamadan önce herhangi bir kişisel tanışıklığı bulunmadığını ifade etti. Gülten ile tek doğrudan temaslarının Üsküdar Salacak Sahili'ndeki kaçak yapıların yıkımı esnasında yaşandığını belirten İmamoğlu, bürokratının o dönem saldırıya uğraması üzerine kendisine geçmiş olsun telefonu açtığını hatırlattı.

'Macron'un yürüyüşü için park kapatılacak' iddiasına açıklama geldi
'Macron'un yürüyüşü için park kapatılacak' iddiasına açıklama geldi
İçeriği Görüntüle

"Kaçak yapının kaldırılmaması için yüzlerce polis nöbet tuttu"

Salacak Sahili'ndeki kamusal alanların işgalden kurtarılması sürecinde belediye ekiplerinin büyük bir baskıyla karşılaştığını savunan İmamoğlu, sahildeki bir büfenin kaldırılmasını engellemek amacıyla yüzlerce polisin görevlendirildiğini iddia etti. İmamoğlu, “Türkiye tarihinde görülmemiş bir durumdur. Bir kaçak yapının kaldırılmaması için günlerce yüzlerce polis nöbet tuttu. Zabıtalarımız saldırıya uğradı, Ramazan Bey ağır şekilde yaralandı” diyerek geçmişte yaşanan olaylara dikkat çekti.

İstanbul'un kıyı ve meydanlarında yürüttükleri çalışmalarla Kadıköy'den Beşiktaş'a, Kartal'dan Beykoz'a kadar onlarca noktada işgalleri sonlandırdıklarını ve kamusal alanları halka açtıklarını ifade etti.

"Kişiye özel imar artışı yapılmadı"

Görev yaptığı 7 yıllık süre boyunca hiçbir şahıs ya da kuruma imtiyaz tanınmadığını kaydeden İmamoğlu, duruşma salonunda Ramazan Gülten'e hitaben, "Yedi yıl boyunca tek bir kişi için, tek bir parsele yönelik imar artışı yapılması amacıyla önünüze dosya getirildi mi? Bir kişiye özel işlem yapılması istendi mi?" sorusunu yöneltti.

Gülten'in "Hayır" cevabını vermesi üzerine İmamoğlu, İstanbul tarihinde kamusal alanlara bu kadar saygı gösterilen başka bir dönem olmadığını savundu. Geçmiş dönemlerde binlerce parsel bazlı plan değişikliği yapıldığını öne süren İmamoğlu, kendi yönetimlerinde buna benzer tek bir dosyanın bile onaylanmadığını belirtti.

"Namuslu insanlar daha cesur olmak zorundadır"

Ramazan Gülten’e yönelik imar ve ruhsat süreçlerinde dosyaları kasıtlı olarak beklettiği yönündeki suçlamalara da değinen İmamoğlu, hiçbir bürokrata belirli bir dosyanın engellenmesi ya da birileri lehine işlem yapılması yönünde talimat vermediğini vurguladı. Gülten’e bu yönlü bir telkinde bulunup bulunmadığını soran ve tekrar "Hayır" yanıtını alan İmamoğlu, savunmasını şu sözlerle tamamladı:

"Bu ülkede namuslu insanlar, namussuzlar kadar değil; onlardan bin kat daha cesur olmak zorundadır. İyi ki birlikte çalışmışız, iyi ki bu millete fayda sağlayan işlere imza atmışız. Ancak yaklaşık iki yıldır planlanarak yürütülen bu süreç nedeniyle büyük üzüntü duyuyorum. İyi ki varsın Ramazan Bey."

Kaynak: Haber Merkezi