Çözüm süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu. 12 maddeden oluşan teklifin yürürlüğe girmesi için PKK/KCK'nin silahlarını tamamen bıraktığının tespit edilmesi ve bu durumun teyit edilmesi şartı aranıyor. Teklifte, bu şartın gerçekleşmesi halinde "örgütü kurma veya yönetme, üyelik, bilerek ve isteyerek yardım, propaganda, örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlar ve terörün finansmanına ilişkin suçlar" nedeniyle yürütülen soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin ertelenmesi öngörülüyor.
Prof. Dr. Şirin'den 360 oy uyarısı
Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Tolga Şirin, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede teklifin sonuçları itibarıyla maddi anlamda bir "af teklifi" olduğunu belirtti. Şirin, "Bu Kanun teklifi, 360 milletvekilinin oyuyla kabul edilmez ise Anayasa'ya aykırıdır" ifadelerini kullandı. Şirin ayrıca teklifte "hukuki belirlilik", "yasama yetkisinin devredilemezliği", "yargı organlarına telkin ve tavsiye verme yasağı", "mülkiyet hakkı", "masumiyet karinesi" ve "eşitlik" ilkeleri yönünden de ciddi sorunlar bulunduğunu savundu.
Özgenç'ten Erdoğan'a mektup!
Türk Ceza Kanunu'nu hazırlayan isimlerden biri olan Prof. Dr. İzzet Özgenç de sosyal medya hesabından "Sayın Cumhurbaşkanına mektup" başlığıyla kapsamlı bir hukuki değerlendirme paylaştı. Özgenç, teklifin hükümlülerle ilgili düzenlemelerinin "koşullu özel af" niteliği taşıdığını belirtti. Özgenç, şu ifadeleri kullandı:
"Teklifin hükümlülerle ilgili düzenlemeleri (m. 6), bir koşullu özel af mahiyeti taşımaktadır," diyen Özgenç, özel affın genel affa dönüşebilme ihtimâlinden şu değerlendirmeyle bahsetti:
"Bu düzenlemelere göre, mahkumiyet hükümleri hukuki varlığını devam ettireceği için, kapsama giren hükümlüler mahkum oldukları cezaya bağlı olarak denetim süresi zarfından örneğin seçilme veya atama yoluyla herhangi bir kamu görevi üstlenemeyeceklerdir.
Ancak, Teklifle oluşturulması düşünülen Kurulun talebi üzerine 'infaz hakimi' (?), PKK mensubu hükümlülerin denetim süresi dolmadan seçilme veya atama yoluyla kamu görevi üstlenebilmelerine karar verebilecektir. Bu suretle özel af uygulaması, kapsama giren bazı hükümlüler bakımından denetim süresi henüz dolmadan genel affa dönüşebilecektir."
"Kaos ortamına sürüklenebiliriz"
Özgenç, teklifin mevcut haliyle yasalaşması durumunda uygulamada ciddi sorunlar yaşanacağını belirtti. Teklifte hukuki kavramların özensiz kullanıldığını savunan Özgenç, düzenlemenin yasama sürecinde düzeltilebilecek nitelikte olmadığını ifade etti. Özgenç, akademisyenlerin de katkısıyla yeni bir hukuki çalışma yapılmasını önererek değerlendirmesini şu ifadelerle tamamladı:
"Teklif bu haliyle kanunlaştığı takdirde, uygulamada içinden çıkılamaz bir kaos ortamına sürüklenmiş olacağız!"




