Erenköy Cemaati'ne bağlı Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı'nın X hesabı üzerinden yayımlanan kapsamlı açıklamada, son günlerde tartışma yaratan fon krizinin münferit bir kaza olarak görülemeyeceği vurgulandı. Metinde, bu krizin temelinde denetimsizlik, göz yumma ve kayırmacılık olduğu belirtilerek, suçlular ile sorumlular adalet önünde hesap vermeden kimsenin güven ortamından söz edemeyeceği ifade edildi.

Değerlerin erimesi ve medya eleştirisi

Açıklamada, emanet edilen dil, din, mahremiyet, aile ve istikbal unsurlarının göz göre göre eridiği belirtilerek, "Susanlar bu vebalin ortağıdır. Bu metin bir rica değil, bir ikazdır" denildi. Toplumların bir günde yıkılmadığına dikkat çekilerek şu ifadeler aktarıldı:

"Önce utanma ölür, sonra kötülüğün adı değişir, en sonunda kötülük alkışlanır. Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz."

Okullarda yaşanan şiddet olaylarının temel sebebinin talim olup terbiye olmamasından kaynaklandığı savunulan metinde, sınav kazanma hırsının insan olmanın önüne geçirildiği kaydedildi. Boş bırakılan kalplerin ekranlar ve dijital mecralarla dolduğuna işaret edilerek şu değerlendirme yapıldı:

"Gündüz kuşağı reyting uğruna aile kurumunu yok ediyor. Diziler sadakatsizliği ve fuhşiyatı teşvik ediyor, mafyayı kahraman, silahı itibar, zorbalığı erdem gibi sunuyor. Bunların hepsi herkesin gözü önünde, izinle, ruhsatla ve reklam geliri bahanesiyle yapılıyor."

Fon krizinin düşündürdüğü ahlaki çürüme

Fon krizinin, ahlaki çürümenin cüzdanlara kadar sıçradığının ilanı olduğu belirtilen açıklamada, "Helali haramı ayırmadan ‘köşeyi dönmek’ marifet oldu. Uyuşturucu ‘yaşam tarzı’, sanal kumar ‘fırsat’ diye pazarlanıyor" denildi. Evlerin ocağının söndüğü, ailelerin borç ve utanç içinde dağıldığı, mahremiyet perdelerinin yırtılarak bedenin metaya çevrildiği vurgulandı. İnsanların beğeni sayısı uğruna onurunu kaybettiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"Bütün bunların ortak adı şudur: İnsan değersizleştiriliyor, kadim değerlerle bağı bilerek koparılıyor. Değerlerle bağı kalmayan insan orman kanununa tabi oluyor. Ama düşüş orada da durmuyor. Doymayan hırsı onu hayvanlardan daha aşağı bir hâle düşürüyor."

Vakıf, eğitimin sadece zihni değil kalbi, sadece beceriyi değil vicdanı da beslemesi gerektiğini belirterek değer eğitiminin müfredatın kenar notu değil omurgası olması çağrısında bulundu. Denetim kurumlarının yetkilerinin süs olmadığını vurgulayan açıklamada, "Ceza kesip reklam gelirini yerinde bırakmak denetim değil ruhsattır. Çürütücü ve saptırıcı içerikler engellenmelidir. Reyting uğruna nesil heba ediliyor" denildi.

Trump'tan 'Türkiye Yemen'e asker gönderecek mi?' sorusuna kritik cevap
Trump'tan 'Türkiye Yemen'e asker gönderecek mi?' sorusuna kritik cevap
İçeriği Görüntüle

"Yolsuzluğa ve kul hakkına susanlar ahlaktan bahsedemez"

Sanal kumar ve bağımlılık reklamlarının hâlâ serbestçe dolaşmasının bir ihmal değil, doğrudan bir tercih olduğu ve bu tercihin bedelini ailelerin ödediği vurgulandı. Açıklamada şu uyarılara yer verildi:

"Sadece şikâyet eden, alternatif üretmeyen, güçlünün yanlışına susup sadece zayıfın hatasını dile getiren bir ahlak söylemi, inandırıcılığını kaybetmeye mahkumdur. Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder."

Türkiye'nin son çeyrek asırda pek çok alanda önemli mesafe katettiği ve insanlığa ümit veren bir noktaya ulaştığı hatırlatılan açıklamada, bu kazanımların heba edilmesine izin verilmeyeceği belirtildi. Çağrı metninde çocukları ve aileyi koruyan yayın denetimlerinin tavizsiz uygulanması, kumar ile bağımlılık reklamlarının tamamen yasaklanması, aile danışmanlığının yaygınlaştırılması ve fon krizinden imara kadar rüşvet ile yolsuzlukların sorumlularının kim olursa olsun hesap vermesi talep edildi. Bildiri şu sözlerle sona erdi:

"Tarih, çürümeyi görüp susanları da çürüyenlerle aynı sayfaya yazar. Çocuklarımızın neye alıştığı, yarın kim olacağımızı belirler. Haysiyetin incindiği, mahremiyetin satıldığı, şiddetin alkışlandığı yerde susmayacağız."

Kaynak: Haber Merkezi