Dünyanın farklı noktalarındaki sıra dışı yaşamları ve dışarıya kapalı toplulukları yerinde kayıt altına alan Ruhi Çenet, son çalışmasında rotasını New York’a çevirdi. Çenet ve ekibi, dış dünyaya kapalı bir yaşam sürdüren Hasidik Yahudiler arasında 48 saat geçirdi. Yaklaşık 40 dakikalık belgeselde topluluğun gündelik yaşamı, dini kuralları, aile yapısı ve eğitim sistemi ele alındı.
İçerik, kapalı bir grubun yaşam biçimini aktarmanın ötesine geçerek ABD’deki sosyal yardım programları ve topluluğun İsrail’le kurduğu bağlar gibi başlıkları gündeme taşıdı. Bu veriler, çalışmanın sosyal medyada geniş çaplı bir tartışma yaratmasına yol açtı.
Belgeseldeki topluluk: “İleri düzeyde Siyonist” Chabad grubu
Çalışmanın ardından kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri, görüntülenen Hasidik Yahudilerin Siyonizm ve Filistin konusundaki pozisyonu oldu. Çenet, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, belgeselde yer verdikleri grubun Chabad-Lubavitch topluluğu olduğunu belirterek, bu yapıyı “ileri düzeyde Siyonist” ve “İsrail yanlısı” olarak tanımladı.
Çekimlere başlarken kendilerinden daha kültürel ve yüzeysel bir içerik beklendiğini aktaran Çenet, çalışma derinleştikçe İsrail’le kurulan tarihsel ve ideolojik bağları, Kudüs’e ilişkin siyasi ve dini yaklaşımları kayıt altına aldıklarını bildirdi.
Tartışmaların büyümesiyle birlikte video iki hafta içinde 69 milyonluk izlenme verisine ulaştı.
Çenet ulaşılan veriyi, “Hasidik Yahudiler'in siyonist kolu Chabad'lar ile ilgili yayınladığımız belgeselimiz 2 haftada 69 milyon kez izlendi. Bu bizim için bir rekor” ifadeleriyle duyurdu.
Konunun daha önce başka içerik üreticileri tarafından da işlendiğini hatırlatan Çenet, gösterilen ilgi nedeniyle izleyicilere teşekkür etti.
“Kahramanlaştırılmanın kimseye faydası yok”
Yüksek izlenme oranlarının ardından ortaya çıkan kimi durumlardan duyduğu rahatsızlığı dile getiren Çenet, geçmiş yıllara ait bazı görüntülerin sanki kendi belgeselinde yaşanmış yeni olaylarmış gibi dolaşıma sokulduğunu tespit etti.
Sosyal medya ortamında belirli kesimlerce “kahramanlaştırıldığını” ifade eden Çenet; üretilen mizah akımlarının, bağlamından koparılan eski görüntülerin ve şahsının abartılmasının sahadaki somut gerçeklerin üzerini örttüğünü belirtti.
Çenet, oluşan görünürlüğü şahsi gündeminden çıkararak Gazze’ye yönlendirdi.
“Bu enerji Filistin’e yönelmeli”
İki haftada ulaşılan 69 milyonluk rekorun ardından kutlama yapmak yerine Gazze’deki duruma işaret eden Çenet, Gazze’de iki milyondan fazla insanın dar bir alanda yaşam mücadelesi verdiğini kaydetti.
Sosyal medyadaki enerjinin buraya aktarılması gerektiğini belirten Çenet, şu ifadeleri kullandı:
“Ne mizah akımının, ne sahte Amerika karıştı görüntülerinin, ne de benim abartılmamın bu insanlara hiçbir faydası yok. Eğer bu kadar büyük bir ilginin, milyonlarca görüntülenmenin ve sosyal medyada oluşan bu enerjinin bir anlamı olacaksa size çağrım şudur. Filistin’de kaderine terk edilmiş ve yardıma muhtaç yüz binlerce insan var.”
Herhangi bir bağış bağlantısı paylaşmadığını özellikle vurgulayan Çenet, takipçilerinden kendi güvendikleri kurumlar aracılığıyla Filistin’deki ihtiyaç sahiplerine ulaşmalarını talep etti.
Çağrısında evini, ailesini ya da geleceğini kaybeden çocukların durumuna dikkat çeken Çenet, bu çocukların sesinin duyurulamadığını ifade etti.
Maddi desteğin yanı sıra sosyal medyada yapılacak doğru paylaşımlarla çocukların sesinin dünyaya ulaştırılabileceğini belirten Ruhi Çenet, açıklamasını “Türk Aklını kullanın” sözleriyle tamamladı.
Çenet, elde edilen yüksek etkileşimin Filistin’de desteğe muhtaç sivillerin durumuna dikkat çekmek üzere değerlendirilmesi çağrısında bulundu.





