Keçiören'de çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır’ın, annesi Sevender Özkan Çakır ve kız kardeşi Melisa Nur Çakır (15), geçen yıl 10 Ağustos'ta dükkandan eve dönerken sokak arasındaki merdivende oturan Ahmet Emir Zeynal ve arkadaşı Umut Kılınç (19) ile yol verme meselesi nedeniyle tartıştı. Melisa Nur Çakır'ın haber vermesi üzerine gelen ağabeyi Hakan Çakır ile Zeynal ve Kılınç arasında kavga çıktı. İki ailenin diğer yakınlarının da dahil olmasıyla büyüyen kavgada Hakan Çakır, bıçaklanarak öldürüldü.
Ankara 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 8 Nisan’da görülen duruşmasında sanıklar hakkındaki karar açıklandı. Mahkeme heyeti, sanıklar Cemal Zeynal'a müebbet ve 27 yıl 1 ay 15 gün, büyük oğlu Ahmet Emir Zeynal'a müebbet hapis ve 29 yıl 2 ay, suça sürüklenen çocukları B.S.Z.'ye 32 yıl 7 ay, T.Y.Z.'ye ise 24 yıl hapis cezası verdi. Tutuksuz sanık Umut Kılınç 6 ay hapis cezasına çarptırılırken, Hakan Çakır'ın babası Şahin Çakır'ın beraatine karar verildi. Hakan Çakır’ın ağabeyi Hakkı Can Çakır'a ise 10 bin TL para cezası verilerek, hükmün açıklanması geri bırakıldı.
"Müşterek hareket ettikleri kabul edildi"
Sanıklar hakkında verilen hükmün gerekçesi açıklandı. Gerekçeli kararda mahkeme; Sanıklar Ahmet Emir Zeynal, Cemal Zeynal, B.S.Z ve T.Y.Z’nin olayın ikinci aşamasında birlikte hareket ettikleri, Ahmet Emir Zeynal’ın olay yerinden ayrıldıktan sonra diğer sanıkları çağırdığı, bu kişilerin pala, bıçak ve çivili sopa gibi silahlarla olay yerine gelerek karşı tarafa birlikte saldırdıkları, eylem üzerinde ortak hakimiyet kurdukları ve müşterek fail olarak hareket ettikleri kabul edildi. Maktul Hakan Çakır’ın vücudunda tespit edilen kesici-delici alet yaralarının her birinin ayrı ayrı öldürücü nitelikte olduğu, ölümün büyük damar yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği, kullanılan aletler, darbe sayısı ve hedef alınan bölgeler birlikte değerlendirilerek sanıkların öldürme kastıyla hareket ettikleri belirtildi.
"Kasten yaralama suçu oluştu"
Hakkı Can Çakır ve Şahin Çakır’a yönelik eylemlerde, mağdurların hayati tehlike geçirecek ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde kesici-delici alet yaralanmaları aldığı, yaralanmaların niteliği, kullanılan aletler ve darbe bölgeleri dikkate alınarak eylemlerin öldürmeye yönelik olduğu, ancak çevrede bulunan kişilerin 'öldürüldüler' şeklindeki tepkilerinin duyulması üzerine Ahmet Emir Zeynal, Cemal Zeynal ile B.S.Z ve T.Y.Z.’nin olay yerinden uzaklaştıkları, bu nedenle eylemlerini sürdüremedikleri kaydedildi. Eyyüp Demir ve Sevender Özkan’a yönelik eylemlerde ise yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, ancak eylemlerin bıçak, pala ve sopa gibi silah sayılan aletlerle gerçekleştirilmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun oluştuğu belirtildi.
Ahmet Emir Zeynal’ın katılanlara yönelik tehdit ve hakaret içerikli sözler söylediği, ancak bu sözlerin ardından öldürme ve yaralama eylemlerinin gerçekleşmesi nedeniyle tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığı değerlendirildi. Umut Kılınç’ın öldürme ve yaralama eylemlerine iştirak ettiğine dair kesin ve yeterli delil elde edilemediği, olayın ilk aşamasında darp eylemine katıldığının sabit olduğu, ancak öldürücü nitelikteki saldırı aşamasında ortak hakimiyet kurduğunun ispatlanamadığı kabul edildi.
Hakkı Can Çakır, Şahin Çakır ve Eyyüp Demir’in eylemlerinin ise kendilerine ve yakınlarına yönelik saldırıyı bertaraf etmeye yönelik olduğu, olayın koşulları itibarıyla meşru savunma kapsamında kaldığı değerlendirildi.





