Korea Times’da yer alan habere göre, Kore’de gençler arasında son dönemde, hızlı uyarım sağlayan çevrim içi alanlar olarak tanımlanan “dopamin siteleri” yaygınlaştı. Örneğin bir sahte yemek siparişi sitesi herhangi bir işlem yapılmadan yemek siparişi uygulaması kullanma deneyimini yeniden yaratıyor. Kullanıcılar menülere göz atabiliyor, ürün seçebiliyor ve sipariş göndermeden bunları sepete ekleyebiliyor.
Bazı listelerde teslimat süreleri ve yıldızlı puanlar da yer alıyor; bu da siteyi gerçek bir uygulamaya daha yakın hissettiriyor. Site, ücret ödemeden yemek siparişi vermenin tatminini sunuyor.
"Tuhaf bir şekilde rahatlatıcı"
Korecede sigara molası için kullanılan argo ifadeden adını alan bir başka site de benzer şekilde çalışıyor. Kullanıcılar bir “başlat” düğmesi ve çevrim içi olan diğer kişileri gösteren gerçek zamanlı bir ekran görüyor. Böylece fiilen sigara içmeden, birlikte mola verme atmosferi yaratılıyor. Anonim kullanıcılar, “Bir günü daha atlatıyorum” ve “Eve gitmek istiyorum” gibi mesajlar bırakarak siteyi çevrim içi bir mola odasına dönüştürüyor.
Kullanıcılar, bu sitelerin yalnızca şakadan ibaret olmadığını söylüyor. Siteleri, yeniden toparlanmalarına yardımcı olan kısa molalar olarak tanımlıyorlar. 24 yaşındaki üniversite öğrencisi Lee, sınav dönemlerinde ya da ödevleri üzerinde çalışırken odağını kaybettiğinde sigara molası sitesini ziyaret ediyor. Lee, “Aslında sigara içmiyorum ama biriyle mola veriyormuşum gibi hissettiriyor; bu yüzden tuhaf bir şekilde rahatlatıcı geliyor” dedi.
"Gençler arasındaki yorgunluk ve kaygıyı yansıtıyor"
Jungwon Üniversitesi’nden Prof. Kim Heon-sik, bu sitelerin yaygınlaşmasının, sürekli uyarılma üzerine kurulu daha geniş bir çevrim içi kültürle bağlantılı olduğunu söyledi. Kim, gençler arasındaki bu olgunun, insanların büyük miktarlarda yemek yiyen kişileri izlediği bir yayın türü olan “mukbang” izlemeye benzetilebileceğini söyledi. Kim’e göre bu yayınlar, izleyicilerin gerçek hayatta yemek yemeden iştahlarını tatmin etmelerine yardımcı oluyor.
Kim’e göre bu eğilim, gençler arasındaki yorgunluk ve kaygıyı da yansıtıyor.
“Geleceğe ilişkin belirsizlik ve tükenmişliğin damga vurduğu bir dönemdeyiz” diyen Kim, “İnsanlar artık yalnızca çevrim içinde gevşek biçimde bağlı hissetmekten teselli bulma eğiliminde” ifadelerini kullandı.




