Güney Kore’de köpek eti ticaretini sona erdirecek ülke çapındaki yasağın yürürlüğe girmesine yaklaşık altı ay kala, başkent Seul yakınlarındaki Seongnam kentinde bulunan Moran Pazarı’nda hareketlilik yaşandı.
Bir dönem ülkenin en büyük köpek eti satış merkezlerinden biri olan pazarın dar sokaklarındaki restoranlar, 14 Ağustos’ta öğle saatlerinde müşterilerle doldu. Gelenlerin büyük bölümünü, köpek etini geleneksel bir yemek olarak gören yaşlılar oluşturdu.
Yoğunluğun nedeni, Güney Kore’de yazın en sıcak üç gününü ifade eden “Boknal” döneminin son günü olan “Malbok”tu. Geleneksel inanışa göre bu günlerde yüksek kalorili yemekler tüketmenin, sıcak havalarda kaybedilen enerjiyi geri kazandırdığı düşünülüyor.
Köpek etiyle hazırlanan ve “bosintang” adı verilen çorba da uzun yıllar bu dönemde tüketilen yemekler arasında yer aldı.
Yasa Şubat 2027’de yürürlüğe girecek
Güney Kore Parlamentosu, köpeklerin insan tüketimi amacıyla yetiştirilmesini, kesilmesini, dağıtılmasını ve etlerinin satılmasını yasaklayan düzenlemeyi Ocak 2024’te kabul etti.
Sektörde faaliyet gösteren çiftlik, mezbaha, dağıtım şirketi ve restoranlara işlerini sonlandırmaları ya da başka alanlara geçmeleri için üç yıllık uyum süresi tanındı. Yasak Şubat 2027’de tamamen yürürlüğe girecek.
Yeni düzenlemeye aykırı olarak köpek kesen kişiler üç yıla kadar hapis veya 30 milyon wona kadar para cezasıyla karşılaşabilecek. Köpek eti satan ya da dağıtanlara ise iki yıla kadar hapis veya 20 milyon wona kadar para cezası verilebilecek.
Yasa, doğrudan köpek eti yiyen kişilere ceza öngörmüyor. Ancak köpeklerin bu amaçla yetiştirilmesi, kesilmesi ve etlerinin satılması yasaklanacağı için ülkedeki köpek eti ticaretinin tamamen sona ermesi bekleniyor.
Moran Pazarı eski hareketliliğini kaybetti
Seul yakınlarındaki Moran Pazarı, geçmişte Güney Kore’nin köpek eti ticaretindeki en önemli merkezlerinden biri olarak biliniyordu. Ancak evcil hayvan sahipliğinin artması ve hayvan haklarına yönelik toplumsal duyarlılığın güçlenmesiyle pazardaki ticaret yıllar içinde büyük ölçüde geriledi.
Pazardaki birçok işletme, köpek eti yerine ülkede yine enerji verdiğine inanılan siyah keçi eti çorbası ve benzeri yemekler satmaya başladı.
Moran Pazarı Esnaf Birliği Başkanı Kim Yong-book, bölgede 40 yılı aşkın süredir çalıştığını belirterek eski kalabalıktan eser kalmadığını söyledi. Kim, pazarın daha çok yaşlı müşterilerin ve işletmecilerin kaldığı bir bölgeye dönüştüğünü anlattı.
Müşterilerin çoğu 70 yaşın üzerinde
Pazarda köpek eti yemeği sunmayı sürdüren restoran sahibi Lee Kang-chun, yaklaşık 37 yıldır bu sektörde çalışıyor. Lee, köpek eti tüketiminin sona erdirilmesinin Güney Kore’nin uluslararası imajı ve değişen toplumsal değerler açısından doğru olduğunu düşündüğünü söyledi.
Buna karşılık yıllardır aynı yemeği tüketen müşterileri nedeniyle duygusal olarak zorlandığını belirten Lee, bazı kişilerin köpek eti çorbası yemek için uzun mesafelerden geldiğini ifade etti.
Lee’ye göre kalan müşterilerin önemli bölümünü 70, 80 ve 90’lı yaşlarındaki kişiler oluşturuyor. İşletmeci, köpek eti tedarik maliyetlerinin yükseldiğini ve satışlardan artık çok az kazanç elde edildiğini, buna rağmen sadık müşterileri için yemeği sunmayı sürdürdüğünü anlattı.
Restoranların siyah keçi eti çorbasına yönelmesinin kayıpları tamamen karşılamadığını söyleyen işletmeciler, hükümetten yeni iş alanlarına geçiş için daha fazla destek talep ediyor.
Halkın büyük bölümü yasağı destekliyor
Düzenleme kabul edilmeden önce yaklaşık 2 bin kişiyle yapılan bir kamuoyu araştırmasında katılımcıların yüzde 90’dan fazlası gelecekte köpek eti yemeyi düşünmediğini söyledi.
Katılımcıların yüzde 80’den fazlası ticaretin yasaklanmasını desteklerken, yaklaşık yüzde 95’i önceki bir yıl içerisinde hiç köpek eti tüketmediğini belirtti.
Hükümet verilerine göre yeni yasadan çiftlikler, mezbahalar, dağıtıcılar ve restoranlar dâhil olmak üzere 5 bin 600’den fazla işletme etkilendi. Yetkililer, köpek çiftliklerinin büyük bölümünün son tarih beklenmeden faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı.
Güney Kore hükümeti, faaliyetlerini sonlandıran çiftçiler, dağıtıcılar ve restoran sahipleri için mali destek ve meslek değiştirme programları uygulanacağını bildirdi. Ancak özellikle yaşlı işletmeciler, sağlanan desteğin yeni bir iş kurmak için yeterli olmadığını savunuyor.




