Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada dijital verilere yönelik incelemeler derinleştirildi. Geçmiş dönemde eksik bırakıldığı ya da karartıldığı iddia edilen deliller üzerinde güncel teknolojiyle yapılan çalışmalar neticesinde, dava dosyasına giren Ulusal Kriminal Büro raporu soruşturmanın seyrini değiştirecek önemli bulguları ortaya koydu. Hazırlanan teknik raporda, genç kızın kaybolmasının ardından SIM kartının aktif olarak kullanıldığı verisine ulaşıldı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde titizlikle sürdürülen arama ve inceleme faaliyetlerinde, Gülistan Doku'ya ait SIM kartın geçmiş kullanım verileri siber suçlar uzmanları ve bilirkişiler tarafından mercek altına alındı. Ulusal Kriminal Büro’nun hazırladığı teknik inceleme raporunda, Doku’nun kaybolma aşaması ve sonrasındaki dijital hareketliliği detaylıca kronolojiye döküldü.
Raporda yer alan teknik tespitlere göre, 8 Ocak 2020 tarihinde akşam saat 18.17 ve 18.18'de, Gülistan Doku'nun kaybından önce kendi kullanımında olduğu bilinen SIM kart ile kayıptan sonra aynı model farklı bir cihaz üzerinden sisteme giriş sağlandığı belirlendi.
Sosyal medya hesabında engellemeler yapılmış
İncelemelerde sadece SIM kartın kullanımıyla sınırlı kalınmadığı, Doku'nun kişisel sosyal medya hesaplarında da hareketlilik yaşandığı tespit edildi. Raporda, yine aynı tarihte (8 Ocak 2020) genç kızın Instagram hesabından bazı kullanıcıların engellendiği bilgisine yer verildi. Raporun sonuç kısmında, "Bu durum Gülistan Doku'nun yaşayıp yaşamadığı bilinmeksizin Instagram hesabında değişiklikler yapıldığı gerçeğini ortaya koymaktadır" ifadeleri kullanılarak deliller üzerindeki şüpheli işlemlere dikkat çekildi.
SIM kartın teslim sürecine dair iddialar dosyada
Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan dönemin jandarma yetkilileri ve bilişim uzmanlarının beyanları da SIM kart sürecine dair yeni iddiaları beraberinde getirdi. Raporda ve soruşturma dosyasına yansıyan iddialarda, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in SIM kartı teslim aldığı, daha sonra ise ailenin kartı kendi rızalarıyla doğrudan Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim ettiklerine dair bir dilekçe vermeleri yönünde yönlendirildiği ileri sürüldü. Dosyadaki tanık ifadelerinde, kartın incelenmek üzere adli makamlara gönderilmeden önce dijital olarak işleme tabi tutulmuş olabileceği yönündeki iddialar da savcılık tarafından inceleniyor.
Yeni bulgular ışığında, siber suçlar uzmanlarının şüphelilere ait el konulan dijital materyaller üzerindeki analizleri ve Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hastane kayıtlarındaki tarih uyumsuzluklarına yönelik incelemeleri devam ediyor.





