Tunceli’de 2020 yılında kaybolan Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler kamuoyuna yansıdı.
5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolan Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma devam ederken, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in savcılık ifadesine ait yeni bölümler gündeme geldi.
Yayımlanan bilgilere göre Sonel, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov’un yurt dışından Türkiye’ye getirilmesi, Antalya’ya yerleştirilmesi ve masraflarının karşılanmasına ilişkin sürecin dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla yürütüldüğünü iddia etti.
İfadede dikkat çeken detaylar
Gazeteci İsmail Saymaz tarafından paylaşılan ifade bölümlerinde, Sonel’in eski polis Gökhan Ertok ile bağlantısı, Ferhat Güven’in süreçteki rolü ve Başhekim Çağdaş Özdemir’in atanmasına ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Ayrıca Abarakov’un Türkiye’ye getirilişi ve sonrasında Antalya’ya yerleştirilmesine dair sürece ilişkin ayrıntıların da ifadede bulunduğu aktarıldı.
'Gökhan Ertok'u iş insanı Mehmet Aca aracılığıyla tanıdım'
Tuncay Sonel'e Gülistan Doku'nun sim kartını alıp Ankara Emniyeti’nde görev yapmış eski polis Gökhan Ertok’la nasıl irtibat kurduğu soruldu. Sonel, "İş adamı Mehmet Aca'yı tanırım. O da yanımda bir muhabbet anında Ankara Emniyeti'nde görevli, bilgisayardan ve sosyal medyadan anlayan Gökhan Komiser olduğunu belirtince, benimle ilgili illegal örgütler tarafından atılan tweetler ve paylaşımlarla ilgili bilgi alması için Gökhan'dan yardım istedik. Tanışmamız bu şekilde oldu. Ben Gökhan'la hiç yüz yüze gelmedim. Ankara'da görevli bir memur olduğunu biliyorum" dedi.
'Ferhat Güven'e emniyet müdürümüzün bilgisi dahilinde görev verdik'
Tuncay Sonel savcılıkta Ferhat Güven ile bağlantısı hakkında şu ifadeleri kullandı:
"Ferhat Güven'e biz devlet olarak, emniyet müdürümüzün bilgisi dahilinde Ferhat Güven'e devlet olarak sahip çıkmak adına sosyal projeler konusunda görev verdik. Başarılı şekilde işini yaptı. Hatta bu kişiyle ilgili hem emniyet hem de MİT bana bilgi vermiştir."
'Özdemir'in başhekim atanması için AK Parti Tunceli İl Başkanı olumlu referans verdi'
Dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in atanma sürecinin AK Parti İl Başkanı sayesinde olduğu söyleyen Sonel, Özdemir’in İl Sağlık Müdürü olarak atanmasında dönemin Tunceli AK Parti İl Başkanı’nın olumlu referansının kendisine iletildiğini söyledi.
'Oğlumun Gülistan Doku ile tanışıklığı yoktur'
Sonel’e, oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku ile tanışıp tanışmadığı da soruldu. "Tanışıklığı yoktur. Oğlum liseyi bitirmiş üniversite sınavına hazırlanan 19 yaşında bir gençtir. Kaybolan kızımız üniversite öğrencisi olup hiçbir şekilde tanışıklığı yoktur. cep telefonu mesajları araştırılabilir" diye yanıt verdi. Gülistan Doku’nun oğluyla ilişki yaşadığı ve hamile kaldığı iddiası sorulduğunda Sonel, “Kesinlikle iftiradır. Çirkin ve kabul edilemez bir iftiradır” dedi. Doku’nun oğlu tarafından öldürüldüğü iddiasına ise “İtibar suikastidir. Oğlumdan zerre kadar şüphem yoktur. Asla kabul etmiyoruz” yanıtını verdi. Sonel, oğluna ilişkin başka iddiaları da reddederek, "Oğlum karıncayı dahi incitmez" dedi.
'Doku ailesinin yanında olduğumuzu devlet olarak gösterdik'
Sonel’e, Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından gösterilen hassasiyetin her kayıp vakasında gösterilip gösterilmediği de soruldu. Sonel, devletin Doku ailesinin yanında olduğunu göstermek için yoğun arama yapıldığını söyledi. Sonel, "Biz Gülistan Doku'nun ailesinin yanında olduğumuzu devlet olarak gösterdik. Türkiye'nin en büyük arama kurtarma ekipleri hem karada hem barajda arama yaptı. Bu süreçte başsavcılığımızla, devletimizin bütün birimleriyle aramaları takip ettik. Olay yerinde takip ettik, kızımıza ulaşmak istedik. Aylarca ailesinin barınma ihtiyacını karşıladık. Bana annesi babası ailesi 'Allah razı olsun' diyorlardı. Hatta kayıp kızın ablası aramaların uzatılmasını, barajda devam edilmesini, birkaç kez de suyun boşaltılmasını istedi. Biz de yardımcı olduk. Başsavcımızın bilgisi dahilinde yaptık" diye konuştu.
'SIM kartı bir baktıralım diye Gökhan komisere gönderttim'
Gülistan Doku’ya ait SIM kartın resmî makamlara teslim edilmek yerine eski polis Gökhan Ertok’a gönderilmesiyle ilgili Sonel, “Valilikte olduğum bir günde tam dışarı çıkarken ağlamaklı bir ses duydum. Baktığımda Aygül Doku (ablası) olduğunu gördüm. 'Merdivenin başında Sayın Valim bir SIM kart var' dedi. Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim. Sonra çıktım işlerime devam ettim. Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara Emniyeti'nde komiser bildiğimiz Gökhan Komiser'e bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşmeleri nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim. Koruma polisi bu kartı göndermiş. Gökhan yaptığı inceleme sonrasında viyadüğün alt bölgesinde bir konum tespit etmiş. Bu bana iletildi. Kızın ablası savcıya gidemiyorum, ulaşamıyorum, almıyorlar dediği için ben aldım. Bu olay kayıp olayından 2 ya da 3 hafta sonra olmuştur. Biz de insanız, kayıp kızımızı bir an önce bulmak için vali olarak böyle bir yol izledim. Dolayısıyla bundan çıkan bilgilerden dolayı arama bölgesini işaret ettiğim bir alan vardı, bir arama bölgesi tespit etmiş" dedi.
'Kartı teslim alın, gereğini yapın dedim'
Savcılık, Sonel’e adli soruşturmada yetkisi olmadığı hâlde SIM kartı neden Gökhan Ertok’a gönderdiğini de sordu. Sonel bu soruya şu yanıtı verdi:
“Valiliğin kapısında ablası ağlamaklı, feryat eder halde görünce ve savcılığa ulaşamıyoruz, size daha rahat geliyoruz deyince biz de insanız, bazen insan bu tür durumlarda duygularıyla hareket edebiliyor. Bu nedenle insani boyutta bir harekette bulundum. Bunun dışında hiçbir olayda Başsavcılığımız, Emniyetimiz, Jandarmamız, AFAD'ımızla koordineli şekilde çalışma yürütülürdü. Bu da dediğim gibi insani yönümüzle olmuştur. Her ne kadar normal olan, o sırada SIM kart geldikten sonra adliyeye ve emniyete yönlendirme yapmamız gerekirken Ablasının ağlaması, feryadından etkilendiğim için kartı teslim aldım, gereğini yapın dedim."
'Gökhan'a ara ara harçlık gönderdik'
Gökhan Ertok'un "SIM kart bana gönderildiğinde temizlenmişti" yönündeki ifadesi de Sonel’e soruldu. Sonel, “Bu iddiaya kesinlikle katılmıyorum. Böyle bir şey söz konusu değildir, iftiradır” dedi. Gökhan Ertok’un, SIM kart için “beni kullandılar” ve “beni tuzağa düşürdüler” dediği de Sonel'e hatırlatıldı. Sonel buna karşılık, “Kesinlikle doğru değildir. Benim böyle bir talimatım olmamıştır. Ben böyle bir talimat vermedim. Gökhan'a da herhangi bir ödeme yapmadık, bu ücret ödemesi yapmadık, ara ara harçlık gönderdik” yanıtını verdi.
Abarakov'un getirilmesinde Emniyet ve İçişleri Bakanını işaret etti
Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov’un yurt dışından Türkiye’ye getirilmesi ile ilgili Abarakov’un babasının arandığı ve "Vali Bey'in selamı var, Zeinal yurtdışına kaçtı deniyor. Onu getirebilir misin?” denildiği iddiası da Sonel'e soruldu. Sonel, "Zeinal'in yurt dışına gönderilmesi sürecine ilişkin bilgim yoktur. Ancak Adliye tarafından yurt dışı yasağı konulmadığı için yurt dışına çıkmış. Bu süreçte İçişleri Bakanlığı devreye girdi" dedi.
Sonel, dönemin İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen’in kendisine geldiğini belirterek Abarakov'ın bilet parasının emniyet karşıladığını iddia etti. Sonel, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun açıklamasını hatırlatıp şunları söyledi:
“İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen Bey yanıma geldi. Çocuk yurtdışına gitmiş. Anne ile görüşün, bilet ne varsa yardımcı olun, o çocuk tekrar Türkiye'ye gelsin dedim. Bilet konusunda yardımcı olacağımı söyledim. Bu çocuğu tanımam. Yurtdışına çıkması yönünde talimat benim işim değil. Çocuk hakkında adliye tarafından yurt dışı yasağı konmadığı için rahatlıkla çıkmış. Benim bildiğim, bilet parasını emniyet çözmüş. Bu konuda hatta İçişleri Bakanı da Zeynal'in geri getirildiğine dair açıklaması olmuştu.”
'Bakanlık talimat verdiğinde yerine getirmekle yükümlüyüz'
Savcılık, Abarakov'un şüpheli sıfatıyla yurt dışına çıktığı durumda kırmızı bülten ve adli prosedür işletilmesi gerekirken neden fiilî bir yolla hareket edildiğini de sordu. Sonel ise şu yanıtı verdi:
"Ben bir resmi yazı görmedim. Emniyet Müdürünün söylemi üzerine böyle hareket ettim. Söylediği bilgiyi teyit etmedim. Bakanlık bize talimat verdiğinde yerine getirmekle yükümlüyüz. Ben üst makamları yanıltıcı bilgi vermedim. Süreci olduğu gibi anlattım. İçişleri Bakanlığına da bildirdim. Herhangi bir şeyi gizlemedim. İçişleri Bakanlığı'nın bu bilgiyi Emniyet Müdürü aracılığıyla neden tarafıma ulaştırma cihetine gittiğini bilmiyorum."
'Zeinal'ın geri getirilmesiyle ilgili talimat verdiğimi hatırlamıyorum'
Sonel, Zeinal Abarakov'ın geri getirilmesi kararının neden alındığını da şöyle anlattı:
“Sebebi, yurt genelinde bir infial olması. Sanki bu çocuğu ben göndermişim gibi bir hava yaratılması nedeniyle, çocuğun bulunduğu yere getirtilmesi yönünde tasarrufta bulunuldu. Ben Asayiş Şube Müdürü Ertuğrul Aslan'ı arayarak Zeinal'in getirilmesiyle alakalı böyle bir talimat verdiğimi şu an hatırlamıyorum. Ben talimat versem İl Emniyet Müdürüne veririm. Ertuğrul Aslan veya Şube Müdürüne benim ne işim olur."
'Abarakov'u otele emniyet yerleştirdi, süreci onlar yönetti'
İfadede, Tuncay Sonel'e Zeinal Abarakov’un ailesiyle birlikte Antalya'nın Alanya ilçesine götürülmesi ve otele yerleştirilmesi de soruldu. Sonel, şöyle dedi:
"Burada amaç aileyi korumaktı. İl Emniyet Müdürü tarafından süreç yönetilerek, Bakanlık üzerinden iletilen 'yurtdışından getirtilme ve sonrası talimatların' yerine getirildiğini biliyorum. Kaldıkları yeri bilmem. Yukarıda dediğim gibi Zeinal'i tanımam. Ertuğrul Müdür'ü hatırlamıyorum. Benim bir şekilde talimatım ve işlemem söz konusu değildir. Giderleri nasıl karşılandığını bilmiyorum. Otelin sahibini de bilmiyorum, tanımıyorum. Dediğim gibi süreci İl Emniyet Müdürü yönetmiştir."
'Devlet bazen asayişin korunması için bu şekilde işlem tesis etmiştir'
Savcılık, Bakanlıklardan gelen emirlerin yasal zeminde yürütülmesi gerektiği hâlde bu sürecin neden denetlenmediğini de sordu. Sonel, buna şu yanıtı verdi:
“Bu konuda infial vardı, gönderilmesi benden biliniyordu, gelmesi gerekiyordu. Rus sevgili yurtdışından getirtilmesi için aceleyle İl Emniyet Müdürünü görüştürdüm. Devlet de bazen asayişin korunması ve yerine getirilmesi için bu şekilde bir işlem tesis etmiştir.”
'Hakan Yalçın isimli polisi kameraları silmesi için gönderdiğim yalandır'
İfadede Hakan Yalçın isimli polisle ilgili iddia da yer aldı. Zeinal’in babası Engin Yücer'in “Çocuğu geri getirmemiz için Hakan adlı bir polis Validen selamla 4.000 TL getirdi bize verdi” dediği ifade edildi.Bu kişinin Hakan Yalçın olup olmadığı ve gizli tanığın iddiasında geçen kamera kayıtlarıyla bağlantısı Sonel’e soruldu. Sonel, “Ben olay yerine Skorsky ile gittim, bir Jandarma Komutanı bizimle gelmişti, detayları bilmiyorum” dedi. Sonel, Hakan Yalçın’ı kamera kayıtlarının silinmesi için gönderdiği iddiasını reddederek, “Ben Hakan Yalçın isimli bir polisi kameraları silmesi için bir yere gönderdiğim bilgisi kesinlikle yalandır böyle bir şey söz konusu değildir" diye konuştu.
'Gülistan Doku'nun ısrarla intihar ettiği yönünde beyanım yoktur'
İfadede, valilik görevlisi Songül Acar’ın beyanları da Sonel’e soruldu. Acar’ın, görevliler arasında Gülistan Doku’nun barajda olmadığı kanaatinin bulunduğunu ancak Sonel’in bu söylemlere tahammül edemediğini söylediği aktarıldı. Sonel, "Bu doğru değildir adli olaydır. Özellikle abla Aygül başta olmak üzere aile sürekli arama istediği için bu şekilde arama uzatıldı. Birkaç defa barajın boşaltılmasını istediler. Biz de kayıp kızımızı bulmak ve ailenin isteği için mücadele ettik. Benim Gülistan Doku'nun ısrarla intihar ettiği yönünde beyanım yoktur. Bu noktada dikkat çekmek istiyorum" dedi.
'Oğlumun Zeinal ile bağı yok, tanımaz'
Songül Acar’ın, Mustafa Sonel ile Zeinal Abarakov’un birbirini tanıdığı yönündeki beyanı da ifadede Sonel’e soruldu. Sonel ise "Mustafa'nın, oğlumun Zeinal ile bağı yoktur. Buna eminim. İkisi kafeye gitmiş olabilir ama asla birbirini tanımaz, denk düşmüştür” dedi. Acar’ın bir başka beyanında Sonel’in kendisine, "aile Diyarbakırlı, kızın sevgilisi varmış, kız hamileymiş" dediği; Gülistan’ın ailesinden korktuğu için intihar ettiğini söylediği iddiaları da soruldu. Sonel bu sözleri de reddederek, "Ben böyle bir cümle kullanmadım. Bunlar sadece şehirdeki dedikoduydu" yanıtını verdi.
‘Özdemir Aktaş, Sonel'e Doku ailesiyle ilgili bilgi verdi’ iddiası
Songül Acar’ın ifadelerinde, aileye refakat eden isimlerin Sonel'e bilgi verdiği iddiası da yer aldı. Acar, "Özdemir Aktaş ile Tuncay Sonel her akşam mesaiden sonra yüz yüze görüşüyordu. Vali Bey'in yanından geldiğinde Aygül'lerin yanına kimlerin gelip gittiğini söyleyerek rapor veriyordu” dedi. Sonel ise bu iddiayı kabul etmeyerek "Benim böyle bir talimatım yoktur. Onlar aileye refakat etmiştir" diye yanıt verdi. İfadenin ilerleyen bölümünde Sonel’e, Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından neden kendi adının ve oğlunun gündeme geldiği de soruldu.
'Terör iltisaklı odaklar devletimize, şahsıma, aileme itibar suikastı yaptı'
Sonel, bu durumu kendisine ve ailesine yönelik bir itibar suikastı olarak nitelendirdi. Sonel, Çok başarılıydım, teröristlerle mücadele ettim. Bu huzur şehrinden dolayı devletimizin itibarını zedelemek isteyen terör iltisaklı birimler, odaklar bizim de üzüldüğümüz bir kız çocuğumuzun kaybını iftira ile yalanla dolanla başka mecralara çekerek devletimize, şahsıma, aileme, dostlarıma itibar suikastı yaptılar. Zerre kadar oğlumla ilgili şüphem yoktur. Rabbim tuzak kuranların hayırlısıdır, alnımız aktır" ifadelerini kullandı.
Abarakov'a Doku'nun sosyal medyasına ‘mesaj at’ talimatı verdiği iddiası
Zeinal Abarakov'un cinayeti örtbas etmek için Doku kaybolduktan sonra, Doku'nun sosyal medya hesabına mesaj atması için talimat verdiği iddiasını da Sonel yanıtladı. Sonel, "Kesinlikle böyle bir talimatım yoktur" dedi.
Gençlik Merkezi'ndeki oda iddiası
Sonel’e, Gençlik Merkezi’nde kendisine tahsis edilen bir oda olduğu ve bu odanın oğlu tarafından kullanıldığı, tecavüzün burada olmuş olabileceği iddiası da yeniden soruldu. Sonel, bu iddiayı kabul etmedi. Sonel, “Buna inanmıyorum. Gençlik Merkezi'nde protokol odası vardır. Oğlumun burayı kullandığına dair hiçbir kanıt yoktur” dedi.
Türkay Sonel, Gülistan’ı öldürdükten sonra koruma polisini aradı iddiası
Gizli tanığın, Sonel’in oğlunun Gülistan Doku’yu öldürdükten sonra kendisini veya koruma polisini aradığı yönündeki iddiası da hatırlatıldı. Sonel bu iddiaya da “Bu tamamen yalandır. Çirkin bir iftiradır. Alçakça bir iftiradır. Bana Koçpınar Köyü tarafında jandarma tarafından yapılan yeraltı incelemesinde gömülmüş vaziyette cesedin olabileceği ancak 1-2 yıl öncesinde taşınmış olabileceğine yönelik tespitlere katılmıyorum" diye yanıt verdi.





