Kara Harp Okulu'nun 30 Ağustos 2024'te gerçekleştirilen resmi mezuniyet töreninin ardından bazı teğmenler, tören alanında kılıç çatarak Subay Andı'nı okumuş ve “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” sloganı atmıştı. Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından Milli Savunma Bakanlığı tarafından disiplin soruşturması başlatılmıştı. Yüksek Disiplin Kurulu, eylemin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin disiplin ve itibarını zedelediği değerlendirmesiyle beş teğmen hakkında silahlı kuvvetlerden ayırma cezası vermişti. İhraç edilen teğmenlerden Deniz Demirtaş da karara karşı yargı yoluna başvurmuştu.
ilk ihraç kararı mahkemeden dönmüştü
Deniz Demirtaş'ın açtığı davayı inceleyen Ankara 21. İdare Mahkemesi, 26 Aralık 2025 tarihli kararıyla ihraç işlemini oy birliğiyle iptal etmişti. Mahkeme, Demirtaş'a isnat edilen “hizmete engel davranışlarda bulunmak” fiilinin somut ve açık delillerle ortaya konulamadığı sonucuna varmıştı. Özellikle mezuniyet töreninin ardından gerçekleştirilen andın okunmasına yönelik önceden planlama yapıldığına ve Demirtaş'ın bu planlamaya katıldığına ilişkin kesin delil bulunmadığı değerlendirilmişti. İlk derece mahkemesi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 16 Ocak 2025 tarihli ve 2025/23 sayılı ihraç kararını hukuka aykırı bulmuştu. Demirtaş'ın görevinden uzak kaldığı döneme ilişkin parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine de hükmedilmişti. Kararın ardından Deniz Demirtaş, 13 Mart 2026'da yeniden görevine başlamıştı.
MSB itiraz etti, Bölge İdare Mahkemesi kararı kaldırdı
İlk derece mahkemesinin Demirtaş lehine verdiği kararın ardından Milli Savunma Bakanlığı dosyayı istinafa taşıdı. Bakanlık, ihraç işleminin iptaline ilişkin kararın kaldırılmasını talep etti. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, MSB'nin başvurusunu değerlendirdi. 11 Mayıs 2026'da verilen ara kararla göreve iade kararının yürütmesi durdurulmuş, istinaf incelemesinin tamamlanmasına kadar Demirtaş'ın görev yapmasının önüne geçilmişti. 4 Kasım 2026'da Sözcü'nün aktardığı son kararla birlikte Bölge İdare Mahkemesi, MSB'nin itirazını kabul ederek göreve iade kararını kaldırdı. Böylece Demirtaş, yeniden TSK dışında kaldı. Mahkeme, Demirtaş'ın davranışlarını ağır disiplinsizlik kapsamında değerlendirerek 30 bin lira vekâlet ücreti ödemesine de hükmetti.
Bölge İdare Mahkemesi'nin gerekçesi: Emre aykırılık
İki mahkemenin farklı değerlendirmelerde bulunduğu dosyada, temel uyuşmazlık andın okunmasına yönelik hazırlık sürecinde Demirtaş'ın rolü ve kendisine verilen emirlere uyup uymadığı oldu. Ankara 21. İdare Mahkemesi, Demirtaş'ın planlamaya katıldığını gösteren somut ve kesin delil bulunmadığını belirtmişti. Bölge İdare Mahkemesi ise dosyadaki ifade tutanakları, soruşturma raporu ve görüntü kayıtlarını farklı değerlendirdi. İstinaf incelemesinde, mezuniyet töreni öncesinde mevzuattan kaldırılan andın okunması için yapılan taleplerin komutanlar tarafından reddedildiği ve personele andın okunmayacağı yönünde açık emir verildiği belirtildi. Bölge İdare Mahkemesi, törenin bir gün öncesinde yapılan planlama kapsamında teğmenlerin tören sonrasında stadyumda toplanmasının sağlandığını ve kaldırılan andın okunduğunu değerlendirdi.
Kararda Demirtaş'ın da söz konusu planlamada yer aldığı, verilen emri bilmesine rağmen tören sonrasında toplanan gruba katıldığı ve eylemin program dışında askeri mahalde gerçekleştirildiği kanaatine varıldı. Mahkeme, teğmenin kendisine iletilen emre aykırı davrandığını ve bu davranışın ağır disiplinsizlik oluşturduğunu belirtti.
Mahkeme heyetinde karşı oy kullanıldı
Bölge İdare Mahkemesi'nin kararında heyetteki üç üyeden biri karşı oy kullandı. Karşı oy gerekçesinde, mezuniyet töreninde okunmasına izin verilmeyen andın, Cumhurbaşkanı ve devlet yetkililerinin tören alanından ayrılmasının ardından teğmenler tarafından kendi aralarında okunduğuna dikkat çekildi. Ayrıca törenden bir gece önce düzenlenen mezuniyet eğlencesinde de aynı andın okunmasına rağmen idarenin bu konuda herhangi bir uyarıda bulunmadığı belirtildi. Karşı oy kullanan üye, bu koşullarda Demirtaş'ın eyleminin hizmete engel davranış kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu. MSB'nin itirazının göreve iade kararının yürütmesini durdurmak için yeterli olmadığı görüşünü dile getirdi. Böylece dosyada ilk derece mahkemesinin oy birliğiyle verdiği iptal kararına karşılık, Bölge İdare Mahkemesi'nde çoğunluk görüşüyle farklı bir sonuca ulaşıldı.
Deniz Demirtaş: İki defa ihraç edilmiş oldum
Bölge İdare Mahkemesi'nin son kararının ardından yeniden görevinden ayrılmak zorunda kalan Deniz Demirtaş, yaşadığı sürece tepki gösterdi. Demirtaş, “Haksızca mesleğimden ihraç edildim. İki defa ihraç edilmiş oldum” ifadelerini kullandı. İlk ihraç kararının mahkeme tarafından iptal edilmesiyle yeniden üniformasını giyen Demirtaş, MSB'nin itirazı ve Bölge İdare Mahkemesi'nin değerlendirmesi sonucunda ikinci kez mesleğinden uzaklaştırılmış oldu.





