Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Balıkesir'in Gönen ilçesi, biyogaz ve biyokütle tesislerinden kaynaklandığı öne sürülen çevre kirliliği iddialarıyla yeniden gündemde. Gönen Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bünyesinde faaliyet gösteren tesislerden çıkan sıvı atıkların Dededüzü Deresi üzerinden Gönen Çayı'na ulaştığı yönündeki iddialar, çevre ve halk sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.
Bölgeye ilişkin ulaşılan bir raporda ise tesislerin faaliyetleri, atık yönetimi, emisyon sistemi, kapasite kullanımı ve mali denetim süreçlerine dair dikkat çekici değerlendirmelere yer verildi.
Atıkların tarımsal üretimi etkilediği öne sürülüyor
İddialara göre, Gönen Çayı'nın suyu coğrafi işaret tescilli Gönen Baldo Pirinci ile Gönen Patlıcanı'nın sulanmasında kullanılıyor. Vatandaşlar, arıtılmamış atıkların dereye karışmasının hem tarımsal üretim hem de halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu savunuyor.
Bölgede uzun süredir hissedilen ağır koku ve artan karasinek sorununun da biyogaz tesislerinden kaynaklanan atıklarla bağlantılı olduğu yönünde çok sayıda şikâyet bulunduğu belirtiliyor.
Öte yandan, İzmir'deki arıtma tesislerinden çıkan çamurların lisanslı bertaraf tesislerine gönderilmesi gerekirken, Gönen OSB arkasındaki orman ve mera vasfındaki alanlara döküldüğü iddiaları da tartışmaları büyüttü. Vatandaşlar, biyogaz çamurları, sanayi atıkları ve küllerin üzerinin toprakla kapatılarak gizlenmeye çalışıldığını öne sürüyor.
Raporda kapasite ve emisyon sistemiyle ilgili değerlendirmeler
Ulaşılan raporda, organize sanayi bölgesine ait sağlık koruma bandında biyogaz tesisine ait olduğu belirtilen kaçak havuzların bulunduğu, tesis içerisindeki depolama alanlarının yetersiz kalması nedeniyle sıvı atıkların yağmur suyu hatları üzerinden Dededüzü Deresi'ne ulaştığı yönünde değerlendirmeler yer aldı.
Raporda ayrıca, OSB Atıksu Arıtma Tesisi'nden çıkan ve mevzuat gereği lisanslı bertaraf tesislerine gönderilmesi gereken arıtma çamurlarının biyogaz tesisine alınmış gibi gösterildiği, ardından Bostancı, Tuzakçı ve Alaeddin mahallelerindeki orman ve mera alanlarına döküldüğü yönündeki değerlendirmelere de yer verildi.
Bir diğer dikkat çekici değerlendirme ise tesisin günlük işleme kapasitesiyle ilgili oldu. Raporda, özellikle evsel arıtma çamuru ve organik atıkların tesisin resmi kapasitesinin üzerinde kabul edildiği, buna karşın kayıtlarda kapasite sınırları içinde işlem yapılmış gibi gösterildiği ifade edildi. Günlük kapasite kayıtları, kantar fişleri, Ulusal Atık Taşıma Formları ile Çevre Bilgi Sistemi verilerinin incelenmesi halinde bu hususların açıklığa kavuşabileceği belirtildi.
Raporda baca emisyon sistemine ilişkin de dikkat çeken bir değerlendirme yer aldı. Buna göre, baca çıkışına oksijen verilerek emisyon ölçüm sisteminin yanıltıldığı ve gerçek emisyon değerlerinin olduğundan düşük gösterildiği öne sürüldü. Bu iddianın teknik inceleme ve resmi denetimlerle araştırılması gerektiği vurgulandı.
Mali inceleme ve denetim çağrısı
Raporda, CİMER başvuruları sonrasında Gönen Vergi Dairesi tarafından Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili şirkete yönelik mali inceleme başlatıldığı ve dosyanın bölge müfettişlerine aktarıldığı bilgisi de yer aldı. Şirketler arasındaki ticari ilişkiler, ortaklık yapıları, muhasebe kayıtları, e-fatura ve banka hareketleri ile atık kabul süreçlerinin ilgili kurumlarca ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulunuldu.
Çiftçi Ali Rıza Özdemir, atıkları çevreye bıraktığı öne sürülen tesislerin Gönen OSB bünyesinde faaliyet gösterdiğini belirterek, OSB yönetimi ile tesis sahipleri arasında organik bağ bulunduğunu iddia etti. Özdemir, biyogaz tesisinin inşaat sürecinden itibaren usulsüzlük iddialarıyla anıldığını ve tesisin sıvı atıkları kaçak hatlar aracılığıyla yağmur suyu kanalları üzerinden Dededüzü Deresi'ne deşarj ettiğinin bölgede uzun süredir konuşulduğunu öne sürdü.
Çevreci Hatice Demir ise yaptıkları başvurulara rağmen sonuç alamadıklarını savunarak, "Atıkları çevreye döken tesislerin sahipleri nüfuzlarını kullanarak Gönen'de birçok kurum ve kişiyi etkiliyor. Bu nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı zaman kaybetmeden harekete geçmeli." ifadelerini kullandı.




