Geçtiğimiz günlerde Ankara’da gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından İstanbul’da tutuklanan gazeteci Alican Uludağ’ın cezaevi naklinin gerçekleştirileceği öğrenildi.
Ankara’da gözaltına alındıktan sonra İstanbul’a getirilen ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilen gazeteci Alican Uludağ’ın Ankara’ya sevk edileceği belirtildi.
Sevk kararının cezaevi nakil işlemleri kapsamında uygulanacağı ifade edilirken, transfer sürecine ilişkin resmi makamlardan ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Uludağ’ın Ankara’daki bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi bekleniyor.
"İstanbul Savcılığı görev yönünden de yetkisizdir"
Uludağ'ın avukatları Ankara'da ikamet eden gazeteci Alican Uludağ'ın Silivri'ye gönderilmesine şu ifadelerle tepki göstermişti:
Müvekkile isnat edilen tek eylem yaptığı sosyal medya paylaşımlarıdır. Müvekkilin Ankara'da yerleşik olması ve yine Ankara'da yakalanması karşısında; İstanbul Savcılığının kendisini niçin yer yönünden yetkili saydığını anlamak mümkün değildir. Anayasa'nın 37. maddesinde 'hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz' şeklinde tanımlanan kanuni hâkim güvencesi, Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrasında ise davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevi olduğu belirtilmiştir. Bu temel ilkelerin yanında CMK 12 ve 161 ile 5235 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yapacağı tek işlem re’sen açtığı dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yollamaktır. Bu arada belirtmek gerekir ki müvekkile yönelik isnadın (TCK 217/A, 299, 301) terör suçlarıyla da hiçbir ilgisi olmayıp İstanbul Savcılığı görev yönünden de yetkisizdir.
Ceza yargılaması hukukunun en temel usul kurallarının bu denli keyfi biçimde çiğnenmesine izin verilmesi, tüm Türkiye'de temel hak ve özgürlükleri tehlikeye atan bir durumdur. Soruşturmayı başlatan savcının yaklaşımı bir kez kabul edilecek olursa Türkiye'nin herhangi bir yerindeki, herhangi bir savcının dilediği kişinin özgürlüğüne müdahale etmesinin önü açılacaktır. İtirazımızın kabul edilerek Anayasa'yı ayaklar altına alan bu yaklaşıma da son verilmesini talep ediyoruz."




