İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat kesintilerinin küresel enerji piyasalarında yarattığı baskının, tarım ve gıda tedarik zincirlerine de yansıması bekleniyor. Financial Times’ın (FT) 20 Ekim tarihli haberinde aktarılan S&P Global Institute raporu, enerji ve gübre tedarikinde yaşanan sorunların, 2027’de etkili olabileceği belirtilen güçlü El Niño hava olayıyla birleşmesi durumunda dünya genelinde gıda üretimini düşürebileceğine dikkat çekiyor.
Rapora göre, petrol ve doğal gaz tedarikindeki aksaklıkların yanı sıra gübre ve dizel maliyetlerindeki yükseliş de tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturuyor. Bu koşulların devam etmesi halinde bazı ülkelerde çiftçilerin gübre kullanımını azaltması veya ekim alanlarını daraltması gündeme gelebilir. Böyle bir senaryoda küresel gıda arzının azalması ve fiyatların yükselmesi riski bulunuyor.
Hürmüz Boğazı gübre tedarikinde de kritik
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, yalnızca petrol ve doğal gaz ticaretini değil, tarımsal üretimde kullanılan temel girdilerin tedarikini de etkiliyor. FT’nin aktardığı rapora göre, dünyada en yaygın kullanılan azotlu gübrelerden ürenin uluslararası ticaretinin yaklaşık üçte biri bu güzergâhtan geçiyor.
Küresel kükürt ticaretinin yaklaşık yarısı, amonyak ticaretinin ise beşte biri Hürmüz Boğazı’na bağımlı durumda. Gübre üretiminde önemli bir yere sahip olan bu ürünlerin sevkiyatında yaşanan sorunlar, üretim maliyetlerini artırırken çiftçilerin gübreye erişimini de zorlaştırabiliyor.
Raporda, İran savaşı nedeniyle 2 milyar varilden fazla ham petrolün küresel piyasalara ulaşamadığı, dizel ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının da ciddi biçimde aksadığı belirtiliyor. Doğal gaz, gübre ve dizel tedarikindeki eş zamanlı kesintilerin tarımsal üretim ve uluslararası gıda ticareti üzerinde baskı yarattığı vurgulanıyor.
Güney Asya’da gübre üretimi aksadı
Enerji krizinin etkilerinin belirginleştiği bölgeler arasında Güney Asya öne çıkıyor. Rapora göre, Hindistan’da yerli üre üretiminin yaklaşık yüzde 85’i LNG tedarikine dayanıyor. Bangladeş’te ise beş üre gübresi fabrikasının dördü, LNG sıkıntısı nedeniyle Mart 2026’dan bu yana faaliyetlerini durdurdu.
Gübre üretiminde kullanılan kükürdün fiyatı da krizden etkilendi. İran savaşının ardından ocak-temmuz döneminde iki katına çıkan küresel kükürt fiyatları, ton başına 1.000 dolara ulaştı. Fiyatlar eylül sonunda 810 dolara gerilese de kükürt ihracatının yılın ikinci çeyreğinde yüzde 39 azalarak 6,1 milyon tona düştüğü tahmin ediliyor.
Dizel maliyetleri çiftçileri zorlayabilir
Tarımda kullanılan makinelerden ürünlerin taşınmasına kadar pek çok aşamada ihtiyaç duyulan dizeldeki fiyat artışları da üretim maliyetlerini yükseltiyor. S&P Global Institute verilerine göre, küresel net dizel ihracatının yaklaşık yarısını karşılayan Orta Doğu ve Rusya’da sevkiyatlar önemli ölçüde geriledi.
Orta Doğu’nun dizel ihracatı, Temmuz 2025 ile Temmuz 2026 arasındaki dönemde yarıdan fazla azalarak günlük 1 milyon varilin altına indi. Rusya’nın sevkiyatları ise rafinerilere yönelik saldırılar ve ihracat yasağı nedeniyle günlük yaklaşık 1 milyon varilden sıfıra geriledi.
ABD’de dizel fiyatlarının da galon başına 6,52 dolarlık rekor seviyeye yakın seyrettiği belirtiliyor. Artan enerji ve gübre maliyetlerinin çiftçileri daha az üretime yöneltebileceği, bunun da hasat miktarlarını düşürerek gıda arzını olumsuz etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan yüksek petrol fiyatlarının biyoyakıt üretimini daha cazip hale getirmesi, tarım arazilerinin gıda üretimi yerine enerji bitkilerine ayrılması riskini doğuruyor. Bu durumun da gıda üretimi üzerindeki baskıyı artırabileceği ifade ediliyor.
2027 için güçlü El Niño endişesi
Enerji ve gübre tedarikindeki sorunlara ek olarak, 2027’de etkili olabilecek güçlü bir El Niño hava olayı da tarımsal üretime yönelik riskleri artırıyor. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’ndan bir uzmanın “Godzilla El Niño” olarak nitelendirdiği olası hava olayı, tarihin en güçlü El Niño dönemlerinden biri olabilir.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) tahminlerine göre, deniz yüzeyi sıcaklıkları normalin en az 2 derece üzerine çıkabilir. Raporda, bu seviyenin 1950’lerden bu yana yalnızca yedi kez görüldüğüne dikkat çekiliyor.
S&P Global Institute, güçlü El Niño koşullarının Asya, Afrika ve Latin Amerika’da kuraklık ve sel gibi aşırı hava olaylarına yol açarak tarımsal üretimi azaltabileceği uyarısında bulunuyor. Birden fazla büyük üretici ülkede aynı dönemde hasat kayıplarının yaşanması, küresel gıda tedarik zincirini daha da zorlayabilir.
Brezilya, Avustralya ve Hindistan risk altında
Raporda, dünyanın önde gelen tarım üreticilerindeki olası kayıplara da yer veriliyor.
- Brezilya: Mısır üretim tahmini 6 milyon ton düşürülerek 137 milyon tona, soya üretim tahmini ise 177 milyon tona indirildi. Mısır üretiminde 10 milyon tonluk ek kayıp riski bulunuyor.
- Avustralya: Buğday ekim alanlarının yüzde 13 daraldığı, üretimin 28 milyon tondan 22 milyon tona gerileyebileceği belirtiliyor.
- Hindistan: Eylül ayında yağışların ortalamanın yüzde 14 altında kalması, buğday üretimine ilişkin endişeleri artırıyor.
- Endonezya ve Malezya: Palm yağı üretiminde sırasıyla 5,8 milyon ton ve 2,5 milyon tonluk kayıp riski öngörülüyor.
Gıda fiyatları ve küresel ekonomi baskı altında kalabilir
S&P Global Institute raporuna göre, önümüzdeki ekim dönemleri enerji ve gübre krizinin tarımsal üretimde daha büyük kayıplara dönüşüp dönüşmeyeceğini gösterecek. Üretim maliyetlerinin yüksek seyretmesi ve olumsuz hava koşullarının etkisini artırması, gıda arzında daralma riskini büyütebilir.
Financial Times’ın aktardığı değerlendirmede, olası bir küresel gıda şokunun gelişmiş ülkelerde enflasyonu artırabileceği ve tüketicilerin alım gücünü zayıflatabileceği belirtiliyor. Gıda ithalatına bağımlı ve ekonomik açıdan kırılgan ülkelerde ise fiyat artışlarının toplumsal huzursuzluklara yol açabileceği uyarısı yapılıyor.




