Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin il başkanları toplantısı öncesinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Ekonomi, fon soruşturması, emekli maaşları ve dış politikaya ilişkin değerlendirmeler yapan Erbakan, fon soruşturmasında adı geçen 214 kişilik listenin açıklanmasını istedi.

Milli Gençlik Derneği'nde konuşan Erbakan, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin çok sayıda vatandaşı mağdur ettiğini belirterek Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Borsa İstanbul yönetimini eleştirdi.

"214 kişilik listedeki isimler açıklanmalı"

Fon soruşturmasında hisse senetlerindeki düşüş öncesinde işlem yaparak kazanç sağladığı belirtilen 214 kişi ve tüzel kişiliğe dikkat çeken Erbakan, söz konusu listenin açıklanmasını istedi.

Erbakan, soruşturma kapsamında bir suç örgütünün varlığının gündeme geldiğini belirterek örgütün yöneticilerinin, üyelerinin ve siyasi bağlantılarının ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

Yeniden Refah Partisi lideri, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Madem ortada bir örgüt var, bu örgütün lideri kimdir? Bu örgütün diğer üyeleri kimlerdir? Bunları mutlaka kamuoyuyla paylaşmanız ve haklarında gerekenleri yapmanız gerekir. O 214 kişilik liste, tek bir isim dahi gizlenmeden derhal açıklanmalı ve siyasi uzantıları da mutlaka yargı önüne çıkarılmalıdır."

Erbakan, bazı kişilerin elde ettikleri kazançları iade ettiklerini açıklayarak süreçten çıktığını, konuyla ilgili haber yapan gazetecinin ise kelepçelendiğini belirterek soruşturmadaki uygulamaları eleştirdi.

"Mekke Antlaşması'na neden karşı çıktıklarını anlattı

Erbakan, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Mekke Antlaşması'na ret oyu verdiklerini de açıkladı. Anlaşmanın Türkiye'yi İran ve Yemen'le karşı karşıya getirebilecek riskler taşıdığını savunan Erbakan, Türkiye'nin İslam dünyasındaki çatışmalarda taraf olmak yerine arabulucu rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu’ndan anayasa çıkışı: 'Bu anayasayla yol yürümek mümkün değil'
Kılıçdaroğlu’ndan anayasa çıkışı: 'Bu anayasayla yol yürümek mümkün değil'
İçeriği Görüntüle

ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmaya verdiği desteğe dikkat çeken Erbakan, ittifakın ABD ve İsrail'in çıkarlarına hizmet edebilecek bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.

"En düşük emekli maaşı asgari ücrete eşitlenmeli"

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erbakan, enflasyon ve hayat pahalılığının vatandaşların geçimini zorlaştırdığını söyledi.

Kasım ayı kira artış oranına dikkat çeken Erbakan, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini belirtti.

Emeklilerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi için kaynak bulunabileceğini ifade eden Erbakan, faiz giderlerini, imtiyazlı holdinglere aktarılan kaynakları ve kamu harcamalarındaki israfı eleştirdi.

Erbakan, 2026 yılının ilk dokuz ayında Hazineden 2 trilyon 251 milyar lira faiz ödemesi yapıldığını belirterek bu tutarın Milli Eğitim Bakanlığının yıllık bütçesini aştığını söyledi.

"2027 bütçesi milletin değil, faiz baronlarının bütçesi"

2027 yılı bütçesini de eleştiren Erbakan, bütçenin borçlanma ve faiz ödemelerine ağırlık verdiğini savundu.

Bütçe giderlerinin 27 trilyon, gelirlerinin 23 trilyon lira olarak öngörüldüğünü hatırlatan Erbakan, bütçe açığının 3,9 trilyon liraya ulaşacağına dikkat çekti.

Bankacılık sektörünün kâr açıklarken esnaf ve sanayicilerin ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Erbakan, yılın ilk dokuz ayında 93 bin esnafın kepenk kapattığını ve 258 bin çekin karşılıksız çıktığını söyledi.

Erbakan, "Rantiyeciye, tefeciye, fon vurguncusuna, imtiyazlı holdinglere gelince muslukları sonuna kadar açan iktidar Anadolu'nun dört bir yanında sanayicinin ve işçinin ocağı sönerken nerede?" ifadelerini kullandı.

COP31 zirvesini de eleştirdi

Antalya'da düzenlenmesi planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 hakkında da konuşan Erbakan, iklim politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.

Türkiye'nin küresel karbon salımındaki payının düşük olduğunu belirten Erbakan, iklim anlaşmaları kapsamında getirilecek yükümlülüklerin Türk sanayicisine ve çiftçisine ekonomik yük oluşturacağını savundu.

Erbakan, COP31'i "yeşil dönüşüm maskeli ekonomik işgal" olarak nitelendirerek Türkiye'nin küresel iklim politikalarında kendi ekonomik çıkarlarını gözetmesi gerektiğini söyledi.

Kaynak: Haber Merkezi