Gazeteci Fatih Altaylı, iktidarın otoyol ve köprülerin yıllık kârını 300 milyon dolar seviyesinde gösterdiğini, Yavuzyılmaz'ın hesaplamasında ise yıllık kârın 680 milyon dolara ulaştığını belirtti. Aradaki farkın 30 yıllık işletme sürecine ilişkin hesaplamalarda da büyük bir farklılık oluşturduğuna dikkat çeken Altaylı, "Tarihte ilk kez bir satıcı 'Ayranım ekşi' diye pazara çıkıyor, üstelik de ayran ekşi falan değil" ifadelerini kullandı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararla Niğde-Pozantı Otoyolu ile Gaziantep ve Bursa Çevre Otoyollarının bazı bölümleri özelleştirme kapsamına alındı. Daha önce özelleştirme kapsamına alınan otoyol ve köprülerin de yeniden özelleştirilmesine karar verildi. Bu kapsamda 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü de yer aldı.

Yavuzyılmaz: "Türkiye'nin geleceğini satmaktır"

Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 2 boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolunun 30 yıllığına özelleştirilmesi kararına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yavuzyılmaz, devlet tarafından ücretli olarak işletilen 2 boğaz köprüsü ile 8 otoyolun 2025 yılında toplam 600 milyon dolar kâr ettiğini, 30 yıllık toplam kârın ise 18 milyar dolara ulaşacağını belirtti. Yavuzyılmaz, söz konusu tutarın güncel kur üzerinden 871 milyar 920 milyon liraya karşılık geldiğini ifade ederek iktidara çağrıda bulundu. Yavuzyılmaz, "Bunun adı Türkiye'nin geleceğini satmaktır! Derhal bu özelleştirme kararından vazgeçin!" ifadelerini kullandı.

Bakanlık: "Satış değil, işletme hakkı devri"

Hazine ve Maliye Bakanlığı ise tartışmaların ardından açıklama yaparak işlemin doğrudan satış olmadığını, otoyol ve köprülerin işletme hakkının devrini kapsadığını bildirdi. Bakanlık, otoyolların yıllık 600 milyon dolar kâr ettiği ve 30 yıllık toplam kârın 18 milyar dolara ulaşacağı yönündeki hesaplamaların da gerçeği yansıtmadığını savundu. Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Oysa 600 milyon dolar kâr değil, gelirdir. Bu tutarın yaklaşık 300 milyon doları bakım ve onarım giderleriyle yatırım harcamaları, ayrıca önemli tutarda yatırım ve yenileme harcamaları ile personel ve işletme giderlerinden oluşmaktadır. Tüm bu maliyetler göz ardı edilerek yapılan hesaplamalar, otoyolların gerçek ekonomik değerini yansıtmamakta ve kamuoyunu yanıltmaktadır."

Fatih Altaylı rakamları karşılaştırdı

Gazeteci Fatih Altaylı da bugünkü yazısında otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi sürecini değerlendirdi. Daha önceki özelleştirme girişimlerini hatırlatan Altaylı, iktidarın açıkladığı gelir ve gider rakamları ile Deniz Yavuzyılmaz'ın Karayolları Genel Müdürlüğü'nün mali raporlarına dayandırdığı hesaplamaları karşılaştırdı. Altaylı, iki tarafın açıkladığı rakamlar arasında ciddi fark bulunduğuna dikkat çekti. Bu farkın, 30 yıllık işletme sürecinde ortaya çıkacak toplam gelir ve kâr hesabını da önemli ölçüde değiştirdiğini belirtti. Otoyol ve köprülerin daha önce de özelleştirme gündemine geldiğini hatırlatan Altaylı, geçmişteki girişimleri ve yeni özelleştirme planını değerlendirdi.

Altaylı yazısında şu ifadeleri kullandı:

"Otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi ile ilgili olarak adımlar atılmaya başlandı ve binlerce kilometre otoyol ve iki köprü Özelleştirme İdaresi'ne devredildi. Daha önce de yazdığım gibi bu iş daha önce yapılmıştı. Özal köprülerin gelirlerini satmıştı, bu iktidar da daha önce otoyol ve köprüleri sattı sonra bu satışı 'Fiyat düşük' diyerek iptal etti. Şimdi bir daha satacaklar. Satışı makul ve gerekli göstermek için de bu yol ve köprülerin çok da kârlı olmadığını iddia ediyor iktidar sözcüleri. Bu yol ve köprülerin yılda 600 milyon dolar gelir elde ettiğini buna karşın 300 milyon dolar masraf çıkardığını söylüyorlar. Buna karşın Deniz Yavuzyılmaz, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün mali raporlarından bu yolların 806 milyon dolar geliri, 126 milyon dolar gideri olduğunu bulup çıkarıyor. Yani satışı yapacak olan iktidara göre bu yol ve köprülerin kârı 300 milyon dolar, gerçekte ise 680 milyon dolar. Çok acayip değil mi! Tarihte ilk kez bir satıcı 'Ayranım ekşi' diye pazara çıkıyor üstelik de ayran ekşi falan değil.

Para karşılığı 'müstehcen içerik' soruşturması: Tuğba Ekinci dahil 4 kişi tutuklandı
Para karşılığı 'müstehcen içerik' soruşturması: Tuğba Ekinci dahil 4 kişi tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Oysa tam aksine satıcının geliri ve kârlılığı yüksek göstermesi gerekiyor çünkü satış bedeli bu kârlılık üzerinden belirlenecek. Yıllık 680 milyon dolar kâr, 30 yılda 20 milyar 400 milyon dolar ediyor. 300 milyon dolar kâr ise 30 yılda 9 milyar dolar. Açıkçası ben bu satışlara karşı falan değilim. Necdet Calp gibi 'Sattırmam' diyecek halim yok. Ama bu kafayla yapılacak bir satışı da kabullenmek mümkün değil. Fiyatı yükselteceğine düşürmek isteyen satıcı görülmüş şey değil. Patron fark etse işten kovar."

Kaynak: Haber Merkezi