Fon soruşturmasında adı Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerle gündeme gelen eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkındaki süreç devam ediyor. Kaya çifti hakkında mal varlıklarının dondurulmasına yönelik karar alınırken, soruşturmanın bundan sonraki aşamasında Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) atacağı adımlar ve savcılığın yürüteceği işlemler gündemdeki yerini koruyor.
Gazeteci Fatih Altaylı da son yazısında Kaya çiftiyle ilgili soruşturmanın hukuki boyutunu ele aldı. Altaylı, Kaya çiftinin fon soruşturmasında adı ilk gündeme gelen kişiler arasında bulunduğunu belirterek, soruşturmanın diğer isimlere yönelik seyriyle Kaya çifti bakımından yürütülen süreç arasındaki farklılıklara dikkat çekti.
Altaylı yazısında, “Sayan Kaya tek değil. Başkaları da var” ifadelerini kullanarak soruşturmanın kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Neden kendisine ve eşine dokunan yok?”
Altaylı, yazısında Fatma Betül Sayan Kaya’nın milletvekili olmadığını, bu nedenle milletvekili dokunulmazlığından yararlanmadığını belirtti. Kaya’nın eşinin de herhangi bir milletvekili dokunulmazlığının bulunmadığına dikkat çeken Altaylı, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinin de tek başına hukuki dokunulmazlık sağlamadığını ifade etti.
Altaylı, bu çerçevede “Neden kendisine ve eşine dokunan yok?” sorusunu gündeme getirdi.
"SPK mutlaka Kaya ailesi hakkında suç duyurusunda bulunmalı"
Altaylı'nın yazısının devamı şöyle:
"Savcılık, bugüne kadarki soruşturmalarda SPK'nın suç duyurusunda bulunduğu isimler için 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçlarından, henüz suç duyurusunda bulunmadığı bazı isimler içinse TCK'nın 282. maddesi kapsamında işlem yaptı. Çünkü yetkisi bu. Ötesi SPK’ya bağlı.
Ne var ki, henüz SPK tarafından Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya hakkında bir suç duyurusunda bulunulmadığı için, savcılık haklarında SPK Kanunu'na muhalefetten soruşturma başlatamıyor. Alınan tedbir kararları TCK 282 kapsamında alınabildi.
Çünkü savcılığın SPK Kanunu'na muhalefetten re'sen soruşturma başlatma yetkisi yok. Soruşturma için SPK mutlaka Kaya ailesi hakkında suç duyurusunda bulunmalı. Aksi yasal olarak mümkün değil.
Suç duyurusu 107. madde üzerinden yapılırsa elde ettikleri menfaatin iki katını ödeyerek kurtulmaları ya da ceza indirimi almaları mümkün.
Ancak hukukçuların ve sermaye piyasası uzmanlarının görüşüne göre, Kaya ailesinin suçu, SPK Kanunu'nun 106. maddesine yani “bilgi suistimali”, “insider trading” kapsamına giriyor. Uzmanlar, Sermaye Piyasası Kurulu “Suç var mı, yok mu?” diye düşünmek yerine bu maddeden suç duyurusunda bulunmalı, savcılık bu suçtan soruşturma başlatmalı diyorlar. Ve işin güzel tarafı, bu suç etkin pişmanlık kapsamında değil.
106. maddeden yargılanmaları halinde hakim mahkemede 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verebilir ya da hapis cezasına gerek görmeyip menfaatin iki katı kadar adli para cezası verebilir. Takdir hakimin. Ama pişmanlık falan yok.
İddia edildiği gibi gerçekten parayı yatırmışlarsa, ki henüz bir resmî açıklama ya da paranın tahsil edildiğine dair bir dekont yok, bunu hukuki durumlarından ziyade Erdoğan'ın “emri” ya da “talebi” üzerine, kamuoyu tepkisini dizginlemek için de yapmış olabilirler.
Ancak şurası açık ki, SPK tarafında işler çok da doğru gitmiyor. Yolsuzluğun tarafı değil, zarar göreni olan şirketlere yönelik yaptırımlar uygulanırken, sanki Sayan Kaya uzun vadede korunmak isteniyormuş gibi bir hal göze çarpıyor."





