Dünya genelinde tıp ve psikiyatri alanında belirli dozajlarla kullanımına dair klinik tartışmalar yürütülen psychedelic (sentetik veya doğal uyarıcı) maddelerin gelişim çağındaki etkilerine ilişkin tıp dünyasından hayati bir uyarı geldi. Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan ve Ningbo Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen klinik çalışma, ergenlik çağında sentetik psychedelic bileşiklere maruz kalmanın beyin devrelerini kalıcı olarak yeniden yapılandırdığını ortaya koydu.

Laboratuvar ortamında yürütülen incelemeler, gençlik döneminde bu tür maddeleri kullanan bireylerin yetişkinlik hayatlarında ciddi sosyal çekilme, rekabetten kaçınma ve asosyallik sorunları yaşadığını tescilledi.

Araştırma kapsamında, gelişim aşamaları farklılık gösteren denek gruplarına sentetik bir psychedelic olan 25C-NBOMe bileşiği uygulandı. Elde edilen veriler, söz konusu maddeye ergenlik döneminde maruz kalan deneklerin yetişkinlikte belirgin bir şekilde sosyal rekabetten ve diğer bireylerle kaynak paylaşımı gerektiren ortamlardan kaçındığını gösterdi.

Buna karşın, aynı maddeye yetişkinlik döneminde maruz kalan gruplarda herhangi bir sosyal davranış bozukluğuna rastlanmadı. Bilim insanları, ergenlik döneminde beynin karar verme ve sosyal algı devrelerinin henüz olgunlaşmamış olması nedeniyle tahribatın kalıcı hale geldiğini bildirdi.

Küçük çocuk entübe edilmişti, uzmanlar açıkladı: Kediden kuduz geçer mi?
Küçük çocuk entübe edilmişti, uzmanlar açıkladı: Kediden kuduz geçer mi?
İçeriği Görüntüle

Beyin taramalarını ve nöral aktivite kayıtlarını analiz eden uzmanlar, maddelerin beyindeki "Varsayılan Mod Ağı" (DMN) üzerindeki senkronizasyonu tamamen bozduğunu tespit etti. İncelemelerde, hafıza ve duygusal süreçleri yöneten "ventral hipokampus" (vHPC) ile karar verme mekanizmalarını kontrol eden "orbitofrontal korteks" (OFC) arasındaki teta bandı iletişiminin koptuğu belgelendi.

Bu iki kritik beyin bölgesi arasındaki ritmik koordinasyonun zayıflaması, yetişkinlikte ortaya çıkan asosyallik ve sosyal kaçınmanın en temel biyolojik göstergesi olarak kayıtlara geçti.

Araştırma ekibi, geliştirdikleri "kemogenetik" tekniklerle iki beyin bölgesi arasındaki iletim yolunu laboratuvar ortamında yapay olarak müdahale ile aktive etti. Bozulmuş olan nöral yolak yeniden çalıştırıldığında, deneklerdeki sosyal kaçınma ve asosyallik davranışının gerilediği saptandı. Tam tersi şekilde, sağlıklı deneklerde bu beyin yolu baskılandığında ise bireylerin doğrudan asosyal davranışlar sergilemeye başladığı görüldü.

Tıp uzmanları, ergenlik dönemindeki beyin gelişiminin hassasiyetine dikkat çekerek, bu yaş grubunda kontrollü veya kontrolsüz her türlü uyuşturucu ve psychedelic madde maruziyetinin ömür boyu sürecek psikiyatrik ve sosyal hasarlara yol açabileceğini vurguluyor.

Kaynak: Haber Merkezi