Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısına katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a attığı iddia edilen ‘küfürlü’ mesajlara değindi. Erdoğan, “Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini; en azından bunu milletten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgememesini temenni ediyorum. Hakaret etmeden, küfür etmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin. Affınıza sığınarak söylüyorum: Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“18 ve 30 Ocak mutabakatlarının uygulanmasını çok önemsiyoruz”

“Bizim Suriye meselesinde tavrımız ilk günden beri nettir. Orada akan her damla kan ve gözyaşı bizim de yüreğimizi dağlamaktadır. Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri fark etmeksizin Suriye’de bir tek canın yitip gitmesi bizim de canımızdan can kopması demektir. Suriye’ye vicdan penceresinden bakan herkes bir defa şunu kabul edecektir: Tıpkı aziz milletimiz gibi kardeş Suriye halkı da her şeyin en iyisine, en güzeline layıktır; hiç şüphesiz bunu fazlasıyla hak etmektedir.

18 ve 30 Ocak mutabakatlarının tek ordu, tek devlet, tek Suriye temelinde titizlikle uygulanmasını bu bakımdan çok önemsiyoruz. Suriye’de kalıcı barışın ve istikrarın yol haritası belli olmuştur. Taraflar bunun idrakinde olarak yanlış hesap yapmamalı, eski hataları tekrar etmemeli, maksimalist taleplerle süreci zehirlememelidir. Şiddetin daha büyük şiddeti besleyeceği unutulmamalıdır. Şunu bugün tüm samimiyetimle, açık yüreklilikle ifade ediyorum: Artık Suriye’nin kaynaklarının, Suriye’nin yer altı ve yer üstü zenginliklerinin tünel yapmaya, şehirlerin altında tünel kazmaya değil; Suriye halkının tüm kesimlerinin refahı için harcanmasının vakti gelmiştir.

Davutoğlu: Yeni Yol Grubu'nu dağıtmak üzere yapacağınız her hamleyi başınızda kırarız
Davutoğlu: Yeni Yol Grubu'nu dağıtmak üzere yapacağınız her hamleyi başınızda kırarız
İçeriği Görüntüle

Biz, Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara’nın ülkesini bir an önce ayağa kaldırmaya yönelik samimi gayretlerinin en yakın şahidiyiz. Son operasyonlarla işgalden kurtarılan yerlerde de yeni yönetime karşı hem teveccühün hem büyük bir beklentinin oluştuğunu müşahede ediyoruz. Yeniden yeşeren umutlar inşallah bir daha kara kışa dönmeyecektir. En başta Türkiye buna izin vermeyecektir.

Suriye hükümetinin en geniş siyasi katılım ve temsili sağlayacağına, etkili bir kalkınma planını hızla hayata geçireceğine yürekten inanıyorum. Türkiye olarak en uzun sınıra sahip olduğumuz, halkını dost, akraba ve kardeş bildiğimiz Suriye’deki gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdüreceğiz.

Değerli kardeşlerim, buradan hem ülkemizin içinde hem dünyada Türk dış politikasının eksenini anlamaya çalışanlara bugün bir kez daha seslenmek istiyorum: Türkiye bölgesinde nüfuz arayışında değildir, tahakküm peşinde değildir. Başka ülkeleri dizayn etme arzusunda asla değildir.

Tam tersine biz samimi bir şekilde kardeşlik istiyoruz, barış diyoruz. Hep birlikte kalkınalım, hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edelim diyoruz. Halep’le birlikte Şam, Rakka, Haseke, Kamışlı da şen olana kadar; Derallı çocuklarla birlikte Kobani’li yavruların da yüzlerinde tebessüm çiçekleri açana kadar Suriyeli kardeşlerimizi bir an olsun yalnız bırakmayacağız.

İşte son operasyonlar sırasında hemen talimatlarımızı verdik; AFAD’ımızı, Kızılay’ımızı ve insani yardım kuruluşlarımızı süratle harekete geçirdik. İlk etapta iki tır dolusu insani yardım malzemesini, Suriye hükümeti ile iş birliği hâlinde Kürt kardeşlerimizin yaşadığı yerleşim yerlerine sevk ettik. Kardeşlik ve komşuluk hukukumuzun gereği neyse, Türkiye olarak bize ne düşüyorsa hiç tereddüt etmeden en güzel şekilde yerine getirdik. İnşallah Ramazan-ı Şerif boyunca yardımlarımız artarak devam edecek. Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’le birlikte Suriye’deki tüm kardeşlerimiz inşallah bu havayı teneffüs edecektir.

Erdoğan’dan Özgür Özel’e tepki

Bu gerçeği sadece CHP Genel Başkanı görmüyor. Bu zata akıl verenler görmüyor. Bu zatı parmağında oynatanlar, uzaktan kumandayla bu şahsı istedikleri gibi kontrol edenler, keyiflerine göre yönlendirenler görmüyor.

Açıkçası biz CHP’nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini, milletin ve coğrafyamızdaki mazlumların derdiyle dertlenmesini beklemiyoruz. Son kepazelikleriyle birlikte artık bundan ümidimiz kalmadı.

Bari sorumlu, seviyeli, işgal ettiği koltuğa yakışır bir siyasi üslup benimsemesini; en azından bunu milletten ve CHP’li vatandaşlarımızdan esirgememesini temenni ediyorum. Hakaret etmeden, küfür etmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensin.

Affınıza sığınarak söylüyorum: Meyhane jargonuyla siyasetçilik oynamaktan artık vazgeçsin. Burada daha önce yaptığım bir tespitimi tekrar hatırlatmak isterim. Görüyoruz ki zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor; ama CHP’de “gelen gideni aratır” gerçeği asla ve asla değişmiyor. Biz eskisini oturduğu koltuğun hakkını vermiyor diye eleştiriyorduk; yerine gelen, selefinden de kötü çıktı. Anlaşılan yeni genel başkanın kelime dağarcığı öncekinden daha sınırlı. Biz üslup sorunu var zannediyorduk; meğer sorun bizatihi usulmüş.

Biz Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara’ya yönelik hezeyan ve nezaket dışı ifadelerini ayıplıyorduk; meğer efendi günlük hayatta da o seviyesiz kelimelerle iletişim kuruyormuş. Lafa gelince Türkiye’yi yönetmeye talipler; ancak ne kendilerini ne de CHP’yi yönetebiliyorlar. Durum öyle bir yere vardı ki millet son günlerde dizi izlemeyi bıraktı; her akşam çayı, çekirdeği alıp CHP’nin skandallarını seyretmeye başladı. Entrika, kumpas, iftira, tuzak, komedi; ne ararsan hepsi var. Dedim ya, Allah bunlara akıl, CHP’li vatandaşlarıma da sabır versin.

Milletimiz bilhassa kalbi, zihni, dili temiz evlatlarını bu seviyesizliğe maruz kalmaktan korumaya devam etsin.

Erdoğan’dan deprem konutu açıklaması: Faizsiz olacak

Öncelikle şunu söyleyeyim: Yaptığımız 455.000 afet konutunun tüm altyapı bedellerini biz karşılıyoruz. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yapıyoruz. Böylece altyapı dâhil konut fiyatlarının yüzde 65’ini devletimiz ödüyor. Dahası, iki yıl ödeme almayacağız. Vatandaşımız anahtarını teslim aldıktan iki yıl sonra ödemeye başlayacak, 18 yıl boyunca da aynı fiyatla ödeyecek.

Konutlarımızı ortalama 1 milyon 890 bin liralık fiyatla vatandaşımıza sunacağız. 3+1 konutlarımız için ayda 8.750 lira taksit ödenecek. Bu fiyat değişmeyecek; 18 yıl boyunca sabit, yani faizsiz olacak. Dediğim gibi, ödemeler anahtarlar teslim alındıktan iki yıl sonra başlayacak.

Vatandaşımıza bir alternatif daha sunuyoruz. Peşin ödemek isteyen olursa Meclisimizde düzenleme yapacağız. 484 bin liradan, yani neredeyse dörtte biri fiyatına vatandaşlarımız bu evleri alabilecek. Bunu alırken kredi kullanmak isteyen vatandaşımıza da kamu bankalarımız gerekli kolaylığı sunacak.

Yine köy evlerimizde altyapı maliyetlerini karşılayacak, ayrıca maliyet üzerinden yüzde 50 indirim yapacağız. Orada da ödemeler 18 yıl boyunca 8.100 lira sabit taksitle olacak. Yine peşin almak isteyen vatandaşımız köy konutlarımızı da 448.000 liradan peşin olarak alabilecek.

Evet, açıkladığımız ödeme rakamlarının hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Vatandaşlarımız yeni evlerinde huzurla, güvenle, güle güle otursunlar diyorum.

Terörsüz Türkiye mesajı

Buradaki arkadaşlarımla, teşkilatımızdaki tüm kardeşlerimle her zeminde hizmet etmenin, siyaset üretmenin, millete hizmet sancağını daha yükseğe çıkarmanın mücadelesi içindeyiz. Cumhur İttifakı olarak “Terörsüz Türkiye” sürecini yine bu tasavvurla başlattık. Yaklaşık 16 aydır, gizli açık çeşitli sabotaj girişimlerine rağmen hamdolsun süreci başarıyla yürüttük. İttifak olarak dayanışma hâlinde, strateji ve taktik birliği içinde, en kritik kavşaklarda cesaretli davranarak, gerektiğinde riske girerek süreci bu günlere kazasız belasız getirdik.

Suriye’nin kuzeyindeki belirsizliğin ortadan kalkması ve tam entegrasyonun sağlanmasına paralel olarak inşallah sürecin yükü daha da hafifleyecek, belli başlı konularda çok daha seri yol alma imkânı doğacaktır. İlgili kurumlarımız sınırlarımızın ötesindeki gelişmeleri titizlikle takip ediyor. Tarihî bir sorumluluk üstlenen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz da nihai raporunu tamamlamak üzere. Komisyonda yer alan siyasi partilerin yapıcı katkılarıyla raporun tekemmül ettirileceğine inanıyorum.

Şurası bir gerçek ki raporun açıklanmasını müteakip siyaset kurumuna daha fazla görev ve sorumluluk düşecektir. Millî iradenin tecelligâhı olan Meclisimiz inşallah sürecin yeni aşamasında da vazifesini güvenle yapacaktır. Biz AK Parti olarak ilk günden beri olduğu gibi mesuliyet bilinciyle hareket edeceğiz; her zamankinden daha yapıcı, daha kuşatıcı olacağız. Ülkemizde sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları bulan bu sorunun kalıcı biçimde çözülmesi için gövdemizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğiz.

Elbette bu süreçte aziz şehitlerimizin, gazilerimizin ve hepsi birer metanet timsali olan şehit yakınlarımızın başı yere asla eğdirilmeyecek. Türkiye’nin terörsüz istikbali için en doğru olanı kararlılıkla yapacağız."

Kaynak: Haber Merkezi