Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yargı ve güvenlik bürokrasisinde gerçekleştirdiği kritik değişikliklerin ardından, Ankara kulislerinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in konumu tartışılmaya başlandı. Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in, İçişleri Bakanlığı’na ise Mustafa Çiftçi’nin getirilmesiyle eş zamanlı olarak, ekonomi politikalarına yönelik iktidar kanadından gelen eleştirilerin dozunun artması dikkat çekiyor.
Siyasi arenada dikkat çeken en somut çıkışlardan biri AK Partili Şamil Tayyar’dan geldi. Şimşek’in görev süresine ve enflasyon gerekçelerine atıfta bulunan Tayyar, ekonomi yönetimine yönelik, “Bu saatten sonra her bahane kabak tadı veriyor” ifadelerini kullanarak rahatsızlığını dile getirdi. Bu açıklama, Şimşek’e yönelik iktidar içi desteğin zayıfladığına dair iddiaları güçlendirdi.
Gürses: Hasar kontrolü yapana fatura kesiliyor
Ekonomi yazarı Uğur Gürses, sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, Bakan Şimşek’e karşı bir "yıpratma operasyonu" yürütüldüğünü iddia etti. Gürses, 2019’da "Yeni Ekonomik Model" (YEM) ile başlayan sürecin yarattığı mali tahribatın sorumluluğunun Şimşek’e yüklenmek istendiğini savunarak şunları kaydetti:
"Halkın geçinme koşulları ile yangın yerine dönen mali piyasa koşullarını kontrol altına alsın diye çağırdıkları Şimşek'e faturayı yükleme çabasına girişmişler. 'Şimşek programı' diye bir şey yok; sürekli olarak bir 'kanamayı kontrol' programı var. Hâlâ tüm tuşlara basmadıklarını düşünüyor olmalılar."
Ekonomi politikalarında belirsizlik
Kulislerde konuşulan iddialar arasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevcut ekonomi programından duyduğu memnuniyetsizlik ve Şimşek’in görevden alınabileceği senaryoları ön plana çıkıyor. Piyasa uzmanları, bu tür siyasi gerilimlerin mali istikrar programı üzerindeki olası etkilerini yakından takip ediyor.





