PKK lideri Abdullah Öcalan’ın "27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın ikinci yıl dönümünde kamuoyuna açıklanan metni, siyaset bilimci Prof. Dr. Doğu Ergil tarafından değerlendirildi.
Söz konusu metin, 27 Şubat’ın yıl dönümünde düzenlenen basın toplantısında önce Türkçe, ardından Kürtçe olarak okundu. Kamuoyunda “İkinci 27 Şubat Manifestosu” olarak da yorumlanan açıklamada, Türkiye’de yürütülen “barış ve demokrasi süreci”ne ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

Metni yorumlayan Prof. Dr. Doğu Ergil, açıklamanın üç temel iddia üzerine kurulduğunu ifade etti. Ergil’e göre ilk iddia, silahlı mücadele döneminin kapandığı yönünde. İkinci olarak, demokratik çözümün Cumhuriyet’in mevcut yapısı içinde mümkün olduğu savunuluyor. Üçüncü temel vurgu ise geleceğin entegrasyon ve anayasal yurttaşlık anlayışı üzerine inşa edilmesi gerektiği yönünde.
Öcalan'ın Manifestosunun Stratejik Özü
— Dogu Ergil (@DoguErgildogu) February 27, 2026
Bu konuşma üç temel iddia üzerine kuruludur:
- Silahlı mücadele dönemi kapanmıştır.
-Cumhuriyet içinde demokratik çözüm mümkündür.
-Gelecek, entegrasyon ve anayasal yurttaşlıktadır. Bu, tarihsel olarak ayrışmacı bir söylemden…
Ergil, bu yaklaşımın tarihsel olarak ayrışmacı bir söylemden bütünleştirici bir dile geçiş anlamına geldiğini belirtti. Anayasal yurttaşlık kavramının, kimlik temelli değil hukuk temelli bir birliktelik modelini ifade ettiğini kaydeden Ergil, devletin tek bir kimliği temsil etmediği; farklı kimliklerin özgürlüğünü güvence altına alan bir yapı olması gerektiğinin vurgulandığını aktardı.
Madde madde değerlendirme
Ergil, konuya ilişkin bir diğer değerlendirmesinde ise gündem maddeleriyle söz konusu açıklamanın ne anlamlara geldiğine ilişkin tespitlerde bulundu.
Ergil'in değerlendirmesi şu şekilde:
"Öcalan’ın Konuşmasının Kodları
1. Silahın Anlamsızlaşması Tezi
-
Şiddet, tarihsel bir araç olarak işlevini yitirmiştir.
-
Demokratik siyaset alanı açıldığında silah “negatif” bir araç hâline gelir.
-
Bu, taktik değil ilkesel bir yön değişimidir.
2. Negatif İsyan → Pozitif İnşa Geçişi
-
“Negatif aşama”: İnkâr, (karşılığında) isyan, çatışma, silahlı mücadele dönemi sona ermiştir.
-
“Pozitif aşama”: Hukuk, müzakere, entegrasyon ve demokratik toplum inşası dönemi başlamıştır.
-
Öcalan’ın bildirisinin dili, devrimci bir kopuş değil dönüşüm vurgusu taşımaktadır.
3. Cumhuriyetle Zihinsel Barış
-
Cumhuriyet’e karşı konumlanma değil, Cumhuriyet’in demokratikleştirilmesi talebi dile getirilmektedir.
-
“Cumhuriyetle zihnen barışma” ifadesi, tarihsel bir kopuştan ziyade yeniden yorumlama iddiası taşır.
-
Kurucu metinlere atıf, meşruiyet üretme stratejisidir.
4. Türk–Kürt Diyalektiği
-
“Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz” ifadesi karşılıklı varoluş tezidir.
-
Ayrışma değil, tarihsel iç içelik vurgulanmaktadır.
-
Bu yaklaşım, etnik milliyetçiliği yumuşatan bir üst anlatı kurmaktadır.
5. Demokratik Cumhuriyet Talebi
-
Üniter yapının reddi söz konusu değildir.
-
Devletin bütünlüğü korunurken, kimlik dayatması reddedilmektedir.
-
“Demokratik entegrasyon” anayasal bir dönüşüm çağrısıdır.
6. Anayasal Vatandaşlık Modeli
-
Aidiyetin etnik veya dinsel olarak tanımlanmış bir millete değil, devlete bağlanması savunulmaktadır.
-
Din, dil ve milliyet dayatması reddedilmektedir.
-
Kimliklerin özgürce ifade ve örgütlenme hakkının güvence altına alınması önerilmektedir.
-
Bu yaklaşım, klasik etnik milliyetçilikten ziyade sivil vatandaşlık modeline yakındır.
7. Hukuk Temelli Çözüm
-
Sorunun temelinde “demokratik hukukun yokluğu” tespiti yapılmaktadır.
-
Çözüm, silah değil anayasal ve hukuksal mimari reformunda görülmektedir.
-
“Barış yasaları” ifadesi, geçiş dönemi hukuku gerekliliğine işaret etmektedir.
8. Toplum Merkezli İnşa
-
Amaç, devleti ele geçirmek değildir.
-
Amaç, toplumu dönüştürmektir.
-
Ezilen grupların örgütlü demokratik mücadelesi meşru kabul edilmektedir.
9. Siyasal Aktörlere Açık Teşekkür
-
Erdoğan, Bahçeli, Özel gibi aktörlere atıf; sürecin çok aktörlü meşruiyetine vurgu yapmaktadır.
-
Bu, tek taraflı bir çağrıdan ziyade karşılıklı bir “müzakere dili”dir.
10. Asimilasyonun Çifte Reddiyesi
-
Hem inkârcı asimilasyon
-
Hem tersinden ayrıştırmacı etnik kapanma reddedilmektedir.
11. Stratejik Yeniden Konumlanma
-
Silahlı mücadeleden siyasal mücadeleye geçiş savunulmaktadır.
-
Militan örgüt yapısından toplumsal zeminde demokratik örgütlenmeye geçiş önerilmektedir.
-
“Ulusal kurtuluş” retoriğinden demokratik entegrasyon retoriğine geçiş ilan edilmektedir.
12. Tarihsel Süreklilik İddiası
-
Son iki yüzyıllık kopuşa referans verilmekte, son yüzyılda bozulan tarihsel birlik hatırlatılmaktadır.
-
“Kardeşlik hukukunun yeniden tesisi” vurgulanmaktadır.
13. Pozitif Aşamanın Zorluğu
-
Silah bırakmanın kolay, demokratik inşanın zor ve uzun erimli olduğu hatırlatılmaktadır.
-
Devletin demokratik duyarlılığının kritik olduğu belirtilmektedir.
14. Entegrasyon Asimilasyon Değildir
-
Entegrasyon, eşit yurttaşlık temelinde olmalıdır.
-
Kültürel varlık korunarak siyasal bütünlük sağlanmalıdır.
-
Çoğulcu bir anayasal çerçevenin oluşturulması elzemdir; hukukî zemin güçlendirilmelidir.
15. Yeni Siyasal Paradigma Çağrısı
Bu metin bir “ateşkes bildirisi”nden çok bir paradigma değişimi çağrısıdır:
-
Şiddet dönemi kapanıyor.
-
Demokratik toplum hedefleniyor.
-
Hukuk merkezli bir barış mimarisi öneriliyor.
-
Kimlik çatışması yerine anayasal yurttaşlık özendiriliyor.
Sonuç: Metnin Stratejik Özü
Bu konuşma üç temel iddia üzerine kuruludur:
-
Silahlı mücadele dönemi kapanmıştır.
-
Cumhuriyet içinde demokratik çözüm mümkündür.
-
Gelecek, demokratik entegrasyon ve anayasal yurttaşlıktadır.
Öcalan’ın Konuşmasının Kodları
— Dogu Ergil (@DoguErgildogu) February 27, 2026
1. Silahın Anlamsızlaşması Tezi:
•Şiddet, tarihsel bir araç olarak işlevini yitirmiştir.
•Demokratik siyaset alanı açıldığında silah “negatif” bir araç hâline gelir.
•Bu, taktik değil ilkesel bir yön değişimidir.
⸻
2. Negatif İsyan → Pozitif…




