Diyarbakır Barosu Genel Sekreteri Baver Mızrak, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bir televizyon programında dile getirdiği "tutukluların avukatları aracılığıyla dışarıya not veya mektup göndermesini engelleyecek düzenleme" ifadelerine sert eleştiriler getirdi. Mızrak, bu hamlenin tutuklu siyasetçilerin kamuoyu ve parti örgütleriyle olan iletişimini kesmeye yönelik bir araç olduğunu öne sürdü.

Mızrak, Bakan Gürlek’in geçmişteki hakimlik ve başsavcılık görevlerinde Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu ve Ahmet Özer gibi isimlerin davalarında aldığı kritik rolleri hatırlatarak, düzenlemenin "politik yargılamaların bir devamı" olarak okunması gerektiğini savundu.

Mevzuat boşluğu mu, yasal hak mı?

Bakanlığın "mevzuat boşluğu" vurgusuna karşı çıkan Diyarbakır Barosu, mevcut kanunların avukat-müvekkil gizliliğini açıkça koruma altına aldığını belirtti. Mızrak, açıklamasında şu yasal maddelere dikkat çekti:

  • CMK Madde 154: "Şüpheli veya sanık, vekaletname aranmaksızın müdafi ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir. Bu kişilerin müdafi ile yazışmaları denetime tabi tutulamaz."

  • 5275 Sayılı Kanun Madde 114: "Tutuklunun müdafi ile olan haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz ve kısıtlamalar konulamaz."

"Savunma hakkının özüne dokunuluyor"

Baro, yapılacak bir kısıtlamanın yalnızca siyasi değil, hukuki açıdan da ağır ihlallere yol açacağını vurguladı. Açıklamada, avukat-müvekkil arasındaki iletişimin gizliliğinin "Adil Yargılanma Hakkı" ve "Masumiyet Karinesi" ile doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi.

Ankara Barosu'ndan Akın Gürlek'e tepki: ‘İletişim hakkı kısıtlanamaz’
Ankara Barosu'ndan Akın Gürlek'e tepki: ‘İletişim hakkı kısıtlanamaz’
İçeriği Görüntüle

"Avukat, yargının kurucu unsurudur. Bu iletişimin denetlenmesi, avukatın mesleğini yapamaz hale gelmesine ve savunmanın etkisiz kılınmasına neden olur. Bu durum, Anayasa'nın 22. maddesindeki haberleşme hürriyeti ve 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği hakkının da açık bir ihlalidir."

Uluslararası hukuk ve baroların rolü

AİHM kararlarına atıfta bulunan Diyarbakır Barosu, avukat-müvekkil gizliliğinin demokratik bir hukuk devletinin olmazsa olmazı olduğunu hatırlattı. Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca hukukun üstünlüğünü koruma görevleri olduğunu belirten Baro yönetimi, savunma hakkına yönelik her türlü kısıtlama girişimine karşı hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini beyan etti.

Kaynak: Haber Merkezi