Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda 17 Haziran itibarıyla kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu hakkında resmi bir bildiri yayımladı. Açıklamada, kabul edilen raporun gerçeği yansıtmayan iddialar ve yanlış bilgiler üzerine inşa edildiği, Türkiye karşıtı bazı çevrelerin siyasi ajandasına hizmet ettiği savunuldu.
Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, raporun zamanlamasına ve içeriğine dikkat çekilerek şu değerlendirmelere yer verildi:
"Bazı AP üyelerinin ideolojik ezberlerini yansıtacak şekilde kasıtlı bir siyasi gündem çerçevesinde hazırlandığı görülen raporun, Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik öneminin giderek arttığı bir dönemde, mevcut olumlu gündemi gölgelemeyi amaçladığı açıktır. Terör örgütlerine ve Türkiye karşıtı çevrelere zemin sağlayan bu yaklaşım, AP'nin Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine yönelik stratejik bir vizyon ortaya koymaktan ne denli uzak olduğunu bir kez daha göstermektedir."
"Türk yargısı hiçbir dış aktörün müdahalesine açık değildir"
Avrupa Parlamentosu'nun raporunda yer alan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'i konu alan ifadelere yönelik itirazlarını net bir dille ortaya koyan Dışişleri Bakanlığı, yargı bağımsızlığı ilkesinin altını çizdi. Açıklamada, devam eden hukuki süreçlerin uluslararası mekanizmalar tarafından çarpıtılmaya çalışıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülmekte olan hukuki süreçlerin çarpıtılarak, Sayın Adalet Bakanımızın mesnetsiz ithamlarla hedef alınmasını kesin bir dille reddediyoruz. Devletimizin egemenliğinin temel sacayaklarından biri olan Türk yargısı, hiçbir uluslararası kurumun, dış aktörün veya siyasi çevrenin müdahalesine açık değildir. Yargı süreçlerini siyasi saiklerle hedef alan ve yargı bağımsızlığı ilkesiyle de çelişen girişimlerin kabul edilmesi mümkün değildir."
Avrupa Parlamentosu'na yapıcı zemin çağrısı
Bildirinin son bölümünde, küresel ölçekte jeopolitik ve ekonomik sınamaların arttığı mevcut konjonktüre vurgu yapıldı. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne adaylık statüsü hatırlatılarak, AP'den ikili ilişkileri ortak çıkarlar doğrultusunda ve yapıcı bir zeminde ilerletmeye katkı sunacak bir yaklaşım benimsemesi talep edildi.




