İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ordu'nun Fatsa ilçesinde Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlediği mitingde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in partisinin ismini "Yeni Parti" olarak telaffuz etmesine değinen Dervişoğlu, bu durumu "dil sürçmesi değil, Allah söyletiyor" şeklinde yorumladı.
Özel'in, partisinin oylamalardaki tutumuna yönelik eleştirilerine yanıt veren Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Özgür Bey bugün bir konuşma yapıyor. 'Yeni Parti' diyeceğine dili sürçtü, 'İyi Parti' dedi. Sonra da benle onun hukukunu anlattı. Her görüşlerine katılmam. Bu görüşlerinden bir tanesi Yeni Parti'nin yarısının evet demesi, diğer yarısının da hayır demesi hâlidir. Bu da Özgür Bey'e bir cevap olsun. Madem bir de şeyi söylüyor, diyor ki, 'Biz İyi Parti'nin iki katına yakın hayır oyu verdik.' Hayır oyu vermek doğru bir şeyse sen niye evet oyu verdin? Zorla mı... Hem verdiğin hayır oylarıyla övünüyorsun hem de evet oyu veriyorsun."
Fatsa'nın sorunları ve yerel talepler
Memleketi Fatsa'da esnaf ziyaretleri gerçekleştiren ve ardından halka hitap eden Dervişoğlu, bölgenin çözüm bekleyen ekonomik ve yapısal sorunlarına dikkati çekti. Fındık üreticilerinin yaşadığı taban fiyat ve kota sorunlarını çözeceklerini belirten Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fatsa için verdiği çevre yolu sözünün tutulmadığını ifade etti.
Bölgedeki maden sahaları sorununa da değinen Dervişoğlu, Ordu'nun yüzde 74'ünün ve Giresun'un yüzde 82'sinin maden sahası ilan edilmesinin garabet olduğunu belirtti. Madencilik faaliyetlerine topyekün karşı olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, ülkeye istihdam sağlayacak uygun projelerin destekleneceğini ancak bir şehrin yüzde 74'ünün tek imza ile maden sahasına çevrilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
"Milletin vicdanından çıkan ses provokatörlük olamaz"
"Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik eleştirilerini de sürdüren Dervişoğlu, sürece karşı çıkanların provokatörlükle suçlanmasına tepki gösterdi. Asıl provokatörlüğün İmralı'daki isim için statü aramak olduğunu savunan Dervişoğlu, şunları kaydetti:
"Diyorlar ki bu projeye karşı konuşanlar provokatördür. 'Bu süreci baltalamaya çalışıyorlar demektir' deyip maksadı aşan ifadelerde bulunuyorlar. İmralı’daki canibaşı için eğer bir provokatör aranıyorsa, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelsin, bu kürsüden konuşsun, örgütünü feshettiğini açıklasın, umut hakkından da yararlansın' demektir provokatörlük. Abdullah Öcalan denen caniye statü aramaktır provokatörlük. İmralı’ya gidip Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile o caniyi eşitlemektir provokatörlük. Milletin vicdanından çıkan ses provokatörlük olamaz."
Dervişoğlu, mücadelelerinin sağ-sol meselesi değil, doğrudan cumhuriyetin ve ülkenin geleceğinin savunulması olduğunu sözlerine ekledi.




