Partisinin TBMM’de düzenlediği grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan için kullandığı “Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?” sözlerine sert tepki gösterdi. Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?” diyerek, terörist dostuna statü aramaktadır” ifadelerini kullandı.

Ahmet Özer'den Bahçeli'nin 'Ahmetler makamına oturmalı' sözlerine teşekkür
Ahmet Özer'den Bahçeli'nin 'Ahmetler makamına oturmalı' sözlerine teşekkür
İçeriği Görüntüle

“Statü; devletler için olur”

Dervişoğlu grup toplantısında şunları söyledi;

“İşin geldiği noktaya bir bakar mısınız? Sayın Bahçeli, “Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?” diyerek, terörist dostuna statü aramaktadır. Türk siyasetinin en büyük zaaflarından biri kavramları kaybetmesi, bilerek yok etmesidir. Bugün gelinen noktada, Bahçeli’nin açıklamaları üzerinden yeniden ısıtılan “İmralı’nın statüsü” tartışması, sadece bir hukuk meselesi değil; bir egemenlik sorunudur. Ve bu tartışma masum değildir. İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bulunan, üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir cezaevidir. Nokta. Statü; devletler için olur, statü kavramını İmralı ile yan yana getirmek, siyasi bir operasyon dilidir. Bu dil, geçmişte “çözüm süreci” adı altında denendi, sonuçlarını bu millet kanıyla ödedi. Yine “Kurucu Önder” ifadesi; dil Sürçmesi değil, bir zihniyet beyanıdır. Bir terör örgütünün elebaşını, ima yoluyla dahi olsa “kurucu”, “önder”, “merkez” gibi kavramlarla anmak; devletin kurucu iradesine hakarettir. Şehitlere ihanettir. Hukuka karşı işlenmiş bir suçtur. Abdullah Öcalan, Türk hukukuna göre ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüdür. Ne siyasal özne olabilir, ne müzakere tarafı, ne de sembolik bir adres. Onu “İmralı” kelimesiyle birlikte siyasal bir kategoriye taşımak, terörü mekânlaştırmak, mekânı da meşrulaştırmaktır.”

Ne olmuştu?

Bahçeli Partisinin grup toplantısında şunları söylemişti;

“Madem 27 Şubat çağrısı barışçıl arayışları destekleyen ve teşvik eden demokratik bir eşiktir; o halde bundan sonrasında planlanan atılımların, yapılacak düzenlemelerin gerçekleşmesi için PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır. Bunun çözümü nasıl olacaktır? ‘Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır? Samimiyetle bu tartışmanın yapılarak makul, akla ve vicdana müzahir sonucuna kısa sürede ulaşılmalıdır.”

Muhabir: Ömer Taşkaldıran