Selahattin Demirtaş, geçtiğimiz günlerde QAD Barış Araştırmaları Derneği için "Az Kaldı!" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazısında, Türkiye’nin içinde bulunduğu “Terörsüz Türkiye” süreci ve ülkenin politik gündemine dair değerlendirmelerini aktaran Demirtaş, süreç için somut adımlar atılması yönünde önerilerde bulunurken mutlak butlan kararı gibi konulara da eleştiri getirdi.
"Özgürlüğü, çözümün gerektirdiği doğrultuda sağlayacağız anlamında bir çağrı"
Demirtaş’ın “aktif siyasete geri dönüş” olarak değerlendirilen yazısını Sözcü TV’de Özlem Gürses ve Barış Terkoğlu’na değerlendiren Tayip Temel, “Az Kaldı” başlıklı yazı için “tahliye bekliyoruz” diyerek şunları söyledi:
"Biz bir tahliye bekliyoruz. Bunu açık söylemekte fayda var. Bizim açımızdan sürecin en önemli iyi niyet adımı, haksız hukuksuz bir şekilde atılmış adımların düzeltilmesi meselesidir. Bu anlamda Kobani meselesiyle içeride olan Sayın Demirtaş’ın, Sayın Yüksekdağ’ın ve diğer arkadaşlarımızın tahliyesini bekliyoruz. Az kaldıdan kasıt biraz da budur. Az kaldı, evet, buluşacağız. Özgürlüğü, çözümün gerektirdiği doğrultuda sağlayacağız anlamında bir çağrı.”
"Kök hücre dediğimiz mesele, Kürt meselesi Türkiye’de buna dönüştürülmüş"
CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı üzerinden Kürt illerindeki kayyımlarla arasında “kök hücre” benzetmesi kuran Temel şöyle konuştu:
“CHP de İstanbul ve birçok belediyede kayyım meselesiyle karşı karşıya. Kayyım meselesi bizim açımızdan iyi niyet meselesidir. Biz DEM Parti olarak ilkesel olarak bütün müdahalelerin karşısındayız. Şiddetin tümden Türkiye’nin gündeminden çıkarılması süreci, güven verici adımların atılmasını gerektiriyor. Mesela demokratik olmayan yasaların geri çekilmesi gerekiyor. Kök hücre dediğimiz mesele, Kürt meselesi Türkiye’de buna dönüştürülmüş. Oraya yönelik her antidemokratik uygulama ülkeye yayılıyor. Oradaki herhangi bir olumlu adım da Türkiye’ye demokrasi olarak yansımalı. Tersi bu sürecin ruhuna aykırıdır. Dolayısıyla biz Demirtaş’ın değerlendirmelerini bu çerçevede ele alıyoruz.”




