Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde "TİM 33. Genel Kurulu ve İhracat Şampiyonları Ödül Töreni"nde konuştu.
Türkiye ekonomisine dair önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, “2025 yılında yüzde 3,6'lık büyüme ve 2026 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 2,5 oranında büyüme kaydettik ve kesintisiz büyüme performansımız son 23 çeyreğe taşındı” dedi.
“Yakaladığımız ivme 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor”
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
Türkiye'nin karşılaştığı çeşitli güçlüklere rağmen nereden nereye geldiğini; dünyayı takip eden, ufku ve gözleri açık herkes görebiliyor. Bunların gölgesinde, 2025 yılında yüzde 3,6'lık büyüme ve 2026 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 2,5 oranında büyüme kaydettik ve kesintisiz büyüme performansımız son 23 çeyreğe taşındı. Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız, artık milli motivasyon kaynağımız haline gelmiş durumda.
2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan, geçen yıl 122,6 milyar dolara çıktı. Küresel mal ihracatındaki payımız ve ihracatta yakaladığımız ivme, hamdolsun 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor.
“Savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu”
Mayıs ayında tatil etkisi ile dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama oldu; ama 22 Mayıs tarihinde günlük ihracatta 2,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek değerine ulaşıldı. Tabii Türkiye'nin ihracatındaki artış sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyük bir gelişim gösteriyor. 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükselmiş; orta-yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız ise 114,4 milyar doları bulmuştur.
Şu rakamlara özellikle dikkatinizi çekmek isterim: Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı, ocak-mayıs döneminde %29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayi ihracatından, bugün aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik. Yani, bir yılda yaptığımız ihracatı hamdolsun artık bir haftada yapıyoruz. Bu rakamlar, Türkiye'nin teknoloji yoğun ürünlere olan yöneliminin bir sonucu olarak ağzını hedefliyoruz.
Bir diğer gündemimiz, ihracatımızı ülke sathına yaymaktır; bunda da hamdolsun önemli ilerlemeler kaydettik. Ocak-mayıs döneminde 21 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı. Daha fazla ilimizi ihracatta pay sahibi kılmak için çalışmalarımız sürüyor.
Şunu bir defa herkesin bilmesini temenni ederim: Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracattaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır. Elbette buralarda durmayacağız, mevcutla yetinmeyeceğiz. Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek; ihracatımızı, yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkanlar geliştirerek; artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikayesini daha da ileriye taşıyacağız inşallah. Bunu da 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte başaracağız.
Limanlarımızdan kalkan gemiler, sınırlarımızdan çıkan kargo uçakları iş insanlarımız için çalışsın diye üzerimize düşeni yapıyoruz. İhracatımız için yeri geldi kendi bürokrasimizi hızlandırdık, yeri geldi diğer ülkelerle müzakere ederek engelleri kaldırdık. Ne zaman bir devlet ve hükümet başkanı ile bir araya gelsem notlarımda ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın talepleri hep üst sıralarda. Konunun muhatap kılınması ve çözüm iradesinin ticaret yollarına yansıması için de arkadaşlarımı gönderdim; daha sonra da bir şekilde yaparım, şekilde yaparım diyelim.
“Uzak ülkelere ihracatımızı 2028 yılına kadar 50 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz”
Bizim bu tutumumuzu bildikleri için iş imkanlarımıza kapılarını açmış Türk iş dünyasını bağlarına; serbest ticaret anlaşmalarından tercihli ticaret anlaşmalarına, yatırımların karşılıklı teşvikinden çifte vergilendirmenin önlenmesine kadar sizleri teşvik edecek her türlü hukuki altyapıyı kurduk, kuruyoruz. Özellikle uzak ülkelere ihracatımızı 2028 yılına kadar 50 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz. Bir potansiyel barındıran İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmak için çalışıyorum.
Diğer tarafta taşımayı kolaylaştırmak için dijitalleşmenin tüm imkanlarını kullanarak gümrük süreçlerimizi sürekli hızlandırıyoruz. Ayrıca finansman araçlarının çeşitlendirilmesi ve erişilebilirliğinin artırılması için önemli adımlar atıyor; Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi eliyle ihracat menzilimizi genişleyecek destekleri kesintisiz sağlıyoruz. Eximbank sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracaktır.
“MB’nin kullandırdığı reeskont kredileri son bir yılda 1 trilyon 300 milyar lira oldu”
Öte yandan, faaliyetlerine yakın zamanda başlayan Türk Ticaret Bankası 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar lira finansman desteği verdi. İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi ise 2025 yılı sonu itibarıyla ihracatçılarımızın 228 milyar liralık kredisine 200 milyar lira değerinde kefalet sağladı. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri son bir yılda 1 trilyon 300 milyar lira oldu.
Öte yandan, başta Avrupa pazarı olmak üzere küresel pazarların içinde bulunduğu olumsuz atmosfer sebebiyle yaşanan zorlukların farkındayız. Özellikle bu güçlükleri aşmanıza yardımcı olmak gayesiyle ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği sunuyor, üretim ve rekabet güçlerini destekliyor; bu vesileyle sevindirici bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum: Biliyorsunuz, daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmiştik. Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu rakamı 5 milyar liraya çıkarıyoruz. Bir diğer ifadeyle; üç yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz. Tüm ihracat ailemize hayırlı olmasını diliyorum.
Değerli arkadaşlar; bölgemizdeki her türlü siyasi, ekonomik, sosyal gerilim elbette bizi de etkiliyor, etkileyecektir. Ancak Türkiye; dünün kendi içine kapanık Türkiye'si de değildir. Artık her alanda dünya ile bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye var. Küresel krizlerle her yüzleşmemizi siyasi ve ekonomik kazanımlara dönüştürecek bir yaklaşımla hareket ederek; ihracatçılarımızla birlikte yeni fırsatlara, yeni ve yeni kıtalara doğru ilerleyeceğimiz bir döneme giriyoruz. Devlet-özel sektör el ele vererek inşallah bu yeni dönemde ülkemizin ihracat çıtasını çok daha yükseklere çıkaracağız.




