Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 72'nci defa icra edilen kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulunuyor.
Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
Şehitlerimizin emanetlerine gözümüz gibi bakmaya, hayatlarını kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Şehit ve gazilerimizin haklarını ödeyemeyiz. Tahriklere kapılmayarak metanetlerini ve asil duruşlarını bozmayan tüm şehit ailelerinden Allah razı olsun.
16. kez BM Genel Kurulu'na hitap ettim. Daha adil, temsil gücü yüksek, güven ve refahın hakim olduğu yeni bir düzenin reçetesini paylaştık. Çevremizde yaşanan savaş ve çatışmaların çözümüne ilişkin kanaatlerimizi dile getirdik. İsrail'in devlet terörü gündemimizin en üst sırasındaydı.
Filistin Devlet Başkanı Abbas maalesef genel kurulda hitap edemedi. Kelimeleri kan kokan savaş suçluları yalanlarını sıralamak için BM kürsüsünde kendine yer bulurken, Sayın Abbas'ın orada olamaması insanlık adına utanç verici bir durumdur.
Biz orada Filistinli masumla, Lübnanlı mazlumlar adına da konuştuk. İnsanlığa karşı suç işleyenler, Lübnan'dan Suriye'ye kan dökenler hukuk önünde hesap verene kadar hakikati söylemeye devam edeceğiz.
Bugün geçmişe kıyasla daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti var.
Bundan 5 sene önce ülkemize kazandırdığımız BM'nin tam karşısındaki Türkevi diplomasinin kalbinin attığı bir merkez oldu. Birçok devlet ve hükümet başkanını misafit ettik. 17 devlet ve hükümet başkanı ile ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Sayın Trump'ın davetiyle Körfez İşbirliği Teşkilatı - ABD toplantısına katılarak düşüncelerimizi paylaştık.
17 Eylül'den beri gündemde olan fon konusunu etraflıca değerlendirdik. Adalet ve Hazine Maliye bakanlarımız kapsamlı bir sunum yaptılar.
İster piyasa manipülasyonu ile ister borsa oyunları ile ister belediyelerde yaşandığı gibi apacık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, malına, hukukuna el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın. Kimse bizi milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan meydan dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz onlara benzemeyiz. Bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Biz ne hak yeriz ne de vatandaşımızın hakkının yenilmesine göz yummayız. Başkaları gibi hak yiyenleri savunmayız. Aramızdaki fark budur.
Söz konusu 86 milyonun ekonımik güvenliği, refahı ise bunda en küçük bir tereddüt göstermeyiz.




