Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 10. TRT World Forum'un açılışında konuştu. Uluslararası sistemin mevcut sorunlara çözüm üretmekte yetersiz kaldığını savunan Erdoğan, Gazze'deki gelişmelerden basın özgürlüğüne, Türkiye'nin dış politikasından TRT'nin yayıncılık faaliyetlerine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu.

Bu yıl "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla gerçekleştirilen forum, 6-7 Kasım tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenleniyor. Etkinlikte farklı ülkelerden siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler ve sivil toplum temsilcileri bir araya geliyor.

Erdoğan'ın konuşması şöyle:

"Kural temelli sistem çok ciddi manada aşındı"

Doğu TRT World Forum'un kıymetli katılımcıları, akademi, medya ve sivil toplum camiamızın değerli mensupları, saygıdeğer misafirler, hanımefendiler ve beyefendiler;

Sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Bu sene onuncusunu düzenlediğimiz TRT World Forum'un açılışında sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum.

Dünyanın farklı köşelerinden foruma teşrif eden tüm misafirlerimize Türkiye'ye ve İstanbul'a hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. İki gün boyunca önemli konuların ele alınacağı, geniş bir yelpazede güncel ve kritik meselelerin tartışılacağı forumun ülkelerimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Enerjiden ekonomiye, yapay zekâdan ulaştırmaya, bölgesel krizlerden küresel sorunlara pek çok başlığın istişare edileceği bu platforma değerli fikirleriyle katkı sunacak herkese şimdiden teşekkür ediyorum.

Türkiye'nin marka organizasyonlarından biri hâline gelen TRT World Forum'u bu yıl da başarıyla tertipleyerek bizleri bir araya getiren TRT yönetimine tebriklerimi ve şükranlarımı iletiyorum.

TRT, gerek konvansiyonel medyada gerekse dijital alanda ilkeli ve sorumlu yayıncılık anlayışıyla çizgisini hiç bozmadan tam 62 senedir istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Doğru ve tarafsız habercilik politikasıyla, insan ve hakikat odaklı yaklaşımıyla, nezih ve kaliteli yapımlarıyla TRT'nin sesi dünyanın dört bir ucuna ulaşıyor.

2017'den bu yana düzenlenen TRT World Forum ise bu sesin farklı diller, renkler ve düşünme biçimleriyle daha da zenginleştiği, küresel ölçekte takip ve takdir edilen bir platform olma özelliği taşıyor.

Yolcular telefonun ahizesini 'Atatürk' için kaldırdı
Yolcular telefonun ahizesini 'Atatürk' için kaldırdı
İçeriği Görüntüle

Bu sene gerçekleştirilecek oturum ve yuvarlak masa toplantılarında 43 ülkeden 150'ye yakın konuşmacının verimli ve kuşatıcı değerlendirmeler yapacağını belirten Erdoğan, forumdan çıkacak mesajların dünya genelinde barışa ve istikrara katkı sağlamasını temenni etti.

Uluslararası sistemin içinde bulunduğu duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Şunu öncelikle ifade etmekte fayda görüyorum: Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz. Küresel yönetim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor.

Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğmadığı yapısal bir krizi hep beraber tecrübe ediyoruz."

Erdoğan, bu yılki forumun "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" başlığıyla düzenlenmesini isabetli bulduğunu ifade ederek mevcut uluslararası sistemin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gazze'deki can kaybı ve insani kriz gündeminde

Uluslararası sistemin mevcut sorunlara çözüm üretemediğini savunan Erdoğan, dünyanın farklı bölgelerinde savaş, çatışma, açlık ve yoksulluk nedeniyle milyonlarca insanın yaşam mücadelesi verdiğini belirtti.

Gazze'deki gelişmelere değinen Erdoğan, Ekim 2023'ten bu yana çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 75 bin kişinin hayatını kaybettiğini, 176 bin kişinin yaralandığını öne sürdü. Bu rakamların Srebrenitsa Soykırımı'ndaki can kaybıyla karşılaştırılabilecek düzeyde olduğunu savunan Erdoğan, son bir yılda da 1.500 kişinin hayatını kaybettiğini ve 5.500'e yakın Filistinlinin yaralandığını iddia etti.

Gazze'deki insani koşullara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, hastanelerde yakıt ve ekipman sıkıntısı yaşandığını, insani yardım girişlerinin engellendiğini ve iki milyonu aşkın sivilin zor şartlarda yaşamaya çalıştığını söyledi.

Batı Şeria'daki gelişmelere de değinen Erdoğan, Filistinlilerin yaşadıkları topraklardan göç ettirilmesinin amaçlandığını öne sürdü. Erdoğan, uluslararası bir heyetin Batı Şeria'ya girişine izin verilmediğini, ABD merkezli bir gazetenin foto muhabirinin de bölgedeki yerleşimci gruplar tarafından darbedilerek ağır yaralandığını ifade etti.

"Bu zulüm bölgemizin tamamında öfkeyi ve nefreti körüklüyor"

Gazze'deki saldırılara ilişkin uluslararası toplumun tutumunu eleştiren Erdoğan, sivillerin yaşadığı alanların hedef alınmasını ve insanların göçe zorlanmasını hiçbir gerekçenin meşrulaştıramayacağını söyledi.

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Hepimiz biliyoruz ki ne bu cinnet hâlinin ne de bu cinnet hâli karşısında sergilenen acizliğin hiçbir haklı sebebi yoktur ve olamaz. Ortada, Müslüman, Hristiyan veya Musevi fark etmeksizin vicdan taşıyan herkesin itiraz etmesi gereken apaçık bir zulüm vardır ve bu zulüm bölgemizin tamamında öfkeyi ve nefreti körüklemektedir."

Uluslararası kuruluşların Gazze'deki gelişmeler karşısında yeterli adım atmadığını savunan Erdoğan, daha önce Ruanda ve Srebrenitsa'da yaşananlarla benzer bir tablonun ortaya çıktığını ileri sürdü.

Türkiye'nin de imzalanmasına katkı verdiğini belirttiği Gazze Barış Anlaşması'nın uygulanmadığını ifade eden Erdoğan, uluslararası ilişkilerde ahde vefa ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Basın özgürlüğü raporlarına çifte standart eleştirisi

Gazze'deki saldırılar sırasında 270'in üzerinde basın mensubunun hayatını kaybettiğini öne süren Erdoğan, gazetecilerin çoğunun işgal güçleri tarafından hedef gözetilerek öldürüldüğünü iddia etti.

Bazı uluslararası kuruluşların basın özgürlüğü raporlarında İsrail'e yönelik değerlendirmelerde çifte standart uygulandığını savunan Erdoğan, Türkiye'ye yönelik eleştirilerde daha farklı bir yaklaşım sergilendiğini söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye söz konusu olduğunda aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kâğıttan kaplana dönüşüyor. Kimse alınmasın ama bu çifte standardın en bayağı hâlidir. En az Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kadar kendini basın özgürlüğü konusunda otorite sayan bu kuruluşların da güvenilirliği sorgulanmalıdır."

Basın özgürlüğünün siyasi amaçlarla kullanılmasını kabul etmediklerini belirten Erdoğan, Türkiye'nin ilkeli duruşu nedeniyle hedef gösterildiğini savundu.

"Algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğiz"

Türkiye'nin dış politikadaki tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, daha adil ve özgür bir dünya düzeninin kurulması için Türkiye'nin çaba gösterdiğini söyledi.

Filistin, Yemen, Sudan ve Ukrayna başta olmak üzere farklı bölgelerdeki savaşların ve krizlerin barışçıl yollarla çözülmesi için çalıştıklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye'ye yönelik olduğunu belirttiği kampanyalar karşısında geri adım atmayacaklarını dile getirdi.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Birileri rahatsız olsa da birileri kirli kampanyalarla şahsımızı ve ülkemizi yolundan çevirmeye çalışsa da bundan asla geri adım atmayacağız. Ne pahasına olursa olsun doğru bildiklerimizi cesaretle dillendirmeye, çözüm önerilerimizi açık yüreklilikle paylaşmaya, hakkı ve hakikati kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz."

TRT'nin uluslararası yayıncılık faaliyetlerine dikkat çekti

Konuşmasında merhum yazar Ayşe Şasa'nın hakikat yolculuğuna ilişkin sözlerine de yer veren Erdoğan, anlamlı ve onurlu bir hikâye bırakabilmek için hakikatin güçlü bir şekilde anlatılması gerektiğini söyledi.

Barışın, adaletin ve insan onurunun savunulmasının cesaret ve kararlılık gerektirdiğini belirten Erdoğan, mazlum ve mağdurların sesinin dünyaya duyurulmasında medyanın önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.

TRT'nin bu alanda yürüttüğü çalışmalara değinen Erdoğan, kurumun savaş ve kriz bölgelerinde yaşananları kayıt altına aldığını belirtti.

TRT'nin yayın ağına ilişkin bilgiler de paylaşan Erdoğan, kurumun 18 televizyon ve 17 radyo kanalı, dijital uygulamaları, ortak yapım sinema filmleri, belgeselleri ve 41 dil ve lehçedeki radyo ve internet yayınlarıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü kaydetti.

TRT çalışanlarını tebrik eden Erdoğan, kurumun yalnızca Türkiye'deki milyonlarca insanın değil, Türkiye'ye ilgi duyan farklı ülkelerdeki insanların da takip ettiği bir yayın kuruluşu olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda TRT World Forum'un onuncu yılının hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, katılımcılara teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi