CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon oranlarının toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkilediğini belirterek, bu verilerin tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini ifade etti. Uzun, resmi enflasyon ile günlük hayatta hissedilen fiyat artışları arasındaki makasın artık görmezden gelinemeyecek boyuta ulaştığını vurguladı.
Enflasyon verilerinin sosyal devlet açısından belirleyici olduğu vurgulandı
Enflasyonun yalnızca teknik bir istatistik konusu olmadığını dile getiren Uzun, TÜİK tarafından açıklanan oranların işçi, memur ve emeklilerin maaş artışlarını, sosyal yardımları ve kira artışlarını doğrudan belirlediğini söyledi. Bu nedenle ölçümlerin doğruluğu ve şeffaflığının sosyal devlet ilkesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.
Hesaplama yöntemlerindeki değişikliklerin güven sorununa yol açtığı belirtildi
Son yıllarda TÜFE hesaplama yöntemleri, madde sepeti ve ağırlık yapısında yapılan değişikliklere ilişkin kamuoyuna yeterli açıklama yapılmadığını ifade eden Uzun, bu durumun ciddi bir güven sorunu yarattığını dile getirdi. Resmi enflasyon oranları ile pazarda, mutfakta ve barınma giderlerinde yaşanan fiili artışlar arasındaki farkın özellikle emekçiler ve emekliler açısından ağır bir alım gücü kaybına neden olduğunu söyledi.
Eksik ölçümün gelir dağılımı adaletini zedelediği ifade edildi
Araştırma önergesinde TÜİK’in veri üretim süreçlerinin denetlenebilirliği, kurumsal bağımsızlığı ve yönetim yapısına ilişkin soru işaretlerine dikkat çekildi. Uzun, enflasyonun eksik ölçülmesinin ücret artışlarını baskılayan yapısal bir sonuç doğurduğunu ve bunun gelir dağılımı adaletini doğrudan zedelediğini vurguladı.
Cumhur Uzun açıklamasını, “Enflasyon verilerinin güvenilirliğinin tartışmalı hale gelmesi, kamusal karar alma süreçlerinin meşruiyetini de tartışmalı hale getirir. Meclis denetimiyle bu verilerin hangi yöntemlerle üretildiğini, yapılan değişikliklerin sonuçlarını ve toplumsal etkilerini ortaya koymak zorundayız. Amacımız şeffaflığı sağlamak, hesap verebilirliği güçlendirmek ve emek gelirlerini korumaktır” sözleriyle tamamladı.





