Şekerli yiyecekler tüketen küçük çocukların, ileriki yaşamlarında beş büyük kanser türüne yakalanma riskinin daha yüksek olabileceği bir çalışma ile gözler önüne serildi...

Sürücüler dikkat! Türkiye’de en çok kaza yapılan yollar belli oldu
Sürücüler dikkat! Türkiye’de en çok kaza yapılan yollar belli oldu
İçeriği Görüntüle

Cambridge Üniversitesi'nde görevli bilim insanı Dr. Weilong Zhang, şeker kısıtlamalarının uygulandığı savaş zamanında doğan çocukların, kısıtlamalar kaldırıldıktan sonra doğanlara kıyasla karaciğer kanserine yakalanma olasılığının %69, bağırsak kanserine yakalanma olasılığının ise %40 daha düşük olduğunu buldu.

Ayrıca, daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip oldukları ve bunun da obezite gibi rahatsızlıklara karşı koruma sağlayabileceği ve biyolojik yaşlarının daha genç olabileceği belirtildi.

Cambridge Üniversitesi'nde ekonomi profesörü ve çalışmanın ortak yazarlarından olan Zhang, "Çocuklar iki yaşından önce ne yediklerini hatırlamayabilirler. Ancak daha sonraki sağlıkları, vücutları ve hatta tat tercihleri, bu çok erken yaşam deneyimlerinin izlerini taşıyabilir" dedi.

Çin Tarım Üniversitesi'nden bilim insanlarıyla birlikte Dr. Zhang, Eylül 1953'te sona eren karne uygulamasının öncesi ve sonrasında doğan 1951 ve 1956 yılları arasında doğan 64.000 İngiliz'den elde edilen verileri analiz etti.

Kısıtlamalar sırasında İngilizler günde yaklaşık 41 gram şeker tüketirken karne uygulamasından sonra tüketim iki katına çıkarak 80 grama ulaştı.

Bu durum, araştırmacıların nadir bir 'doğal deney' olarak adlandırdığı bir olaydı; çünkü sadece birkaç ay arayla doğan çocukların erken yaşlarında şeker tüketimleri çok farklı olabilirdi.

Dr. Zhang, Daily Mail'e verdiği demeçte, karne uygulamasının sona ermesinden sonra çocukların ne kadar şeker tükettiğini tam olarak ölçemediklerini ancak bunun öncesine göre 'önemli ölçüde daha fazla' olduğunu söyledi.

Araştırmacılar, organların ve bağışıklık sisteminin geliştiği ve besin tercihlerinin oluşmaya başladığı dönem olan gebelikten çocuğun ikinci doğum gününe kadar olan 1000 güne odaklandılar.

Bulguları Proceedings of the National Academy of Sciences isimli dergide yayınlanırken kısıtlama altında daha uzun süre geçirenlerin, on yıllar sonra meme, prostat, karaciğer, rektum ve akciğer kanseri riskinin daha düşük olduğunu ortaya koydu.

Karaciğer kanseri riski kısıtlama uygulanan grupta %69 daha düşük bulundu.

Çalışma, daha az şeker tüketenlerin, erkeklerde en yaygın görülen hastalık türü olan prostat kanseri riskinin de %52 daha düşük olduğunu buldu.

Araştırmacılar ayrıca, daha az şeker tüketen grupta akciğer kanseri riskinin %41 daha düşük olduğunu da buldu.

Rektum kanseri riski yüzde 40 daha düşüktü.

Yeni çalışmada meme kanseri oranının yüzde 36 daha düşük olduğu bulundu; bu, beş çalışma arasında en düşük oran olsa da, Dr. Zhang'ın 'yine de önemli' olarak nitelendirdiği bir sonuç.

Çalışma, daha az şeker tüketenlerin yaklaşık 2,2 yıl daha az biyolojik yaşlanma yaşadığını buldu. Bu, vücutlarının daha fazla şeker tüketenlere göre daha genç olduğu ve yaşla birlikte gelen hastalıklara karşı daha iyi korunabileceklerini gösteriyor.

Kaynak: Haber Merkezi