CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Kocaeli’nin Derince ilçesinde yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda açıklamalarda bulundu.
Yaşananların yalnızca bir aile trajedisi olmadığını savunan Kanko, olayın sosyal devlet anlayışının işleyişine ilişkin önemli soruları gündeme getirdiğini ifade etti.
“SMA’lı çocuğun babası yaşamına son verdi, devlet neredeydi?”
Konuşmasında olayın detaylarına değinen Kanko, ilgili kamu kurumlarının süreçteki rolünün araştırılması gerektiğini söyledi.
Kanko, “Geçtiğimiz günlerde seçim bölgem Kocaeli’nin Derince ilçesinde yaşanan acı olay, sadece bir aile dramı değil, sosyal devletin ağır bir çöküşünün göstergesidir. SMA hastası 12 yaşındaki evladının solunum cihazının fişini çekip ardından kendini asarak hayatına son veren bir babanın sizlere feryadı bu. Bu olay, Trump için özel havaalanı yapan iktidarın vicdanında yankı bulmuş mudur bilmiyorum ama sormak istiyorum: Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı neredeydi? Kurumlar sorumluluklarını yerine getirdiler mi? Bu aileye neden sahip çıkılmadı?” ifadelerini kullandı.
Hükümetin kaynak kullanımını da eleştiren Kanko, sağlık hizmetlerine erişimin yardım kampanyalarına bağlı olmaması gerektiğini savundu.
Kanko, “Milletin milyarlarca lirasını başka ülkelere hibe eden hükümet, kendi evlatlarının tedavisini neden karşılayamıyor? Bir çocuğun yaşama hakkı bağış kampanyalarına, ailelerin çaresizliğine terk edilemez. Sosyal devlet vatandaşı kaderine bırakmak değil, en zor anında yanında olmaktır” dedi.
“SMA’lı çocuklar ve aileleri yalnız değildir”
SMA hastalarının ve ailelerinin uzun süredir tedaviye erişim konusunda çeşitli zorluklar yaşadığını belirten Kanko, devletin temel görevinin vatandaşların yaşam hakkını güvence altına almak olduğunu söyledi.
İktidara çağrıda bulunan Kanko, kamu kaynaklarının öncelikli olarak çocukların sağlık hizmetlerine erişimi için kullanılması gerektiğini ifade ederek, “Bu ülkede hiçbir anne-baba, evladını yaşatabilmek için çaresizlik içinde yalnız bırakılmamalıdır” değerlendirmesinde bulundu.





