TBMM Genel Kurulu’nda kanun maddesi üzerine konuşan Kanko, millî parkların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını, sulak alanlar, göller, orman ekosistemleri, biyolojik çeşitlilik, endemik türler ve kültürel miras açısından Türkiye’nin en önemli değerleri olduğunu vurguladı. Kanko, kanun teklifinde doğayı koruyan herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını belirterek, özellikle kaçak avcılıkla mücadelede yaptırımların zayıflatıldığını söyledi.
Mevcut yasada kaçak avlananların avcılık belgeleri ömür boyu iptal edilirken, yeni düzenlemede bu yaptırımın sadece iki yılla sınırlandırıldığını ifade eden Kanko, “Bu doğa koruma değil, doğayı ticarete açmaktır” dedi.
“Sadece 2.051 dağ keçisi kaldı”
Kanko, Tunceli’de bir milletvekilinin av sırasında bir dağ keçisini öldürdüğünü hatırlatarak, bu hayvanların kutsal sayıldığını ve sayılarının yalnızca 2.051 civarında olduğunu belirtti. Ayrıca Türkiye’de yabancı av turizmi kapsamında kotalı av ihalelerinin düzenlendiğini, döviz kazanmak için yurt dışından gelen avcıların bu hayvanları vurduğunu söyledi.
“Böyle bir çevrecilik, böyle bir kanun olamaz. Nesli korunması gereken hayvanları para karşılığı avlatmak doğayı korumak değil, doğayı satmaktır” ifadelerini kullandı.
Kartepe ve Kandıra’daki çevre projelerine tepki
Kanko, Kocaeli’de çevreye tehdit oluşturan projelere de dikkat çekti. Kartepe’de kurulması planlanan ve günlük yaklaşık 1.000 tırın kömür taşıyacağı bir haddehane projesinin turizm, tarım ve hayvancılık alanlarını yok edeceğini belirtti.
Kandıra Akçakese’de yapılması planlanan çöp tesisine de tepki gösteren Kanko, tesisin su kaynakları, gıda üretim alanları ve köylülerin yaşam alanlarına yakın olduğunu, bölge halkının tüm itirazlarına rağmen projenin gündemde kaldığını ifade etti.
“Meclisin görevi doğayı korumaktır”
Konuşmasının sonunda Kanko, Millî Parklar Kanunu Teklifi’nin geri çekilmesi gerektiğini vurguladı:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görevi şirketlerin değil milletin hukukunu korumaktır. Doğayı, millî parkları, kıyıları ve ormanları korumak zorundayız. Para ve gösteriş uğruna doğanın talan edilmesine asla seyirci kalamayız.”


