CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 9 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın belediyelere yönelik ağır bir mali müdahale olduğunu savundu.

Kararla birlikte büyükşehir belediyesi sınırları içindeki genel aydınlatma giderleri için uygulanan kesinti oranının yüzde 20’den yüzde 60’a, diğer belediyelerde ise yüzde 10’dan yüzde 30’a çıkarıldığını belirten Kış, böylece belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından yapılan kesintilerin üç katına yükseltildiğini söyledi.

Düzenlemenin altyapısının 631 sıra sayılı Kanun Teklifi ile hazırlandığını hatırlatan Kış, teklifin görüşmeleri sırasında yaptıkları itirazların iktidar tarafından dikkate alınmadığını ileri sürdü.

Kış, “631 sıra sayılı Kanun Teklifi görüşülürken bu düzenlemenin nasıl bir mali yıkım yaratacağını açıkça anlattık. ‘Bu yetki belediyelerin boğazını sıkmak için kullanılacak.’ dedik. İktidar bildiğini okudu ve uyardığımız vahim tablo Resmî Gazete’de aynen gerçekleşti.” ifadelerini kullandı.

Kesinti artışının iki aşamada gerçekleştirildiğini savunan Kış, Cumhurbaşkanı’na tanınan yetkinin en yüksek seviyeden kullanıldığını belirtti.

Kış, “Önce kanundaki kesinti oranlarını üç katına çıkardılar. Ardından Cumhurbaşkanı, yeni oranları iki katına kadar artırma yetkisini hiç tereddüt etmeden tavandan kullandı. Sonuçta belediyelerin sırtındaki fiilî yükü üçe katladılar; yüzde 20’yi yüzde 60’a, yüzde 10’u yüzde 30’a çıkardılar.” dedi.

“Neden kademeli bir artış yapılmadı? Belediyelerin mali yapısı neden dikkate alınmadı? Neden doğrudan en ağır oran seçildi?” sorularını yönelten Kış, kararın siyasi bir nitelik taşıdığını öne sürdü.

“Bu kararın adı aydınlatma değil, siyasi cezalandırmadır”

Kararın enerji maliyetlerinin paylaşımına yönelik teknik bir düzenleme olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Kış, uygulamanın halkın oyuyla seçilmiş belediyeleri mali açıdan zor durumda bırakacağını ileri sürdü.

Kış, “Bu kararın adı aydınlatma giderlerinin paylaşılması değildir; halkın oyuyla seçilmiş belediyelerin siyasi olarak cezalandırılmasıdır. İktidar, 31 Mart’ta sandıkta kaybettiği belediyeleri hizmet üretemez hâle getirmek istiyor. Elektrik şirketlerinin alacağını garanti altına alırken faturayı belediyelere, asıl bedeli ise vatandaşa ödetiyor.” ifadelerini kullandı.

Yeni Parti'den bir vekil daha 'çerçeve yasaya' 'hayır' oyu vereceğini açıkladı
Yeni Parti'den bir vekil daha 'çerçeve yasaya' 'hayır' oyu vereceğini açıkladı
İçeriği Görüntüle

Kararın yayımlandığı tarihten önceki döneme yönelik uygulanmasına da tepki gösteren Kış, geriye dönük kesintilerin belediye bütçelerinde ciddi bir yük oluşturacağını söyledi.

Kış, “Kararı ağustos ayında çıkarıyor, 1 Ocak’tan itibaren geçerli sayıyorsunuz. Belediyelere sekiz aylık geriye dönük fatura çıkarıyorsunuz. Bu hukuk değildir, bütçe yönetimi değildir; bu, belediyelerin kasasına planlı bir baskındır.” dedi.

“Belediyeden kesilen her lira halkın sofrasından alınacak”

Kesintilerin belediyelerin sunduğu hizmetlere doğrudan yansıyacağını belirten Kış, belediye bütçelerinden yapılacak her kesintinin vatandaşın aldığı hizmetleri etkileyeceğini savundu.

Kış, “Belediyeden kesilen para Saray’ın parası değildir; milletin parasıdır. O para çocuğun kreşi, öğrencinin yurdu, emeklinin sosyal desteği, dar gelirlinin halk ekmeği, çiftçinin üretim desteğidir. Belediyelerin gelirine el koymak, doğrudan halkın ekmeğine ve hizmet hakkına el uzatmaktır.” ifadelerini kullandı.

“Sandıktan çıkmayan irade kararnameyle dayatılıyor”

Yerel seçimlerin ardından belediyeler üzerindeki mali ve idari baskının sistematik hâle geldiğini öne süren Kış, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Sandıkta kazanamadılar; borç baskısıyla, kredi engeliyle, gelir kesintisiyle ve müfettiş kuşatmasıyla belediyeleri teslim almaya çalışıyorlar. Milletin iradesini hazmedemeyenler, sandıktan çıkmayan iktidarlarını kararnameyle belediyelere dayatıyor.

Bu tasarruf değildir; yerel demokrasiye karşı yürütülen mali operasyondur. Bu karar, 31 Mart yenilgisinin halkın belediyelerinden alınmaya çalışılan intikamıdır. Sokakların aydınlatma bedelini belediyelere yükleyen Saray, Türkiye’nin demokrasisini karartmaktadır.”

Muhabir: Kadir Gürhan