DEM Parti, HDP Eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutuklanmasının 10. yıl dönümünde yayımladığı yazılı açıklamada, sürecin siyasi bir darbe olduğunu belirtti.
Partinin açıklamasında, AİHM kararlarının uygulanmadığına ve iktidarın rehine politikalarına karşı mücadelenin süreceğine dikkat çekildi.
DEM Parti’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu yoldaşlarımız, bundan 10 yıl önce siyasi bir darbe sonucu rehin alındı. Bu komplo ile milyonların iradesi yok sayıldı. Türkiye’nin taraf olduğu AİHM kararlarına rağmen bu kararlar uygulanmadı ve yoldaşlarımızın tutsaklığı devam ediyor. Kobanî Kumpas Davası adaletin de siyasi hesaplarla rehin tutulduğu bir dava olarak devam ediyor. İktidarın komplo, rehine politikası ve her türlü baskısına rağmen yoldaşlarımız dört duvar arasında bizler de dışarıda ilkelerimizden ve amaçlarımızdan vazgeçmeyerek mücadelemizi sürdürdük, sürdürmeye devam edeceğiz. Yoldaşlarımız başta olmak üzere adaletsizliğe ve hukuksuzluğa uğrayan tüm siyasi tutsaklar özgür oluncaya kadar mücadelemiz sürecek."
HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu yoldaşlarımız, bundan 10 yıl önce siyasi bir darbe sonucu rehin alındı. Bu komplo ile milyonların iradesi yok sayıldı. Türkiye’nin taraf olduğu AİHM kararlarına rağmen bu kararlar uygulanmadı ve yoldaşlarımızın tutsaklığı devam ediyor. Kobanî Kumpas Davası adaletin de siyasi hesaplarla rehin tutulduğu bir dava olarak devam ediyor. İktidarın komplo, rehine politikası ve her türlü baskısına rağmen yoldaşlarımız dört duvar arasında bizler de dışarıda ilkelerimizden ve amaçlarımızdan vazgeçmeyerek mücadelemizi sürdürdük, sürdürmeye devam edeceğiz. Yoldaşlarımız başta olmak üzere adaletsizliğe ve hukuksuzluğa uğrayan tüm siyasi tutsaklar özgür oluncaya kadar mücadelemiz sürecek.
— DEM Parti (@DEMGenelMerkezi) November 4, 2026
Geçen 10 yıllık süreçte neler oldu?
HDP'li milletvekillerine yönelik 4 Kasım 2016'da düzenlenen operasyonlarda, dönemin HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile birlikte çok sayıda siyasetçi gözaltına alınmış ve çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanmıştı. Operasyon kapsamında Demirtaş Edirne Cezaevi'ne, Yüksekdağ ise Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi'ne gönderilmişti.
HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıkları, TBMM'de Mayıs 2016'da yapılan oylama sonucu kaldırılmıştı. AK Parti ve MHP’nin uzlaşmasına CHP yönetimi de destek vermişti. O dönem CHP'de yer alan ve daha sonra Yeni Parti Genel Başkanlığı görevini yürüten Özgür Özel, dokunulmazlıkların kaldırılmasına verilen destek nedeniyle özür dilemişti. Kemal Kılıçdaroğlu ise o dönem alınan karardan pişman olmadıklarını belirterek, "Dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması gerekiyordu. Ancak iktidar milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutuklandı" değerlendirmesinde bulunmuştu.
AİHM kararları ve hukuki süreç
Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın başvuruları hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (AİHS) ihlal ettiğine hükmetmiş ve tahliye edilmeleri gerektiğini bildirmiştir. AİHM, Demirtaş hakkında 20 Kasım 2018, 22 Aralık 2020 ve 8 Temmuz 2025 tarihlerinde üç kez hak ihlali kararı vermiştir. 2018'deki karar üzerine dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizi bağlamaz. Karşı hamlemizi yapar, işi bitiririz" ifadelerini kullanmıştı.
Figen Yüksekdağ ve diğer tutuklu HDP'li siyasetçiler hakkında da AİHM tarafından 8 Kasım 2022’de verilen kararda ifade özgürlüğü, kişi özgürlüğü ve güvenliği ile serbest seçim hakkının ihlal edildiği tespit edilmişti. 3 Nisan 2023’te kesinleşen bu karar da uygulanmadı. Ayrıca 6 Haziran 2023’te AİHM, avukat-müvekkil görüşmelerinin izlenmesi nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiğine hükmederek iki isme de 5 bin 500’er euro tazminat ödenmesine karar vermişti. Anayasa’nın 90’ıncı maddesi ve AİHS’nin 46’ncı maddesi uyarınca AİHM kararlarının bağlayıcılığı bulunuyor.
10 yıldır cezaevinde tutulan Demirtaş hakkında hâlâ kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmuyor. Kamuoyunda 'Kobani Davası' olarak bilinen dosyada 15 Mayıs 2024 tarihinde Selahattin Demirtaş'a 42 yıl, Figen Yüksekdağ'a ise 30 yıl hapis cezası verilmişti. Kararın gerekçesi 1 yıl boyunca tebliğ edilmemiş, karar 2 yıldır istinaf tarafından da incelenmemiştir.
Cezaevinde ağır kayıplar
Cezaevinde geçen 10 yıllık süreçte her iki isim de ailelerinden önemli kayıplar yaşadı. Cezaevine girdiğinde 43 yaşında olan Demirtaş, 31 Aralık 2023'te babası Tahir Demirtaş'ı kaybetti.
Cezaevine girdiğinde 45 yaşında olan Figen Yüksekdağ'ın ise babası ve 3 kardeşi kendisi cezaevindeyken yaşamını yitirdi. Yüksekdağ'ın babası Mevlüt Yüksekdağ Ağustos 2021'de, abisi Hüseyin Refet Yüksekdağ 2024'te, kardeşi Saniye Yüksekdağ 2025'te ve diğer abisi Mehmet Cavit Yüksekdağ bu yıl hayatını kaybetti.




