CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara'da düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu toplantısının ardından kameraların karşısına geçti.

Toplantıda CHP iktidarında adalet sisteminde uygulanacak politikaların ele alındığını belirten Özel, "İktidar hukuk sistemimizi yerle bir ediyor" dedi.

Özel’in konuşması şöyle:

Cumhurbaşkanlığı aday ofisimize hoş geldiniz. Yürütme Kurulu toplantımızın ardından bir kez daha sizlerle birlikteyiz. Bugün gündemimizde yine devletin millete karşı yerine getirmediği sorumluluklar ve bunun yarattığı ağır mağduriyetler, buna yönelik de bizlerin somut çözüm önerileri vardı. Sorunları konuştuk ve nasıl çözeceğimizi tartıştık.

Bir önceki toplantımızda uyuşturucu ile mücadele, kadına yönelik şiddet ve eğitimdeki sorunları nasıl çözeceğimize ilişkin önerilerimizi aktarmıştım. Bugün de adalet politikaları, Gümrük Birliği Anlaşması’na ilişkin son gelişmeler, yaşanan et krizi ve borçların yapılandırılması konusunda politika başkanlarımızın ekipleriyle birlikte yapmış olduğu çalışmaların sonucunda ortaya koydukları çözüm önerilerini hep birlikte tartıştık.

İlk olarak adalet politikalarına ilişkin bir çerçeve ile başlamak isterim. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, kahraman polisimizin ve jandarmamızın tüm çabalarına rağmen sokaktaki suç çeteleriyle mücadelede yetersiz kalmaktadır. Yaşadığımız bu ortam, siyasi tercihlerin bir sonucudur. Şüphesiz uyuşturucu çeteleri ülkemizin her köşesini sarmakta, özellikle çocuklar bu çeteler tarafından kullanılmaktadır.

Bunun yanında ekonomik kriz her geçen gün daha da yakıcı hale gelmekte, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı buna da bir çözüm üretememektedir. Peki, bunları yapmayan Adalet ve Kalkınma Partisi ne yapıyor? Araçsallaştırılan yargı eliyle siyasi operasyonlar yapıp iktidar koltuğunda kalmaya çalışıyor. Bunu yaparken hukuk sistemimizi yerle bir ediyorlar.

Biz bugünkü toplantımızda, bu iktidardan sonra bir daha asla kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı sisteminin nasıl kurulabileceğini tartıştık. Altını çizmek isterim: Bizim hedefimiz “gelelim ve yargı sistemini ele geçirelim” değildir. Hedefimiz, yargı sisteminin arındırılması, liyakatin, hızın ve güvenilirliğin belli bir noktaya gelmesi ve bundan sonra bu ülkede hiçbir iktidarın gelip de yargıyı ele geçirmesinin mümkün olmadığı yeni bir düzenin kurulmasıdır.

"Barolarla birlikte çalışacağız"

Bu ülkede hiçbir iktidar, demokrasiyi bundan sonra yargı eliyle rafa kaldırmaya cesaret edemeyecektir. Buna uygun bir yapıyı tesis edeceğiz. Siyasetin yargı üzerindeki etkisini ortadan kaldırıp gerçekten bağımsız ve tarafsız bir yargıyı kuracağız. Yargı yoluyla adliyelere düşen herkesin “Ben mahkemede adaleti bulurum” diyebileceği bir sistemi inşa etmek durumundayız.

Bugün yüzde 20’lere düşen yargıya güven oranını, şerefli yargı mensuplarımızla birlikte yeniden yükselteceğiz. Hızlı, liyakatli ve güvenilir bir yargı sistemini inşa edeceğiz. Bunun için Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nu evrensel ve demokratik standartlarda yeniden yapılandıracağız. HSK’yı siyasetin etkisinden kurtaracağız. Adalet Bakanı ve yürütme organının hiçbir temsilcisi artık bu kurulda yer almayacak. Kurul üyeleri yüksek yargı mensupları tarafından seçilecek.

Yargı sistemi, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan, mal varlıkları açıklanamayan, yolsuzluğa bulaşmış kişilerden hızla ve tamamen arındırılacak. Yargı mensuplarının göreve alımından atamalarına, terfilerinden performans değerlendirmelerine dair tüm süreçler şeffaf ve önceden belirlenen kriterler çerçevesinde yürütülecek.

Mahkemelerde dosyaların hangi hâkim ya da heyetlere düşeceğine ilişkin yetki mahkeme başkanlarından alınacak, dosyalar kanuni olarak oluşturulacak sıralama yöntemine göre otomatik olarak dağıtılacak. Coğrafi teminata ilave olarak yer ve kürsü güvencesi sağlanacak.

İhtisas mahkemelerinin sayısını artıracağız. Bu mahkemeler, alanına hâkim yargıçlar tarafından yürütülecek. Ticari davalara bakan mahkemeler, asker kişiler için kurulan mahkemeler gibi alanlarda da yeni ihtisas mahkemeleri kuracağız, var olanları güçlendireceğiz. Dosya görülme süresi uzamış yüksek mahkemelerin üye sayılarını artırarak vatandaşın adalet talebini karşılayacağız.

Kırılgan grupların yargıya erişiminin önündeki engelleri kaldıracağız.

Bunun için barolarla ve Barolar Birliği ile birlikte çalışacağız. Bizim iktidarımızda yargı, siyasetin aparatı olmaktan çıkarılacak, sadece vatandaşın hukukunu koruyacaktır.

Değerli arkadaşlar, devletin milletin hukukunu koruması gereken bir diğer saha da uluslararası alandır. Bu iktidar, nasıl vatandaşın hukukunu yurt içinde koruyamıyorsa, yurt dışında da koruyamamaktadır. Gümrük Birliği içerisinde yaşanan son gelişmeler, bu ülkenin üreticisinin uluslararası alanda sahipsiz bırakıldığını ortaya koymuştur.

"Çözüm, AB'ye tam üyelik"

Avrupa Birliği’nin Kanada, Güney Kore, Hindistan başta olmak üzere yaptığı yeni serbest ticaret anlaşmaları, tek taraflı olarak ülkemizi etkileyecektir. Bizim üreticimiz ürününü ihraç ederken gümrük vergisine tabi olmaktadır; ancak yeni anlaşmaların ardından aynı ülkelerin Türkiye’ye vergisiz ürün satabilmesinin önü açılmaktadır. Yerli üreticiyi korumayan Gümrük Birliği Anlaşması mutlaka değişmeli, hızla revize edilmelidir.

Biz iktidarımızda Gümrük Birliği Anlaşması’nın kapsamlı bir şekilde güncellenmesini hedefliyor, anlaşmanın tek taraflı yapısını değiştireceğiz. Karar alma süreçlerine mutlaka Türkiye’yi dâhil edeceğiz. Gümrük Birliği’nin Türkiye’de yarattığı sıkıntıların nihai çözümü ise Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olmasından geçmektedir.

Biz kararlı politikalarımızla ve partimizin uluslararası alanda gördüğü büyük destekle Avrupa Birliği’ne tam üyelik müzakerelerini en kısa zamanda başarıya ulaştıracağız. Başkan Yardımcısı olduğum Sosyalist Enternasyonal’de, 89 üye partinin CHP’nin Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne tam üye yapma hedefini tamamen desteklediklerine yönelik sık sık tekrarladıkları, imza altına aldıkları niyet beyanları ve dayanışmayı bu konuda son derece kıymetli görüyorum. Bu destek, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Avrupa Birliği’ne ne kadar hızlı üye olabileceğimiz konusunda bir fikir vermektedir.

'10 Manşette Bugün' | 9 Şubat 2026
'10 Manşette Bugün' | 9 Şubat 2026
İçeriği Görüntüle

"AK Parti iflasa sürüklüyor"

Değerli arkadaşlar, şahsi menfaatleri için ülkemizde adaleti iflas ettiren Adalet ve Kalkınma Partisi yönetimi, işletmelerimizi de hızla iflasa sürüklüyor. Bu ikisinin birbirinden ayrı şeyler olduğu düşünülmesin. Bugün ekonomide serbest rekabet ortamını ortadan kaldıran, her alanda imtiyazlı gruplar oluşturup geri kalanları ticari hayattan dışlayan bir yapı vardır. İşletmelerimizin genel borçluluk seviyesinin olağanüstü düzeylere ulaştığını endişeyle takip ediyoruz. 2025 yılı, son 5 yılın en fazla konkordato başvurusu yapılan yılı olmuştur.

“Bu ülkenin devasa kaynakları var”

Değerli arkadaşlar, bugün önerdiğimiz politikaları hayata geçirmek zor değil. Çünkü bu ülkenin devasa kaynakları var. Örneğin bu sene bu iktidarın yanlış ekonomi politikaları nedeniyle 2,7 trilyon liramız faiz ödemelerine gidecek. Sadece bu kaynak bile tüm bu saydıklarımızı karşılamaya misliyle yetiyor. Kur Korumalı Mevduat’la heba edilen kaynaklarımızı, zenginleri silinen vergilerini, kamu özel işbirliği anlaşmalarına yapılan garanti ödemelerini saymıyorum bile. Ve en önemlisi adalet olmazsa, refah olmaz. Sadece 19 Mart darbesi için 160 milyar dolarımız heba edildi. Ekonomik krizin üzerine bir de yargı ve siyasi kriz eklendi. Biz bu çatı altında Türkiye’nin yakıcı sorunlarına yapıcı çözümler üretmek için ve bunları milletimizle paylaşmak için çalışmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu 12 metrekarelik hücresinde olsa da bu millet için azimle çalışıyor. Onu esir alarak bu işi durduracaklarını sananları, yerel seçimlerde olduğu gibi yine büyük bir hüsran bekliyor. Yerelde nasıl kazandıysak, genel seçimde de açık bir farkla kazanacağız.

"İnsanlarımızın umudunu yeşerteceğiz

Adalet ve Kalkınma Partisi bu ülkenin işçisine, emeklisine, çiftçisine, esnafına ve memuruna iyi gelmedi. Ama milletimiz emin olsun ki değişim herkese iyi gelecek. Millete tepeden bakanlar gidecek, milletin hizmetkârı olanlar göreve gelecek. Herkes derin bir nefes alacak. Söz veriyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak ‘Artık sorunları görüyoruz, bunları anlatıyoruz’ noktasından, bu sorunları çözecek reçeteleri elimizde uygulamak için seçimleri bekliyoruz. Milletimizin vereceği yetkiyle ve büyük bir sorumluluk anlayışıyla arı gibi çalışarak umudunu kaybetmiş olan insanlarımızın umutlarını yeşerteceğiz. Bundan önce Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde olduğu gibi hiç kimseyi ayırmadan, kimseyi dışarıda bırakmadan, omuz omuza, kol kola bu ülkeyi bir kez daha ayağa kaldıracağız. Bu ülke kalkınacak, zenginleşecek ve adaletli olarak paylaşacak. Kimse Cumhuriyet’in kalkınmasının ve adaletinin dışında kalmayacak. Bu ülke, bu ülkeyi kuran dedelerimizin hayallerinde olduğu gibi torunlarının barış, refah ve huzur içinde yaşadığı bir ülke olacak. Hepinize programımızı, toplantımızı takip ettiğiniz için teşekkür ediyorum.

Saygılar sunuyorum.”

Kaynak: Haber Merkezi