CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Hazinenin borç stokundaki hızlı artış ve büyüyen faiz yüküne dikkat çekerek, mevcut borçlanma politikasının geçici değil yapısal bir sorun haline geldiğini ifade etti. Kış, açıklanan verilerin kamu maliyesinde ciddi bir kırılganlığa işaret ettiğini vurguladı.
2025 yılında bütçenin 1,8 trilyon lira açık verdiğini hatırlatan Kış, Hazinenin iç ve dış borçlarının toplamının 4 trilyon 399 milyar lira artarak 13 trilyon 656 milyar liraya yükseldiğini belirtti. Aynı dönemde borç stokunun milli gelire oranı yüzde 21,4’ten yüzde 22’ye çıktı.
Kış, “Bütçe açığı ile borç artışı arasındaki makas bu kadar açılıyorsa, burada artık mali disiplin değil, borçla yönetme alışkanlığı vardır” değerlendirmesinde bulundu.
Hazine ödediğinin üç katı kadar borçlandı
Gülcan Kış’ın paylaştığı bilgilere göre Hazine, 2025 yılı boyunca 1,4 trilyon liralık borç anapara ödemesine karşılık 4 trilyon 68 milyar lira yeni borç kullandı. Bu durumun, nakit açığının çok üzerinde bir borçlanmaya gidildiğini gösterdiğini belirten Kış, “Bu, borcu çevirmekten öte; yüksek faiz ortamında geleceği de borçlandıran bir tercihtir” dedi.
Hazine, 2025 yılında toplam 2 trilyon 54 milyar lira faiz ödemesi yaptı. Bunun 1 trilyon 589 milyar lirası iç borç, 242,5 milyar lirası ise dış borç faizlerinden oluştu.
Daha da dikkat çekici olanın, borç stokunun vadesine kadar oluşturduğu toplam faiz yükü olduğunu belirten Kış, önümüzdeki yıllarda ödenecek toplam faiz tutarının 10 trilyon 647 milyar liraya ulaştığını kaydetti.
“Faiz, bütçede tali bir kalem olmaktan çıkmış, başlı başına bir politika sonucuna dönüşmüştür,” dedi.
Döviz ve altın cinsi borçlar riski artırıyor
Kış’ın aktardığı verilere göre, Hazinenin dış borçlarının tamamı, iç borç stokunun ise yüzde 21,4’ü döviz ve altın cinsinden bulunuyor. Döviz cinsi borçların iç borç stoku içindeki payı bir yılda yüzde 18,2’den yüzde 21,4’e yükseldi.
Bu yapının kur dalgalanmalarına karşı kamu maliyesini daha savunmasız hale getirdiğini belirten Kış, “Borç büyürken aynı zamanda daha oynak bir yapıya taşınıyor” ifadelerini kullandı.
Borç ve faiz baskısının vatandaş üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Kış, 1–23 Ocak 2026 tarihleri arasında icra dairelerine 675 bin yeni dosya geldiğini söyledi. UYAP verilerine göre derdest icra dosyası sayısı 24 milyon 128 bine yükselirken, bu sayı son bir yılda 1 milyon 857 bin dosya arttı.
Aynı dönemde vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borcu 6 trilyon liraya ulaştı. Batık bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının toplamı ise 356 milyar lira olarak kaydedildi.
“Bu tablo tesadüf değil”
Gülcan Kış, bu süreci “kamudaki borçlanma tercihinin finansal sistem aracılığıyla hane halkına taşınması” olarak nitelendirdi. Artan borç ve icra verileri karşısında Meclis’te somut adım attıklarını belirten Kış, bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının yapılandırılması, faizlerin silinmesi ve icra baskısının hafifletilmesi amacıyla geçtiğimiz hafta TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi sunduklarını hatırlattı.
“Hazine rakamlarıyla icra dosyaları yan yana konduğunda ortaya çıkan tablo görmezden gelinemez. Borçları yeniden yapılandıran, faizi sistemden ayıklayan bir düzenleme artık ertelenemez,” dedi.




