Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Ankara Olağan İl Kongresi’nde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Destici, çocuk istismarı olaylarına ilişkin sert ifadeler kullanırken, idam cezasının yeniden uygulanması gerektiğini söyledi.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Altınpark Kongre Merkezi’nde düzenlenen 14’üncü Ankara Olağan İl Kongresi’ne katıldı. Salona mehter takımı eşliğinde giren Destici, konuşmasında hem iç gündeme hem de toplumsal olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Anneler Günü’ne değinen Destici, Filistin, Gazze ve Doğu Türkistan’da yaşanan olaylara dikkat çekerek, “Yüz binlerce, milyonlarca insan öldürüldü. Kimin yüreği yandı? Anaların yüreği yandı” dedi.

Türkiye’de yaşanan şiddet olaylarına da değinen Destici, “Köpekler çocukları parçalıyor, genç kızlarımız kaçırılıp tecavüze uğrayıp öldürülüyor. Yine anaların yüreği yanıyor” ifadelerini kullandı.

Terörle mücadele konusunda da açıklamalarda bulunan Destici, “Birilerinin dediği gibi terör örgütlerinin istediklerini vererek değil, terör örgütünün kökünü kazıyıp yok ederek annelerimizi güldüreceğiz” diye konuştu.

Çocuk istismarı ve sokak hayvanları açıklaması

Konuşmasında sokak hayvanlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Destici, saldırgan olduğu belirtilen sahipsiz köpeklerin kontrol altına alınması gerektiğini söyledi. Belediyelerin imkanları doğrultusunda hayvanların barınaklara alınmasını savunan Destici, gerekli durumlarda “uyutma” yönteminin uygulanabileceğini ifade etti.

Çocuklara yönelik istismar olaylarına ilişkin de konuşan Destici, kamuoyuna yansıyan bir olayı hatırlatarak ağır suçlar için idam cezasının geri getirilmesini istedi.

Destici, “Anayasayı değiştireceğiz, idamı getireceğiz. Bunu böyle yapmadığınız zaman bu hadiseler devam eder” dedi.

"Müslüman Türk milletinin evlatlarıyız"

Sokak hayvanlarına yönelik çıkan kanuna CHP belediyelerinin itiraz ettiğini belirten Destisici, "Başıboş sokak köpeği saldırılarından ve bu sorundan bahsettik. Aslında kanun çıktı. Ama hala köpekler başıboş şekilde gezmeye devam ediyor. En son birkaç gün önce İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi Bey Köpeklerin yüzde 80'inin toplandığını açıkladı. Bu çok sevindirici bir haber. Yüreklerimize su serpti. Geriye kalan yüzde 20 de en kısa sürede toplanmalıdır. Buna CHP'li belediyeler muhalefet ettiler. Köpekleri toplamayacaklarını söylediler. Köpek sevgisinden bahsettiler. Sen bizimle o konuda yarışamazsın ki. Biz yaratılanı severiz, yaradandan ötürü diyen Müslüman Türk milletinin evlatlarıyız. Biz de yaratılanı seviyoruz. Ama ortada bir saldırı, bu saldırganlığın sonucunda küçücük çocuklar, kadınlar, yaşlı kadınlar hayatını kaybediyorsa elbette ki burada tercihimiz insandır. Çünkü biz aynı zamanda insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışının da bizatihi kendisi ve temsicileriyiz" diye konuştu.

"Kavmiyetçi değiliz, ırkçı değiliz"

Aile birliğine yönelik saldırılar yapıldığını kaydeden Destici, evlilik hayatı yerine evlilik dışı hayatın teşvik edildiğini söyledi.

"LGBT gibi sapkın düşüncelerin zuhur ettiğini" ifade eden Destici, şunları kaydetti:

"Bunlar aleni gösteriler düzenleyerek ya da toplumun her kesiminde yine buna da baktığımız zaman kim öncülük etmektedir? PKK'nın partisi DEM öncülük etmektedir. DHKP/C'nin partisi TİP öncülük etmektedir. CHPde onlarla beraber yürümektedir. Yani PKK ve onun uzantıları sadece askerimize, polisimize saldırmıyor. Devletimizin varlığına, ülkemizin bütünlüğüne, milletimizin çadeşliğine kastetmiyor. Aynı zamanda aile yapımıza, inancımıza, kültürümüze, milli kimliğimize, değerlerimize ve evlilik hayatımıza da saldırıyor. Bunu çok açık görüyoruz. Onun için bunlarla bizim yol yürümemiz, iç cepheyi güçlendirmemiz asla ve kata mümkün değil. Biz iç cepheyi kimle güçlendiririz? Elbette ki Kürt, Türkmen, Arap, Çerkez, Boşnak. Bu büyük Türk milletinin her bir ferdiyle iç cephemizi biz güçlendiririz. Çünkü biz kardeşiz. Biz Allah'ın emriyle birbirimize bağlanmışız. Cenabıhak Kur'an'da, 'Muhakkak ki Müslümanlar kardeştir. Bunun üstünde bizim için bir emir yoktur. Onun için biz asla kavmiyetçi değiliz, ırkçı değiliz. Ama devletimizi de milletimizin birliğini de ülkemizi de sonuna kadar iç dış bütün saldırılara karşı koruduk ve korumaya devam edeceğiz. Onun için bunlar tek cepheden saldırmıyor. Bunlar her cepheden saldırıyorlar. Bizim inancımızdan değerlerimizden koparmaya çalışıyorlar. Onun için bunların saldırıları karşısında inançlarımıza daha çok sarılacağız. Değerlerimize daha çok sarılacağız. Birbirimize daha çok kucaklaşacağız."

Bülent Arınç’tan Bahçeli’ye: Apo’nun statüsüne karşı değilim, önce KHK mağdurlarını düzeltin
Bülent Arınç’tan Bahçeli’ye: Apo’nun statüsüne karşı değilim, önce KHK mağdurlarını düzeltin
İçeriği Görüntüle

"Türk bayrağına saldıran bu vatanın evladı değildir"

ODTÜ'de yaşanan olaylara da değinen Destici, "Yaz şenlikleri yapılıyor. O konser sırasında bir duyarlı, milliyetçi gencimiz, öğrencimiz, milletin sembolü, bu devletin sembolü, rengini şehitlerimizin kanından almış 'Türk bayrağını açamazsınız' diye o gruba saldırıyorlar hainler. Saldırıyorlar. Yani bu kadar da pervasızlar. Bunlara asla müsamaha gösterilmemelidir. Kim ki Türk bayrağına saldırıyorsa o ne Türk'tür ne Kürt'tür ne Arap'tır ne Arnavut'tur ne Boşnak'tır ne Müslüman'dır ne de bu vatanın evladıdır Sen bu Türk bayrağının altında yaşamak istemiyorsan defol git, hangi bayrağının altında yaşamak istiyorsan orada yap" diye konuştu.

Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Destici, şu açıklamayı yaptı:

"Bütün teröristlere genel bir aftan bahsediyorlar. Şimdi bebek katili, İmralı canisinin bir statyüsünün olmasından bahsediyorlar. Açıkça hani ne diyoruz? Ya da ne dendiği sürecin başında 'pazarlık yok, müzakere yok, şart yok'. Ama şimdi ne diyorlar? Başmüzakere diyorlar. Müzakere yoksa baş müzakereci niye var? Demek ki bir müzakere var. Buradan bunu anlıyoruz. İlkesel olarak dün nerede duruyorsak bugün de orada duruyoruz. Ben devletime güveniyorum ama ben bunlara güvenmiyorum. Çünkü bunlar emperyalistlerin maşası. Onun için ne diyorlar? Silah bırakmadan yasa çıksın diyorlar. Yarın sen o yasayı çıkarırsın. Hayır bu yasada çıksın derler. Bunu çıkarırsın gene Afgânsın derler. Onu onu çıkarırsın Öcalan'ın statüsü açıklansın derler. O yasayı çıkartırsın. Ondan sonra başka bir şey söyler. Bu iş nereye kadar gider? Bu iş inanın bölünmeye kadar gider. Onun için yol yakınken dönmekte fayda var. Hainle iş birliği olmaz. Teröristle iç cephe güçlendirilmez. Iş cephe vatanseverlerle güçlendirilir."

Kaynak: Haber Merkezi