Türkiye, 9 milyonu aşan kovan varlığı ve yıllık 115 bin tonluk üretimiyle dünya devleri arasında yer alsa da, halkın sofrasına ulaşan balın güvenilirliği uzun süredir tartışma konusu. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği’nde değişiklik taslağı, bu tartışmalara son vermeyi hedefliyor. Yeni dönemde denetimler, market raflarından ziyade üretim safhasına, yani arıcının kullandığı peteğe inecek.
Bugüne kadar denetimler genellikle nihai ürün üzerinden yapılırken, yeni taslakla birlikte bal üretiminde kullanılan temel petekler ilk kez teknik kriterlere bağlanıyor.
Hazırlanan taslağa göre;
Piyasaya arz edilecek peteklerin belirlenen fiziksel ve kimyasal şartları taşıması zorunlu olacak.
Peteklerde parafin, stearin ve benzeri yabancı maddeler tespit edilirse, ürün doğrudan "uygunsuz" sayılacak.
Katkılı ve düşük kaliteli peteklerin kullanımı bu yolla engellenerek, sahteciliğin kaynağında kurutulması amaçlanacak.
Türkiye gazetesinden Cemal Emre Kurt'un haberine göre düzenleme yürürlüğe girdikten sonra üreticilere 1 yıl uyum süresi tanınacak.
Türkiye'de arıcılık sektörü devasa bir büyüklüğe sahip olsa da, sahtecilik halkın hem cebini hem sağlığını tehdit ediyor. Sadece son 4 ayda yapılan denetimlerde 20 farklı firmaya ait 25’ten fazla sahte bal ürünü teşhis edildi.
En sık rastlanan sahtekarlık yöntemleri ise şunlar:
Balın içine şeker şurubu karıştırılması.
Çeşitli katkı maddeleriyle miktar artırımı.
Etiket bilgileriyle tüketicinin yanıltılması.
Yeni denetim modeli, bal üretim zincirinin ilk halkasını kontrol altına almayı hedefliyor. Eğer bu sistem başarıyla uygulanırsa, sahtecilik daha kovan aşamasındayken engellenecek.




