Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında, Kurtuluş Savaşı'na ilişkin açıklamaları ve tarih ders kitaplarında yapılan değişiklikler nedeniyle suç duyurusunda bulunuldu. Eski Ankara Baro Başkanı Avukat Mustafa Alemdaroğlu ile Avukat İsmail Sami Çakmak, Bakan Tekin hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdikleri dilekçede, Tekin'in açıklamalarının ve eğitim politikalarındaki değişikliklerin Anayasa ve ilgili mevzuata aykırı olduğunu öne sürdü.
"Anayasa ve yasalara aykırı hareket ediyor"
Dilekçede, Bakan Tekin'in söz konusu eylem ve söylemlerinin Anayasa'nın "Başlangıç" bölümüne ve eğitim-öğretimin Atatürk ilke ve devrimleri ile çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yapılmasını düzenleyen 42. maddesine aykırı olduğu savunuldu. Ayrıca açıklamaların Milli Eğitim Temel Kanunu ile Talim ve Terbiye Kurulu Yönetmeliği'ne de aykırı olduğu ileri sürüldü.
"Gençlere yalan bilgi vermiş olmanın ötesinde"
Dilekçede, "Emperyalist işgal güçlerini bu topraklardan atmak için verilen savaşın adı Kurtuluş Savaşı, bu savaşın sonunda kurulan devletin adı da Türkiye Cumhuriyeti'dir" ifadelerine yer verildi. Başvuruda, Bakan Tekin'in tarih kitaplarındaki değişiklik girişimleriyle ilgili olarak, "Bakan Tekin, bu bilgileri ders kitaplarından çıkarmaya kalkışmakla geleceğimiz olan çocuklara ve gençlere yalan bilgi vermiş olmanın ötesinde; Kurtuluş Savaşı’nı veren Türk varlığına, devleti ve ülkesi ile bölünmezliğine, Türk milletinin tarihine ve manevi değerlerine, Cumhuriyet’in kurum ve kazanımlarına açıkça saldırmakta, bunları silme amacındadır. Bu ise Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmayı amaçlayan kişisel bir eylemdir" denildi.
TCK maddeleri kapsamında değerlendirme talebi
Alemdaroğlu ve Çakmak, Bakan Tekin'in eylem ve söylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nda yer alan "Devletin bağımsızlığını zayıflatma veya birliğini bozma" başlıklı 302. madde ile "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye teşebbüs" başlıklı 309. madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Dilekçede, 309. madde kapsamında suçun oluşması için gereken "cebir ve şiddet" unsuruna ilişkin olarak, "Ancak eylemin kamu gücü kullanılarak yapılması halinde cebir ve şiddet unsurunun gerçekleşmiş olduğu yerleşik yargı kararları ile kabul edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.
Ders kitaplarındaki değişikliklerin iptali istendi
Suç duyurusunda, Bakan Tekin hakkında soruşturma başlatılması, ders kitaplarında yapılması planlanan değişikliklerin önlenmesi ve değişikliklerin gerçekleştirilmiş olması halinde iptal edilmesi talep edildi. Avukat İsmail Sami Çakmak, yaptığı açıklamada suç duyurusunun gerekçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çakmak, "Bu dilekçesinin mevcut siyasal ortamda işleme konmayacağını, görevini yapması gereken Cumhuriyet Savcılarının da bu dilekçeyi görmezden geleceğini biliyoruz; ancak Bakan Tekin’in açıklamaları kabul edilecek, sadece açıklama ve tepkilerle geçiştirilecek eylem ve söylemler de değildir. Bu nedenle suç duyurusunda bulunduk, takibini Türk milletinin vicdanına bırakıyoruz" dedi.
Ne olmuştu?
Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" ifadesini kullanması kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konuya ilişkin açıklamasında "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" ifadelerini kullanmıştı. Yeni müfredatta son Osmanlı padişahı Mehmet Vahdettin'e ilişkin anlatımda da değişiklik yapılmıştı. Önceki kitaplarda saltanatın kaldırılması anlatılırken, "17 Kasım 1922’de son padişah Mehmet Vahdettin bir İngiliz gemisi ile İstanbul’dan ayrıldı" ifadesi yer alırken, yeni kitaplarda Vahdettin'den "Sultan" olarak bahsedildi ve "İngiliz gemisi" ifadesi çıkarıldı.
Yeni anlatımda Vahdettin'in ülkeden ayrılışı, "Sultan Vahdettin 17 Kasım'da Malta Adası’na gitmek üzere ülkeyi terk etti" ifadeleriyle aktarıldı.




