Ali Babacan, DEVA Partisi’nin Selçuklu İlçe Kongresi’nde konuştu. Babacan gündeme dair bir çok konuda açıklamalarda bulundu. 

Ali Babacan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Geçtiğimiz gün Merkez Bankası’nın yeni başkanı bir röportaj vermiş ve demiş ki; ‘İstanbul’da kiralar öyle pahalı ki, annemin evine taşındım.’ Bilmeyenler bilsin; 11 yıl bu ülkenin ekonomisinin başında olan bir kardeşiniz olarak söylüyorum: Merkez Bankası Başkanı bu ülkede en yüksek maaş alan bürokratlardan birisidir.  Ben şimdi soruyorum: Merkez Bankası Başkanı’nın kiralardan şikâyet ettiği bir şehirde bir memur, bir öğretmen, bir polis ne yapacak? Doktorlar ne yapacak? İşçiler ne yapacak? Öğrenciler ne yapacak o şehirde ya? Her gün motor üstünde canını tehlikeye atan kurye arkadaşlarım ne yapacak? Açlık sınırının bile altında, 7500 TL emekli maaşı alan bir vatandaşımız nasıl yaşayacak?”

 ‘Mavi Marmara mağdurları haklarını ararken, İsrail’le ikili anlaşma imzalayıp davaları düşüren bir iktidar.’

“Milletimiz imece usulü yardımlar toplarken, eylemler, boykotlar örgütlerken; iktidar insanları önce Gazze için sokaklara topladı, sonra onlara ‘Bizden bu kadar!’ deyip ortadan yok oldu. Ama biz bu tavrı hatırlıyoruz. Nereden hatırlıyoruz? Mavi Marmara’dan hatırlıyoruz: ‘Giderken bana mı sordunuz?’ diyen Sayın Erdoğan’dan hatırlıyoruz. Mavi Marmara mağdurları haklarını mahkemelerde ararken, ‘Biz bundan vazgeçmeyiz’ derken; İsrail’le ikili anlaşma imzalayıp, anlaşma yoluyla bu davaları düşüren iktidarın anlayışından hatırlıyoruz.”

 ‘Uyuşturucu ve madde bağımlılığı çocuk denecek yaşlara kadar indi’

“Böyle bir ortamda insanlar kolay para kazanma yolları araştırmaya başlıyor. Gençlerimiz gayrimeşru, ahlaki olmayan yollara itiliyor. Ülkede her türlü yasadışı kumar, fuhuş ve bahis oyunları tavan yaptı. Gayri meşru olup olmadığına bakmaksızın hızla zengin olma, köşeyi dönme anlayışı yaygınlaştı.  Karaborsacılık, tefecilik, dolandırıcılık, kara para aklama gibi ahlaki olmayan yollara tevessül, bir kanser gibi ekonomimizi ve sosyal dokumuzu tamamen sarmış durumda. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı çocuk denecek yaşlara kadar indi. Her ailenin bütçesine göre uyuşturucu var. Organize suç örgütleri siyasetle iç içe geçmiş durumda. Şu son 6 ayda ülkede yakalananlara bir bakın. Farklı farklı uyruklu insanlar, her operasyonda başka bir ülkeden çıkıyor ama ortak nokta ne? Ya kara para ya uyuşturucu ya fuhuş ya şu ya bu… Biz bir zamanlar ‘Türkiye uluslararası finans merkezi olsun, uluslararası bir ticaret merkezi olsun, uluslararası bir kültür merkezi olsun’ derken, bunlar Türkiye’yi uluslararası bir organize suç merkezi haline getirdiler. Gerçekten yazık.”

Türkeş kardeşler arasında 'Osman Kavala' gerginliği Türkeş kardeşler arasında 'Osman Kavala' gerginliği

‘Yerel seçimlerde çok önemli iki iddiamız var’

“Yerel seçimlere 3,5 aylık bir süremiz var. Bu yerel seçimlerde bizim çok önemli iki iddiamız var. Bir; ‘Biz daha iyi yönetiriz’ diyoruz, iki; ‘temiz yönetiriz’ diyoruz. Siz bir örnek vereceğim. Yakın tarihimizin en büyük felaketlerinden 6 Şubat depremlerini yaşadı ülkemiz. Depremin 2. günü ben AFAD’a gittim. 2. gün teşkilatlarımız tam 100 tır yardım topladılar. Dedim ki AFAD’dakilere, ‘Bakın, biz size TIR’ın plakasını verelim, içindekilerin de listesini verelim, bize adres gösterin. Telefon verdiler, isim verdiler, yok. Adres alamıyoruz. En sonda teşkilatlarımıza ‘Herkes kendi çaresine baksın, çünkü insanlar aç, susuz, acil ihtiyaç var sahada’ dedik. Gaziantep’e gittim. 4. gün, bizim il başkanımız, şimdi Gaziantep Milletvekilimiz Ertuğrul Bey bir depo tutmuş, yardım malzemeleri bir depoya iniyor, oradan İslâhiye ve Nurdağı gibi pek çok ilçeye dağıtılıyor. Ertesi gün Kahramanmaraş’taydım. O zamanki Kahramanmaraş İl Başkanımız, şimdi Milletvekilimiz, baktım, şehrin az dışında güzel bir depo tutmuş, TIR’lar geliyor, küçük Doblo araçlarla yardım malzemeleri köylere ulaştırılıyor. Sonra Malatya’ya geçtim. Malatya’da, Organize Sanayi’de 2 metrekare kapalı depo, yardım malzemeleri inmiş ve oradan dağıtılıyor. ‘TIR’lardan biri yanlışlıkla Kızılay’ın deposuna inmiş, alamadık’ dediler, ‘Neyse, umarım onlar da dağıtır’ dedim. Deprem olmuş, il başkanlarımızın hepsi o günkü devlet kurumlarından çok daha hızlı bir şekilde organize olmuşlar. Ben şöyle düşünüyorum: Hangi il, hangi ilçe olursa olsun, o ilin il veya ilçe belediye başkanına bakıyorum, bir de bizim ilçe başkanımıza veya teşkilat mensubumuza. O belediye başkanından çok daha iyi yönetecek arkadaşlarımız orada var. Onun için ‘Biz hem daha iyi yönetiriz hem de temiz yönetiriz’ diyorum.”

‘Yerel seçimlerde sarı kart, genel seçimlerde kırmızı kart göstereceğiz’

“Yerel seçimler aynı zamanda merkezi hükûmet için bir güvenoyu anlamı da taşır. Yani merkezi hükûmetin yaptıklarından, Türkiye’deki genel ortamdan memnunsanız, o, yerel yönetimlerde de iktidar partisini tercih etmek için vesile olur ama yok, değilseniz, o zaman yerel seçimler, merkezi hükûmete, iktidara bir sarı kart göstermek için de en önemli vesiledir. Onun için tüm vatandaşlarımıza ‘Yerel seçimlerde iktidara sarı kartı gösterelim’ diyorum. İnşallah yerel seçimlerde sarı kartı göstereceğiz, kendilerine gelsinler, silkinsinler diye. Yok, eğer adaletsizlikte, hukuksuzlukta ısrar ederlerse, bu milleti daha da yoksullaştırmakta ısrar ederlerse, yerel seçimlerde hep beraber bu kırmızı kartı göstereceğiz. Onun için yerel seçim bizim için sarı kart zamanıdır çünkü iktidarın değişimi ancak genel seçimlerde olacak, genel seçim geldiğinde de hep beraber kırmızı kartı göstereceğiz.”

Editör: Kadir Gürhan