Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, siyasi partilere diyalog ve müzakere çağrısı yaptı. Doğan, “kırmızı çizgiler” yerine barış hukukunu esas alan bir yaklaşımın önemine dikkat çekti.

Ayşegül Doğan, sürecin çeşitli aksaklıklara ve eleştirilere rağmen ilerlediğini belirterek, siyasi partilere “kırmızı çizgilerle değil, olurlarla masaya gelme” çağrısında bulundu. Doğan, hem iç siyasette hem de Suriye konularında diyalog ve müzakerenin öncelikli olması gerektiğini ifade etti.

Sürecin yavaş ilerlemesine ilişkin tartışmalara değinen Doğan, “Süreç ilerliyor mu? İlerliyorsa nasıl ilerliyor? Soruları var. Elbette komisyonla bağlantının nedenleri de var. Ama net bir cümleyle ifade etmek gerekirse sürecin ilerlediğini söyleyebiliriz. Süreç ilerliyor. Her şeye rağmen ilerliyor. Saldırılara rağmen ilerliyor. Olması gereken hızda olmamasına rağmen ilerliyor. Toplumsal beklenti, bu hukuki düzenlemelerin bir an evvel hayata geçirilmesi” dedi.

Kaan Tangöze kimdir?
Kaan Tangöze kimdir?
İçeriği Görüntüle

Doğan, demokratikleşmenin sağlanması ve ihtiyaç duyulan adaletin gecikmeden temin edilmesi için siyasi aktörlerin barış hukukunu esas alan yaklaşımlarla sürece katkı sağlaması gerektiğini vurguladı.

“Siyasi partiler olmazlarla değil olurlarla masaya gelmeli”

Doğan, partilerin komisyona sunduğu raporlara da işaret ederek, bazı siyasi partilerin raporlarını yetersiz bulduklarını, bu yetersizliklerin ortak rapora sürecinde tamamlanması gerektiğini ifade etti. Doğan, “Tüm siyasi partiler de bu eleştiri ve önerileri demokratik bir olgunlukla karşılamalı ve gayretleri bunu gidermeye dönük olmalı. Önümüzdeki dönemde de ortaklaşabilecekleri nokta, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemelere ilişkin olmalı. Şartlarla, olmazlarla değil olurlarla masaya gelmeli siyasi partiler” ifadelerini kullandı.

“Diyalog ve müzakere yöntemi esas alınmalı”

Sürecin Suriye ayağına değinen Doğan, 10 Mart Mutabakatı ile ilgili çeşitli tartışmalar ve açıklamalar olduğuna dikkat çekti. Doğan şunları söyledi: “Demokratik bir Suriye aynı zamanda Ortadoğu'daki demokrasiye katkı sağlayacak. Türkiye'deki demokrasiye katkı sağlayacak. Diyalog ve müzakere yönteminin esas alınması gerektiğini düşünüyoruz. SDG ve Şam arasında diyalog, aynı zamanda Türkiye ile diyalog ve temastır. Ancak tehdit olarak ifade edilen konuları diyalog yoluyla çözülebilir. Tehdit olarak görünen esasında tehdit teşkil etmeyen konular.

“Türkiye yapıcı rol oynamalı”

Başta SDG ile görüşmek, diyalog kurmak temas kurmak ve sorunları diyalog yoluyla çözmek gibi. Türkiye Suriye'de yapıcı bir rol oynamalı. Suriye'de müzakere ve demokratik entegrasyon sürecinin uzaması ancak ve ancak istikrarsızlık isteyen güçlerin işine yarar. Bu güçlerin alanını genişletmek yerine demokratik entegrasyon ve müzakere sürecini güçlendirerek bu güçlerin alanını daraltmak ve zayıflatmak gerekir. Bu iki durum da Türkiye'yi de güçlendirecektir.”

“Bu konudaki tavrımız da son derece açık”

Doğan, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. MHP Genel Başkanı Feti Yıldız’ın Anayasa’nın ilk dört maddesine dair, “Kırmızı çizgi” nitelendirmesine dair soruyu yanıtlayan Doğan, partisinin yaklaşımının baştan beri açık olduğunu vurguladı: "Biz kırmızı çizgilerle masaya gitmek yerine olurlarla masaya gitmek gerektiğini düşünüyoruz. Bu konudaki tavrımız da son derece açık bizim. Bu konudaki tavrımız da son derece açık bizim. Hiçbir gizli saklı tarafı da yok. Raporumuz da bildiğiniz gibi komisyona iletildi. Farklı şekillerde tartışılmaya çalışıldı raporumuz. Ayrılıkçı bir rapormuş gibi konuşmaya çalışanlar bile oldu. Biz kırmızı çizgilerle masaya gitmek yerine olurlarla masaya gitmek gerektiğini düşünüyoruz.”

Feti Yıldız'a ve partilere çağrı

Doğan, Feti Yıldız'a ve tüm siyasi partilere çağrıda bulundu: “Kırmızı çizgiler yerine gelin böyle çizgiler koymayalım. Barış hukukunu ortaya koyalım. Rasyonel bir biçimde ortaya koyalım. Şimdi silah bırakmış bir örgütten bahsediyoruz. Hatta silahlarını yakmış bir örgütten bahsediyoruz. Böyle bir siyasal irade ortaya koymuş. Ortada apaçık bir 27 Şubat çağrısı var. Biz bunu Barış ve Demokratik toplum çağrısı olarak ifade ediyoruz. Bu stratejik karar bu stratejik dönüşüme, bu stratejik fesih kararına verilmesi gereken yanıt stratejik olmalı. Verilmesi gereken yanıt demokratik bir dönüşümle olmalı. Verilmesi gereken yanıt bugüne kadar alışa geldiğimiz kalıplarla değil, kırmızı çizgilerle değil."

Feti Yıldız “kırmızı çizgi” açıklamasında ne demişti?

MHP'li Feti Yıldız, 22 Aralık’ta TBMM'de basın mensuplarına konuşmuş ve partisinin 'kırmızı çizgileri' olduğunu söylemişti. Yıldız, Anayasa'daki "Türklük" tanımının değişemeyeceğini ifade etmişti. Yıldız şöyle konuşmuştu: "Bir ortaklaşmayla çıkarsa çok daha iyi olur. Bu şu demek değil tabii ki, tam birbirine uyumlu olması düşünülemez zaten. Siyasi partiler ayrı ayrı fikirlerini yansıtmaya çalışacaktır. Önemli olan müşterek noktalarımızı tespiti ve bunun da Meclise sunulmasıdır. Anayasamızın ilk dört maddesini, 42. ve 66. maddeyi tartışmaların dışında düşünüyoruz. Bunlar tartışılmaz. Tartışmaya açarlarsa tarafımızdan itibar görmez. Burada yapılan devleti yeniden yapılandırma değil, terörün sonlandırılması için birlikte mesai harcamaktır."

Kaynak: Haber Merkezi