Gelecek Partisi’nden dikkat çeken ‘Demirtaş’ çıkışı!
Gelecek Partisi’nden dikkat çeken ‘Demirtaş’ çıkışı!
İçeriği Görüntüle

Gezi Parkı eylemlerine sanatçıları yönlendirdiği iddiasıyla yargılanan ve 248 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen ID İletişim’in sahibi menajer Ayşe Barım hakkında savcılık, esas hakkındaki mütalaasını İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundu. İddianamede Barım için yirmi iki yıldan otuz yıla kadar hapis cezası talep edilirken, duruşma savcısı suç vasfını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis istedi.

Barım, dizi ve film sektöründe tekelleşme iddiaları kapsamında gözaltına alındıktan sonra, Gezi Parkı eylemlerinin “planlayıcılarından” olduğu gerekçesiyle 28 Ocak’ta tutuklanmış, yaklaşık sekiz ay sonra 1 Ekim’de tahliye edilmişti. Sanığın, ajansına bağlı sanatçıları eylemlere yönlendirdiği iddiasıyla yargılandığı dava, yarın yapılacak karar duruşmasıyla sonuçlanacak.

Suç vasfı değiştirildi

Savcılık, celse arasında 16 Ocak’ta mahkemeye sunduğu mütalaada, iddianamede yer alan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçlaması yerine, Barım’ın doğrudan iştirak kapsamında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan cezalandırılması gerektiğini savundu.

“Planlı ve sistemli eylemler” vurgusu

Mütalaada, Gezi Parkı eylemlerinin bir organizasyon dahilinde, planlı ve sistemli biçimde yürütüldüğü öne sürüldü. Barım’ın, toplumda görünürlüğü ve etki gücü yüksek sanatçılar üzerinden planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetleri yürüttüğü; süreci hem sahada hem de sosyal medya üzerinden yönettiği iddia edildi.

Sanığın, eylemler öncesinde ana aktörlerle doğrudan bağlantısının bulunmadığı ancak hazırlık ve başlangıç sürecinde sık ve sistemli temas kurduğu, bu iletişimin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.

Sosyal medya ve saha faaliyetleri

Savcılığa göre, eylemler demokratik protesto görüntüsü altında sunulsa da asıl hedefin ülke genelinde kaos ve kargaşa ortamı oluşturmak olduğu ileri sürüldü. Şirkete bağlı sanatçılar aracılığıyla #occupyturkey ve #DirenGeziParkı etiketlerinin koordineli biçimde paylaşıldığı, yaygınlaştırma faaliyetleri yürütüldüğü kaydedildi.

Mütalaada ayrıca, Barım’ın menajerliğini yaptığı sanatçılarla Gezi Parkı’nda organize şekilde buluştuğu, bazı sanatçıların bildiri okuduğunun tespit edildiği belirtildi. ID İletişim’e ait kurumsal hesaplar ile sanatçıların sosyal medya paylaşımlarının ve sahadaki faaliyetlerin eşgüdümlü yürütüldüğü iddia edildi.

“Uygun zemin oluştu” iddiası

Savcılık, oluşan ortamın PKK/KCK, DHKP-C, TKP/ML-TİKKO ve MLKP gibi yasa dışı silahlı örgütler ile marjinal grupların faaliyetlerine elverişli bir zemin yarattığını savundu. Bu kapsamda, hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçuna iştirak edildiği ileri sürüldü.

Barım’ın, Gezi Davası ana sanıklarından firari Mehmet Ali Alabora ve hükümlü Çiğdem Mater Utku ile doğrudan irtibatlı olduğu, karar süreçlerinde irade gösteren ve onayı alınan kişi konumunda bulunduğu iddia edildi.

Yargıtay kararı atfı

Mütalaada, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2023/12611 Esas, 2023/6359 Karar sayılı ilamına atıf yapılarak, Gezi Parkı eylemlerinin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu oluşturduğu yönündeki değerlendirmeye yer verildi.

Ayşe Barım hakkındaki kararın, yarın görülecek duruşmada açıklanması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi