Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ana hizmet binasında gerçekleştirilen Medya Lansmanı ve Çalıştayı’nda, 16-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Avrupa Hareketlilik Haftası’nın 2026 yılı yaklaşımı ele alındı.
“Herkes için Hareketlilik” ana temasıyla gerçekleştirilecek haftanın bu yılki yaklaşımı “Nesiller Arası Adalet” olarak belirlendi. Bu yaklaşımla kentlerdeki hareketlilik imkanlarının farklı yaş gruplarının ihtiyaçları dikkate alınarak daha erişilebilir, kapsayıcı ve eşitlikçi hale getirilmesine dikkat çekilmesi amaçlanıyor.
Çalıştayın açılış konuşmalarını TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı ve Büyükelçi Aivo Orav ile AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan yaptı.
Programa TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız’ın yanı sıra AB üyesi ülkelerin büyükelçileri ve temsilcileri, belediyelerden yönetici ve uzmanlar ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Seçer: “AHH deneyim paylaşımını güçlendirmek açısından önemli bir platform”
TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, TBB’nin 2018 yılından bu yana Avrupa Hareketlilik Haftası’nın ulusal koordinasyonunu yürüttüğünü belirtti. Türkiye’nin her yıl düzenli katılımıyla AHH’nin en coşkulu kutlandığı ülkelerden biri olduğunu ifade eden Seçer, “Nesiller Arası Adalet” yaklaşımının önemine dikkat çekti.
Kamusal alanların ve ulaşım sistemlerinin hem bugünün hem de gelecek nesillerin ihtiyaçları gözetilerek planlanması gerektiğini belirten Seçer, çocukların, gençlerin, yaş almış vatandaşların ve engelli bireylerin kent yaşamına eşit şekilde katılabilmesinin ulaşım politikalarının temel hedeflerinden biri olması gerektiğini söyledi.
Ulaşımın yalnızca bir altyapı meselesi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Seçer, ulaşımın insanların günlük yaşamını kolaylaştıran ve sosyal hayata katılımını güçlendiren temel bir kamu hizmeti olduğunu kaydetti.
Tüm yaş grupları için daha çeşitli, güvenilir, uygun fiyatlı ve erişilebilir hareketlilik seçenekleri sunmanın belediyelerin görevleri arasında yer aldığını belirten Seçer, kentlerde kimseyi geride bırakmadan ve fiziksel ya da dijital engeller oluşturmadan ulaşım çözümleri sunmayı hedeflediklerini ifade etti.
Daha yaşanabilir kentler için ulaşımın insanı merkeze alan bir anlayışla planlanması gerektiğini dile getiren Seçer, bugünün ihtiyaçları karşılanırken gelecek nesillere karşı sorumluluğun da gözetilmesi gerektiğini söyledi.
Belediyelerin sürdürülebilir ulaşım alanında her geçen gün daha nitelikli projeler hayata geçirdiğini aktaran Seçer, AHH’nin bu çalışmaların vatandaşlarla paylaşılması, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve belediyeler arasındaki deneyim paylaşımının güçlendirilmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirtti.
Seçer, “Herkes için hareketlilik ve herkes için sürdürülebilir ulaşım” anlayışıyla 2026 yılı AHH çalışmalarını hep birlikte hızlandırdıklarını söyledi.

Orav: “Tüm rotaların daha erişilebilir olmasını bekliyoruz”
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı ve Büyükelçi Aivo Orav da bu yıl “Nesiller Arası Adalet” yaklaşımının öne çıktığını belirtti.
Hareketliliğin temel anlamıyla bir özgürlük olduğunu ifade eden Orav, eğitim, iş ve diğer hizmetlere ulaşabilmenin önemine dikkat çekti.
AHH’nin “yedi günlük bir deneyim haftası” olduğunu söyleyen Orav, bu sürecin bir başarı ya da başarısızlık değerlendirmesi olmadığını, şehirlerde deneyimlerin gerçekleştirilerek öğrenilmesine imkan sunduğunu belirtti.
Amaçlarının şehirlerin performansını ölçmek olmadığını vurgulayan Orav, okul yollarının ve durakların güvenli olup olmadığının test edileceğini, elde edilen deneyimler üzerinden gelişim alanlarının belirleneceğini kaydetti.
Orav, 24 Ağustos itibarıyla 46 belediyenin haftaya kayıt olduğunu açıkladı. Belediyelerden dört konuda adım atmalarını isteyen Orav, AHH ve ilgili faaliyetlere katılım için kayıt olunması, sokakların test edilmesi, 22 Eylül sonrasında somut çıktıların vatandaşların yararına dönüştürülmesi ve sonuçların değerlendirilerek paylaşılması çağrısında bulundu.
Belediyelerin elde ettikleri sonuçları TBB aracılığıyla diğer belediyelerle paylaşmasının önemine değinen Orav, en az bir sokağın daha erişilebilir hale getirilmesi, bir yaya geçidinin daha oluşturulması ve tüm rotaların daha erişilebilir hale getirilmesi beklentisini dile getirdi.
Özcan: “AHH Türkiye için çok değerli”
AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan ise “Herkes için Hareketlilik” kavramının yaş, gelir düzeyi, fiziksel koşullar veya kent içerisindeki konum gözetmeksizin herkesin ulaşıma ve ulaştırma hizmetlerine erişebilmesini hedeflediğini söyledi.
Türkiye’nin Avrupa Hareketlilik Haftası’na yüksek katılım gösterdiğini hatırlatan Özcan, Türkiye’nin Avrupa genelinde en fazla etkinlik gerçekleştiren ve toplumu hareketlilik çalışmalarına dahil eden ülkelerden biri olduğunu belirtti.
Bu durumun yerel yönetimlerin AB sürecini sahiplenmesi, bu sürece inanması ve sürecin bir parçası olduğunu göstermesi açısından değer taşıdığını ifade eden Özcan, ulaştırma sektörünün Türkiye-AB ilişkilerindeki önemli alanlardan biri olduğunu kaydetti.
Özcan, 2002 yılından bu yana ulaştırma sektöründeki farklı projelerde 1 milyar avronun üzerinde kaynağın kullanıldığını belirtti.
Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) kapsamında 2025 ve 2026 yıllarında TBB’nin sahibi olduğu iki önemli projeyi de programa dahil ettiklerini aktaran Özcan, projelerin Türkiye’de sürdürülebilir, dirençli ve güvenli kentsel hareketliliğin yanı sıra kentsel hareketlilikte dijitalleşmenin desteklenmesine yönelik olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Yaman sürdürülebilir ulaşımda AHH’nin önemini anlattı
Çalıştayın ana tema konuşmasını, “Sürdürülebilir Ulaşımda AHH’nin Yeri” başlıklı sunumuyla TBB Kentsel Hareketlilik ve Ulaşım Komisyonu Üyesi ve ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hediye Tüydeş Yaman gerçekleştirdi.
Yaman, sunumunda ulaşım planlamasının tarihsel gelişimine, artan özel araç sahipliğinin kent içi ulaşıma etkilerine ve sürdürülebilir ulaşım politikalarının oluşturulmasında modelleme ile sayısal analizin önemine değindi.
Hareketliliğin erişilebilirlik, ulaşım seçeneklerinin çeşitliliği, uygun fiyatlılık, güvenlik, kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik boyutlarına da dikkat çeken Yaman, sürdürülebilir ulaşım politikalarının oluşturulmasında bu unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.




