Turan’ın aktardığına göre Âşık Veysel ve arkadaşı Ankara’ya giderek Hakimiyet-i Milliye gazetesine başvurdu. Burada büyük ilgi gören destanları üç gün boyunca yayımlandı. Bu gelişme, Veysel’in Cumhuriyet döneminde şiiri yayımlanan ilk halk ozanlarından biri olmasını sağladı ve sanatının geniş kitlelere ulaşmasının önünü açtı.
Yokluk içinde geçen günler
Ankara’da kaldıkları süre boyunca ciddi maddi sıkıntılar yaşayan Veysel ve arkadaşının yaklaşık 45 gün boyunca bir hayırseverin evinde misafir edildiği anlatıldı. Buna rağmen Veysel’in Mustafa Kemal Atatürk ile görüşme isteğinin gerçekleşmediği, dönüş zamanı geldiğinde ise cebinde para bulunmadığı ifade edildi.

Dayanışmayla gelen dönüş
Dönüş yolculuğu için çözüm arayan Veysel, bir avukatın yardımıyla belediyeye başvursa da sonuç alamadı. Bunun üzerine Halkevlerine gidildi. İlk başta içeri alınmak istenmeyen Veysel ve arkadaşının bir milletvekili tarafından tanınmasıyla süreç değişti. Düzenlenen konser sayesinde elde edilen gelirle Sivas’a dönüş sağlandı.
Cumhuriyet kurumlarıyla büyüyen sanat
Turan, Veysel’in daha sonra Köy Enstitülerinde görev alarak hem sanatını geliştirdiğini hem de yeni nesillere türkü öğrettiğini belirtti. Bu kurumların, Cumhuriyet’in kültürel kalkınmasında önemli bir rol oynadığını da sözlerine ekledi.




