Dünya genelinde ilk evlilik yaşının yükseldiğine dair veriler artarken, bekârlığın bireylerin yaşam koşulları üzerindeki etkileri akademik araştırmaların konusu olmaya devam ediyor. Avrupa merkezli son çalışmalar, bekârlık tercihi ile eğitim, zeka, ekonomik durum ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkilere ışık tuttu.
Zürih Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen ve 17 bin Avrupalı gencin 16 ile 29 yaşları arasında gözlemlendiği araştırmada, katılımcıların sosyodemografik özellikleri detaylı biçimde incelendi. Journal of Personality and Social Psychology dergisinde yayımlanan analizde, uzun süre bekâr kalmayı tercih eden bireylerin ortalama zeka ve eğitim seviyelerinin daha yüksek olduğu bulgusu paylaşıldı. Çalışmada ayrıca erkeklerin, kadınlara kıyasla daha uzun süre yalnız kalmayı tercih ettikleri tespit edildi.
Araştırmalarda yalnızca bekârlık değil, partner tercihleri de ele alındı. Başka bir çalışmada, çocuk sahibi olmak isteyen bireylerin daha olgun görünümlü partnerleri daha çekici bulduğu belirlendi. Bu tercihin, olgun görünümlü kişilerin psikolojik açıdan daha istikrarlı ve ebeveynliğe daha hazır oldukları algısıyla ilişkili olduğu ifade edildi.
Öte yandan, bekârlığın ekonomik yönleri de bilimsel çalışmalara konu oldu. 2025 yılında Psychology Today’de yayımlanan bir makalede, bekâr bireylerin evli kişilere kıyasla daha düşük finansal güvenceye sahip olabildiği aktarıldı. Harvard Üniversitesi’nden psikolog Bella DePaulo, bu durumu tek gelirle yaşama zorunluluğu ve yalnız yaşayan bireylerin ölçek ekonomilerinden daha az yararlanabilmesiyle açıkladı.
Uzmanlar, bekârlığın yalnızca maddi sonuçları olmadığını da vurguluyor. Klinik psikolog Caroline Weinstein, uzun süreli yalnızlığın bazı bireylerde depresyon ve anksiyete belirtilerini artırabileceğini belirterek, bu durumun özellikle yalnızlık tercihinin bilinçli bir seçim olmadığı hallerde psikolojik zorluklara yol açabileceğine dikkat çekti.



