Alman Ekonomik Araştırma Enstitüsü (DIW) tarafından yapılan ve yıllık 30 bin kişinin anket yöntemiyle katıldığı Sosyo-Ekonomik Panel verilerine göre, ülkede milyonlarca insan günlük hayatta ayrımcılığa maruz kalıyor.
Araştırmaya göre, özellikle başörtüsü takan Müslüman kadınlar ülkede görünüşlerinden dolayı sık sık ayrımcılığa uğruyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 13,1'i son 12 ayda ayrımcılığa maruz kaldığını belirtti.
Yüzde 41,9 ile ayrımcılığa en çok maruz kalan kişiler, ırkçılığa maruz kalma nedeni olarak etnik kökenlerini sebep gösterdi.
Ankete katılanların yüzde 25,9'u görünüşleri, yüzde 23,8'i cinsiyetleri, yüzde 13,9'u engellilik ya da kronik hastalıkları nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını ifade etti.
Ankete katılan Müslüman kadınların yüzde 28,6’sı son 12 ay içinde ayrımcılığa maruz kaldığını vurgularken Müslüman olmayan kadınlarda bu oran yüzde 10,4 oldu.
Ayrımcılıktan etkilenenlerin özellikle yüksek bir yüzdesini başörtüsü takan Müslüman kadınlar oluştururken bu grupta yer alan kişilerin yüzde 38'inden fazlası son bir yıl içinde ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi.
Ayrımcılığa maruz kalan katılımcıların yüzde 40,7'si bunun mal ve hizmetler alanında, yüzde 39,2'si çalışma hayatında, yüzde 41,5'i sokakta, yüzde 20,6'sı ise toplu taşımada gerçekleştiğini belirtti.
Almanya’da ayrımcılığa maruz kalanların büyük çoğunluğu, yüzde 56 ile hiçbir şey yapmazken yüzde 30’u bu konuda kişi veya kuruluşlardan görüş aldı. Ayrımcılığa uğradığını hissedenlerin sadece yüzde 8,1’i ise resmi şikayette bulundu.
Ayrımcılığa maruz kalanların yüzde 9,8’i yasal seçenekler hakkında bilgi edinirken yüzde 5,7’si hukuki danışmanlık aldı ve sadece yüzde 2,6’sı yasal işlem başlattı. Verilere göre, özellikle gençlerin yasal işlem başlatma olasılığı oldukça düşük.
Federal Ayrımcılıkla Mücadele Sorumlusu Ferda Ataman, araştırma sonucu hakkında yaptığı değerlendirmede, 9 milyon insanın ikinci sınıf vatandaş gibi hissettiği bir toplumun istikrarsız ve kırılgan olduğunu vurgulayarak ayrımcılığın boyutunun Almanya için bir stres testi olduğunu ifade etti.



