Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerine dair kapsamlı değerlendirmeler içeren yeni Türkiye Raporu taslağını gündemine aldı. AP Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor tarafından hazırlanan 36 sayfalık taslak metin, 17 Haziran'da yapılacak oylamanın ardından son şeklini alacak.
Hukuki bağlayıcılığı bulunmayan raporda; hukuk devleti, temel haklar, yargı bağımsızlığı, vize serbestisi, ekonomik reformlar ve Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğine ilişkin değerlendirmeler öne çıktı.
Vize serbestisi ve yargı eleştirileri öne çıktı
Raporda, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki en önemli başlıklardan biri olan Schengen vizesi sürecine geniş yer ayrıldı. Avrupa Parlamentosu, vize serbestisinin sağlanabilmesi için kalan altı kriterin tamamlanması çağrısında bulunurken, Türk vatandaşlarının vize başvurularında yaşadığı zorluklardan duyulan rahatsızlığı da dile getirdi.
Taslak metinde ayrıca ilk kez hizmet pasaportları konusu da gündeme taşındı. Hizmet pasaportlarının kullanımına ilişkin eleştiriler yer alırken, üye ülkelere vize işlemlerinde kapasite artırımı çağrısı yapıldı.
Yargı sistemine ilişkin bölümde ise hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı konusunda eleştiriler sıralandı. Raporda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarının uygulanması çağrısı yinelenirken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki yargı sürecine de değinildi.
Taslağın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise ilk kez bir isim üzerinden yaptırım çağrısında bulunulması oldu. Raporda, mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek dahil bazı isimler hakkında AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi'nin değerlendirilmesi talep edildi.
Beş yıl sonra yeniden laiklik vurgusu
Avrupa Parlamentosu, Türkiye raporlarında uzun bir aranın ardından laiklik konusunu yeniden gündeme taşıdı. Son olarak 2021 yılında kabul edilen raporda yer verilen laiklik vurgusu, yeni taslakta da önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı.
Metinde, Türkiye'de laiklik ilkesine ilişkin endişelerin arttığı belirtilirken, eğitimden siyasi söylemlere, medya ve kültürel yaşama kadar farklı alanlarda dini referansların etkisinin arttığı yönünde değerlendirmelere yer verildi. Bu durumun temel hak ve özgürlükler üzerindeki olası etkilerine dikkat çekildi.
Raporda ayrıca "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan süreç kapsamında atılan adımların olumlu karşılandığı ifade edilirken, sürecin kırılganlığına ve daha kararlı adımlar atılması gerektiğine yönelik görüşler de yer aldı.
Üyelik süreci ve CHP tartışmaları da raporda
Taslak metinde, 2005 yılında başlayan ancak uzun süredir ilerleme kaydedilemeyen Türkiye'nin AB üyelik sürecine de değinildi. Avrupa Parlamentosu, demokratik reformlar konusunda somut ilerleme sağlanmadığı sürece üyelik müzakerelerinin yeniden canlandırılmasının mümkün görünmediğini vurguladı.
Öte yandan raportör Nacho Sánchez Amor, CHP'de yaşanan son gelişmelerin de rapora eklenmesi amacıyla bir değişiklik önergesi sundu. Önergede, CHP yönetimine ilişkin yargı süreci ve siyasi gelişmeler değerlendirilirken, söz konusu değişikliğin nihai metne girip girmeyeceği yapılacak oylamanın ardından netleşecek.
Raporda ayrıca Türkiye'nin NATO müttefiki olarak stratejik önemine vurgu yapılırken, göç yönetimi, enerji güvenliği, savunma iş birliği ve bölgesel istikrar konularında Ankara ile Brüksel arasındaki iş birliğinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekildi. Ekonomi başlığında ise enflasyonla mücadele ve makroekonomik istikrar programına ilişkin adımlar olumlu not edilen alanlar arasında yer aldı.





