Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), Kahramanmaraş'taki okul saldırısını Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto etti.
Bu ülkenin çocuklarının can güvenliğinin siyasi söylemlerden daha değerli olduğunu vurgulayan veliler, sorumluluk almayan, çözüm üretmeyen, toplumla ve eğitim emekçileriyle çatışan bir anlayışla bu krizin çözülemeyeceğini vurguladı.
Dernek, Eğitim Sen’in, Milli Eğitim Bakanlığı önünde başlattığı “yaşam nöbeti”ne de destek verdi. Burada yapılan açıklamada, Veli-Der adına basın açıklamasını Sibel Yılmaz Yurdakul okudu.
Eğitim alanında yapılan uyarı ve eleştirilerin uzun süredir dikkate alınmadığı ifade edilen açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve AKP iktidarının "sorumluluk almaktan kaçındığı" kaydedildi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırılara işaret edilen açıklamada, yaşananların “münferit” olmadığı vurgulandı.
Bakan Yusuf Tekin'e istifa çağrısı yapılan açıklamada, "Bu ülkenin geleceğini karartan politikalara boyun eğmeyeceğiz. Eğitime gerçekten bakan bir yönetim istiyoruz. Hemen şimdi, Yusuf Tekin istifa" ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın tamamı şöyle:
"Uzun süredir eğitim alanında yapılan her uyarıyı ve eleştiriyi kutuplaştırma aracına dönüştüren; kendisi gibi düşünmeyen herkesi hedef gösteren; gerçek sorunları çözmek yerine algı yönetimi yapan Yusuf Tekin ve AKP iktidarı, sanki 24 yıldır ülkeyi yöneten kendileri değilmiş gibi, üç gündür kendileri dışında sorumlu aramakta ve yaşanan bu dehşet karşısında hâlâ sorumluluk almaktan kaçmaktadır.
14 ve 15 Nisan 2026’da iki ayrı okulda gerçekleşen saldırılarda 25 öğretmen ve öğrenci yaralanmış; bir öğretmen ve dokuz öğrenci hayatını kaybetmiştir. Yitirdiğimiz çocuklarımızın ve öğretmenimizin anıları önünde saygıyla eğiliyor; acılı ailelerine sonsuz sabır diliyoruz.
Bu tablo bir “münferit olay” değil; açık ve net biçimde sistemsel, idari ve politik bir sorundur.
"Eğitim sistemini zayıflatan siyasi irade bu tablonun başlıca sorumlusu"
Açıkça ifade ediyoruz: Bu acının sorumluluğu yalnızca failde değildir. Yıllardır yapılan uyarıları yok sayan, eğitim sistemini zayıflatan siyasi irade bu tablonun başlıca sorumlusudur.
Eğitimi bir hak olmaktan çıkaran; parası olanın parası kadar eğitim alabildiği, derinleşen yoksulluk ve eşitsizliklerin merkezi sınavlarla görünmez kılındığı; çocukların ve gençlerin geleceksizleştirildiği bu düzen, okulu işlevsiz, öğretmeni değersiz hâle getirmiştir.
Biz veliler, çocuklarımızı okullara korkuyla değil güvenle göndermek istiyoruz.
Ancak olayların yaşandığı günden bu yana veliler kaygı ve çaresizlik içinde bizleri arıyor, “Ne yapmalıyız?” diye soruyor.
Devletin en temel görevi yaşam hakkını korumaktır.
Bugün ise okullar, çocuklarımız için güvenli alanlar olmaktan çıkmış; fiziksel ve psikolojik tehditlerin merkezine dönüşmüştür.
"Şiddet yapısal bir sorundur"
Toplumu şiddetle kuşatan, çocukları her gün ekranlar aracılığıyla ölüm ve adaletsizlik görüntülerine maruz bırakan bu düzen; eşit ve adil bir gelecek fikrini de yok etmektedir.
Artık gerçeklerle yüzleşin: Şiddet yapısal bir sorundur. Bu yapıyı 24 yıllık iktidarınız boyunca siz inşa ettiniz. Toplumu kutuplaştırmayı bir yönetim anlayışı hâline getirdiniz. Kendiniz gibi düşünmeyen herkesi itibarsızlaştıran, düşmanlaştıran dili siz kurdunuz.
Eğitim politikalarınız; müfredatla, sermaye ve tarikatlarla yapılan protokollerle okulları kapsayıcılıktan, akıldan, bilimden ve liyakatten uzaklaştırmıştır. Okullar, çocukların ve gençlerin ihtiyaçlarına göre değil, ideolojik tercihlere göre şekillendirilmiştir.
Bu anlayışın eğitim politikaları artık iflas etmiştir.
Sorumluluk makamındakiler görevlerini yerine getirmemektedir.
"'Münferit' diyerek gerçeği örtemezsiniz"
“Münferit” diyerek gerçeği örtemezsiniz.
Sorumluluğu ailelere yıkarak kendinizi aklayamazsınız.
Bu ülkenin çocuklarının can güvenliği, sizin siyasi söylemlerinizden daha değerlidir.
Buradan açıkça ilan ediyoruz:
Sorumluluk almayan, çözüm üretmeyen, toplumla ve eğitim emekçileriyle çatışan bir anlayışla bu kriz çözülemez.
Bu nedenle:
Yaşanan yıkımın ve kayıpların siyasi sorumlusu olan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir.
Bizler susmayacağız.
Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Bu ülkenin geleceğini karartan politikalara boyun eğmeyeceğiz.
Eğitime gerçekten bakan bir yönetim istiyoruz.
Hemen şimdi!
Yusuf Tekin istifa."




